BATMAN BAROSU SEÇİMİ: CÜBBENİN CEBİ YOK

Yayınlama: 04.10.2026
Düzenleme: 04.10.2026 15:05
A+
A-

Adliye koridorlarında sık kullanılan bir söz vardır:

“Cübbenin cebi yoktur.”

Avukatlık cübbesinin cebinin olmaması bağımsızlığı, düğmesinin olmaması ise kimsenin önünde iliklenmemesini simgeler.

Güzel bir semboldür.

Ama adliye kapısından çıkınca hayatın başka gerçekleri başlar.

Cübbenin cebi olmayabilir ama o cübbeyi giyen avukatın ofis kirası, faturası, mesleğe başlama maliyeti var. Genç avukatların mesleğe tutunma, kadın avukatların karar mekanizmalarında temsil, meslektaşların konut ve ofis sorunları var.

Batman Barosu 11 Ekim’de seçime gidiyor. 739 avukatın oy kullanma hakkının bulunduğu seçimde mevcut Başkan Abdulhamit Çakan ile Av. Adil Duman yarışacak.

Ben de seçim öncesinde iki başkan adayının söylediklerinin yanında şu sorunun peşine de düştüm:

Ne yapıldı, ne yapılacak ve bugün verilen sözlerin kaçı iki yıl sonra hatırlanacak?

ÇAKAN SANDIĞA İKİ YILLIK KARNESİYLE GİDİYOR

Mevcut Başkan Abdulhamit Çakan’a dört soru yönelttim. Altı sayfalık ayrıntılı cevap verdi.

Çakan’ın ilk sıraya koyduğu çalışma, Baro hizmet binasının bulunduğu arsanın mülkiyet sorununun çözülmesi. Arsanın yaklaşık 70 milyon liraya satın alındığını ve yıllardır devam eden hukuki belirsizliğin giderildiğini belirtiyor.

Beşiri Ceza İnfaz Kurumlarında avukatların dedektörle aranması uygulamasının kaldırılmasını da önemli kazanımlardan biri olarak gösteriyor. Tiyatro topluluğu, Yaşayan Diller Korosu, mesire alanının ağaçlandırılması ve sosyal faaliyetleri de döneminin hanesine yazıyor.

Genç avukatlar konusunda ise Genç Ofis’in yeniden işlevsel hale getirildiğini; mesleğinin ilk beş yılındaki avukatlara toplantı alanı, bilgisayar, yazıcı ve sekreterlik imkânının düşük maliyetle sağlandığını anlatıyor.

Sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü bulunan şirketlere ihtar gönderildiğini, bazı şirketlerin bunun ardından avukatlarla çalışmaya başladığını, yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini söylüyor.

Adli yardımda Batman ve İkiköprü belediyeleriyle yapılan iş birliklerinin kaynak oluşturduğunu ve ödemelerin hızlanmasına katkı sunduğunu ifade ediyor.

Ancak Çakan’ın cevaplarında önemli bulduğum bir başka taraf var:

Eksik kaldıkları alanları da söylüyor.

Özellikle genç avukatların ağırlaşan ekonomik koşullarına karşı daha kapsamlı mekanizmalara ihtiyaç olduğunu kabul ediyor.

Yeni dönem için ikinci ortak çalışma alanı, sözleşmeli avukatlık takibinin ölçülebilir hale getirilmesi ve adli yardım kaynaklarının çeşitlendirilmesini hedefliyor.

Bir de büyük projesi var:

Sekiz katlı ticari kullanım alanı, otopark ve konferans salonuyla Baroya düzenli gelir sağlaması planlanan yeni bina. Hedef, ekonomik olarak daha güçlü ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir Baro bırakmak.

DUMAN’IN DOSYASINDA DEĞİŞİM VE GEÇMİŞ TECRÜBE VAR

Adil Duman bugün basın mensuplarıyla kahvaltılı toplantıda bir araya gelerek seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerini ve projelerini anlattı.

Duman kampanyasını değişim, katılımcılık ve şeffaflık üzerine kuruyor. Ancak Duman’ı yalnız bugünkü vaatleri üzerinden okumak eksik olur.

Duman, 2011 yılında hazırlanan Batman Barosu Faili Meçhul Cinayet ve Kayıpları Araştırma Komisyonu çalışmasında görev aldığını belirtiyor. Bugün ise Baro bünyesindeki 5 merkez ve 5 komisyonun yanında, Batman’ın gündemine giren önemli meselelerde ihtiyaç oldukça yeni komisyonların kurulmasını savunuyor.

Projelerinde Genç Avukatlar Kurulu, konut ve ofis edinimine yönelik gönüllü kooperatif girişimi, sözleşmeli avukatlığın takibi, teknoloji, meslek içi eğitim ve stajyer avukatların desteklenmesi öne çıkıyor. Genç avukatların yalnız ekonomik sorunlarının değil, Baro yönetimindeki söz haklarının da güçlendirilmesini istiyor.

Burada dikkat çekici bir tablo var:

İki aday bazı sorunlarda farklı yerlerden yola çıksa da aynı kavşakta buluşuyor.

Duman konut ve ofis için kooperatif modeli öneriyor. Çakan ise TOKİ Başkanıyla görüştüklerini ve kooperatif kurulması halinde Baroya arsa tahsisi yönünde söz aldıklarını söylüyor.

Duman sözleşmeli avukatlığın etkin takibini vaat ediyor. Çakan ise bunun mevcut dönemde başladığını ve yeni dönemde daha sistematik hale getirileceğini belirtiyor.

Demek ki mesele yalnız sorunu görmek değil.

Asıl ölçü, çözümü sonuca ulaştırabilmek olacak.

KADIN TEMSİLİNDE SÖZÜ RAKAMLARLA ÖLÇELİM

Duman’ın açıklamalarında kadın avukatların karar mekanizmalarında daha etkin temsili dikkatimi çekti. Ancak 11 kişilik yönetim kurulu listesinde iki kadın avukat bulunuyor.

Kendisine bunu sordum.

Duman, kadın temsilinin yalnız yönetim kurulundan ibaret görülmemesi gerektiğini; disiplin ve diğer kurul ve komisyonlarda da kadın avukatların temsilinin güçlendirileceğini söyledi.

Aynı soruyu Çakan’a da yönelttim.

Çakan, mevcut dönemde Yönetim Kurulunda iki, Disiplin Kurulunda bir, Denetleme Kurulunda iki kadın avukat bulunduğunu; yeni yönetim listesinde ise kadın sayısının üçe çıkacağını belirtiyor. Kadın ve erkek temsilinin mümkün olduğunca yarı yarıya olması gerektiğini söylerken bugüne kadar bunun sağlanamamasını “bizim de eksiğimizdir” sözleriyle kabul ediyor.

Bence burada yapılacak şey basit:

Sözleri bugün not edeceğiz. Seçimden sonra rakamlara bakacağız.

REKABET VAR AMA ÜSLUP DA VAR

Bu seçim sürecinde dikkatimi çeken ve sevindirici bulduğum bir başka nokta, iki adayın birbirine karşı kullandığı dil.

Çakan, Duman’ı “rakip” olarak nitelendirmeyi doğru bulmadığını, Baro seçimini bir mücadeleden ziyade “bayrak yarışı” olarak gördüğünü söylüyor.

Duman’ın bugüne kadar takip ettiğim seçim çalışmalarında da kişileri hedef alan bir dil yerine kendi projelerini ve değişim iddiasını öne çıkardığını görüyorum.

Seçime günler kala bu karşılıklı nezaketin çalışmalara yansıması önemli.

Çünkü sandık rekabet ister ama husumet istemez.

Bugüne kadarki tablo, 11 Ekim’deki seçimin de suhulet içinde ve mesleğin vakarına yakışır bir ortamda gerçekleşeceğine dair umut veriyor.

Kazanan kim olursa olsun, ertesi sabah aynı adliye koridorlarında karşılaşılacak, aynı cübbe giyilecek ve aynı mesleğin sorunları konuşulacak.

SANDIK BİR GÜN, TAKİP İKİ YIL

11 Ekim’de 739 avukat kararını verecek. Kimin başkan olacağına onlar karar verecek.

Bize düşen ise bugün söylenenleri unutmamak.

İki yıl sonra sorularımız hazır olsun:

Genç avukatların şartları iyileşti mi?

Konut ve ofis projesi ne oldu?

Sözleşmeli avukatlık çalışması kaç meslektaşa yeni iş alanı açtı?

Kadınların karar mekanizmalarındaki temsili arttı mı?

Baronun ekonomik gücünü artıracak projeler hayata geçti mi?

Kent gündemindeki meseleler için kurulan komisyonlar hangi sonuçları üretti?

Her iki başkan adayına da başarılar diliyorum. Bugüne kadar karşılıklı nezaket içinde yürüttükleri seçim sürecinin aynı olgunlukla tamamlanmasını temenni ediyorum. Sandığa gidecek avukatların da isimlerin yanında yapılanları, verilen sözleri ve önümüzdeki iki yıl için ortaya konulan projeleri değerlendireceğine inanıyorum. Çünkü güçlü bir Baroyu yalnız seçilen başkan değil, seçimden sonra verilen sözlerin takipçisi olan meslektaşları da oluşturur.

Çünkü 11 Ekim akşamı sandık kaldırılacak.

Ertesi sabah avukatlar yine cübbelerini giyecek.

Cübbenin yine cebi olmayacak.

Ama asıl mesele, o cübbenin içindeki avukatın derdinin seçim bittikten sonra unutulmaması.

Kalın sağlıcakla…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org