‘UYDURULAN DİN, İNDİRİLEN DİN’ UYDURUKÇULARINA REDDİYE – 29

Yayınlama: 23.09.2026
Düzenleme: 21.09.2026 16:58
A+
A-

İddia: Din adına yöneltilen soruların cevapları, delilleri Kur’an’da aranmalıdır. S-27

Bilenler için doğrudur. Kur’an bizim hayat rehberimiz ve beslenme kaynağımızdır. Her Müslümanın ve insanın Kur’an’la muhatap olmasını ve üzerinde iyice tefekkür ederek, onu kendine hayat rehberi edinmesini isteriz. Ancak herkesin Kur’an okumadığı ve anlamadığı da hayatın bir gerçeğidir. Peki, okuyarak bilgi birikimine sahip olanlar; öğrendiklerini açıklamasın, ders vermesin, kitaplar yazmasın mı? Bu konularda resulün ve âlimlerin açıklama ve yol göstermeleri, bildiklerini insanlara aktarmaları ve insanların bu bilgilerden yararlanmaları yanlış mıdır? Kur’an’ı anlayabilmek için öncelikle Kur’an Arapçasını, Arapça dil kurallarını, Kur’an’da kullanılan dil sanatını; Kur’an kelimelerinin taşıdığı birçok manayı ve ayetler arasındaki ilişkiyi de bilmek gerekir. Peki, insanların ve ümmetin yüzde kaçı bu bilgilere sahiptir? Çevrenize, dünyaya baktığınızda, hayatın gerçeğinden ne anlıyorsunuz? Kur’an’ı okumayan ve anlamayan büyük çoğunluk, ehil insanların kitap ve görüşlerinden faydalanmasın veya sadece sizin zihniyettekilerin kitaplarından mı dini öğrensinler? Kur’an dilini bilmeyen İnsanları Kur’an’ı açıklayan Tefsir, Hadis, Fıkıh… Kitaplarından uzaklaştırmak, insanları dinden uzaklaştırmak değil midir? Ki bazıları dini eğitime de karşı çıkıyor. Peki, Kur’an’ı nasıl öğrenecek, anlayacak?

Dünya ve ahiret saadetimiz için dini öğrenmeli ve yaşamalıyız. Eğer dini, Kur’an’dan öğrenemiyorsak, tıpkı doktor ve öğretmenlerden faydalandığımız gibi, din üzerinde ihtisas yapmış samimi öğretmenlerden sormamız ve öğrenmemizde hiçbir sakınca yoktur.

Kur’an bizim ‘hayat suyumuzdur.’ Biz suyun kaynağına ulaşamasak da, kendisinden emin olduğumuz insanların getirdiği sudan içeriz. Kur’an, bizi Allah’a ulaştıracak yoldur. Herkim ki bu yolda bize yardımcı olur, rehberlik ederse onun peşi sıra yürürüz. Alanında uzmanlaşmış Doktor, Avukat, Mühendis, Öğretmene itibar ettiğimiz gibi; İhlasına inandığımız âlime de itibar eder, dini hususlarda bilgi ve tecrübelerinden faydalanırız. Kur’an’a ulaşmayanların, Orijinal Kur’an’ı anlamayanların başka âlimlerin bilgi ve çalışmalarından istifade etmeleri gayet tabii ve hayatın gerçeğidir. Nitekim okudukları meallerle egoları şişenler de, öğrendiklerini direk Kur’an’dan değil, başkalarından alıyorlar.

Gaye Allah’tır, din Allah’a götüren yoldur. Kitap ve peygamberler Allah tarafından görevlendirilmiş yol rehberleri; Hadisler, Âlimler, Tefsirler… Bu yolu gösteren Kur’an açıklamalarıdır. Gaye Allah ve gösterilen yol Allah’ın rızasına uygun olunca, Hakka ve doğruya götürecek her bilgi bizim için önemlidir.

İyi ve doğru olmamızı isteyen Allah, varmak istediğimiz asıl gayemizdir.

Hayat, bu hedefe varmak için çıkılan yoldur.

Kur’an, bu yolun yol haritasıdır.

Peygamber, bu yolu en iyi bilen eğitimli ve görevli rehberlerdir.

Âlimler, teori ve pratik olarak yol tecrübeleri olan ehil insanlardır.

Allah’a varmak isteyenlerin, bu rehberlerden faydalanması da gayet tabiidir? Ayrıca rızasını kazanmak istediğimiz Allah, bu rehberleri görevlendirmiş ve onlara uymamızı emretmiş. Resulü Kur’an’dan ayrı değil; Kur’an öğretmeni, davetçisi ve uygulayıcısı şeklinde bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Din eğitimi almış âlimlerin bilgi ve tecrübelerinden istifade etmekte de dini hiçbir sakınca yoktur. Kur’an’ı bilmeyenlerin, anlamayanların âlimlerin bilgilerinden faydalanmaları gayet tabiidir. Önemli olan esas gayeden sapmamaktır. Esas amaç olan Allah’ın rızasına ulaşmak ile bu gayeye götüren aracı karıştırmamaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org