‘UYDURULAN DİN, İNDİRLEN DİN’ UYDURUKÇULARINA REDDİYE – 6

Yayınlama: 01.02.2026
A+
A-

Kur’an ve resule olan imanımız dışında hiç kimsenin vekili ve avukatı değiliz. Hadlerini aşarak Müslümanları topluca yargılayanlar misali Allah’ın dininin savcıları da değiliz. Beşer olması hasebiyle her insanın mutlaka bazı zaaflarının olabileceğine ve yanılabileceklerine inanıyoruz. Hz. Muhammed’i, yaşadığı toplumun ve çağının güzel ahlaklı örnek bir insanı, Allah’ın dinini bize öğreten rehber bir resul olarak biliyoruz.

Yaşadığı toplum ve çağının bir ferdi olarak yaşam şeklinden, giyim tarzından, sevdiği yemeklerden sorumlu değiliz. Ancak Allah’ın resulü olarak bize bildirdiği dini emirlere uymakla mükellefiz. Bir beşer olarak peygamberimizin de hurma ağaçlarının aşılanması gibi dünyevi bazı hususlardaki kendi öngörülerinde isabet etmediğini ve daha isabetli görüşlerin olduğunu siyer kitaplarında görüyoruz. Ancak vahye dayalı dini uygulama ve emirlerine uymakla mükellefiz.

Kilit noktası olarak: Kıldığımız namazın vakit ve şeklinin, Cebrail tarafından peygamberimize öğretildiğine ve bizim de buna uymamız gerektiğine inanıyoruz. Resulü sadece bir tebliğci değil, Kur’an’da belirtildiği gibi Kur’an’ı bildiren ve açıklayan, Allah’ın emir ve yasaklarını öğreterek dinin nasıl yaşanacağını öğreten hayat rehberi, uymak ve itaat etmekle sorumlu olduğumuz Allah’ın resulü olarak biliyor ve uyuyoruz.

Fitnelere sebep olacak zararlı bir dil kullanmadan farklı görüşte olanlarla, tahripkâr ve Kur’an’a uymayan zararlı dili kullananları ayırıyoruz. “Uydurulan din” ithamı ve hakaretlerle Müslümanları aşağılayan, tahrik eden hadsizleri ve Kur’an’ı bir ahlakla Kur’an’a davet eden samimi Müslümanları ayırıyoruz. Bazı yanlışlarıyla beraber bazı kardeşlerimizin iyi niyetlerine ve ileri sürdükleri bazı gerekçelerin doğruluğuna inanıyoruz.

Haklı bazı itirazların yanında çok güzel tespitlerin de yapıldığına şahit oluyoruz. Ancak ‘uydurulan din’ uydurukçularının çok tahripkâr olan, toptan ret ve direk olarak peygamberimizi itibarsızlaştırma ameliyelerini ve kendileri dışındaki bütün Müslümanları tekfir ve tahkir edici üsluplarını ret ediyoruz.

Yazdıklarımız tek taraflı ve tabii olan bir fikir ve düşünceye karşı çıkmak değildir. Zararlı itham ve üsluba karşı çıkarken; Kur’an ve ibadetlerin hikmet ve ahlakını ihmal edip, şekil ve teferruatlar içinde kaybolmuş olanlara da mesajımız var. Kur’an’ın bazı ayetlerini farklı anlayabilir, hadislere farklı yaklaşabilir ve mesafeli durabilirsiniz. Doğru – yanlış müzakereleri dışında, bunların hesabını herkes Allah’a verecektir. İlmi bir fikre karşı çıkma veya Kur’an, hadis ilimlerinden ziyade, Kur’an maskesiyle peygamber ve Müslümanlara gayri imanı ve gayri ahlaki bir şekilde saldırılmasına itiraz ediyoruz. “Cambaza bak!” aldatmasıyla kandırma misali; Kur’an adıyla, Kur’an ayetlerinin yanlış yerlere çekilerek içinin boşaltılmasına itiraz ediyoruz.

Peygamber ve âlimlerin aradan çıkarılarak, din ve ibadetlerin keyfi yorumlarla kaldırılmasına itiraz ediyoruz. İlmin ve saygının itibarsızlaştırılmasına, sorumsuz ve dağınık bir neslin oluşturulmasına karşı çıkıyoruz.

Her eline bir meal alanın ahkâm keserek peygamber ve bu yolda emek vermiş samimi âlimlere dil uzatmasına itiraz ediyoruz. Resulün yolundan ve âlimlerden uzaklaştırılan Müslüman çocuklarının, müsteşrik ve deistlere kuyruk yapılmasına itiraz ediyoruz. Cami ve cemaatten soğutulan çocuklarımızın lümpenliğe ve batı hayat tarzına itilmesine itiraz ediyoruz.

Helal ve haramın karıştırılmasına itiraz ediyoruz. Mekruh ve harama zemin hazırlayan birçok kötülüğün ‘mubah’ gösterilerek Müslümanlar arasında yayılmasına karşı çıkıyoruz. İslam ve Müslümanlara hizmet edileceğine, İslam ve Müslümanların zayıflatılarak sosyal hayattan dışlanmasına itiraz ediyoruz. Dünyadaki bütün zulümlere, haksızlıklara, fuhşa, uyuşturucuya gözlerini kapatıp, Müslümanları suçlamalarının doğru olmadığını söylüyoruz.

Çok farklı ve çelişkili yorumlarla Müslümanlar arasında güven ve umudun yok edilmesine sebep olan söylemlerin yanlış ve küfre hizmet olduğunu söylüyoruz. Müslümanları bilinçlendirme ve dinlerine sarılma veya inanmayanları ikna etme yerine; Müslümanları kötüleyerek, deist ve ateistleri överek yanlış yönlendirmelerine itiraz ediyoruz. Muaviye gibi Kur’an’ı gösterip, Müslümanların aldatılmasına alet olunmaması gerektiğini söylüyoruz. Hariciler gibi Kur’an’ı yanlış yorumlayıp, tekfirci bir zihniyetle Müslümanlara saldırılmasına itiraz ediyoruz.

Yezit gibi zevkinin peşinde her türlü melanete bulaşıp, Resulüllah’ın bildirdiği ve yaşadığı İslam’ı isteyen Hüseyin’e saldırıp, katliamlarının sebebi olarak Hüseyin’i gösteren zihniyete karşı uyanık olunması gerektiğini söylüyoruz. Bir tarafta Allah’tan aldığı dini bize bildiren Allah resulünün yaşadığı İslam; diğer taraftan Muaviye, Hariciler ve Yezitlerin… Kendi dini anlayışları. Eğer Allah resulünün sözüne itibar etmezseniz, Muaviye ve haricilerin oyunlarına çok rahat aldanırsınız

DEVAM EDECEK

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.