YOLSUZLUK VE HAKSIZLIK KİMSENİN YANINA KAR KALMAMALIDIR…

Yayınlama: 12.10.2026
Düzenleme: 09.10.2026 17:02
A+
A-

Yolsuzluk ve haksızlıklar, haddin aşılması ve görevin ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Hesap verme bilinç ve korkusu, kötülüklerin önlenmesinde en etkili etkendir. Avrupa ihmal ve suçun karşılıksız kalmayacağı bilincini vererek, şahsi kötülükleri asgariye indirmeyi başarmıştır.

Adalet ve Anayasa gereği herkes kanun önünde ‘eşit’ olmalıdır. Herkes yaptığının sorumluluğunu taşımalı ve hesap verebilmelidir.

Kanun ve Adliyelerde, suç ve cezada eşit muamele olması gerektiği gibi, kamu kurumlarında ve hizmet almada da eşit muamele olmalıdır.  Özellikle görevli oldukları makam ve sorumlulukları ihmal ederek istismar edenler, daha büyük cezalara çarptırılmalı.

Haksızlıkları gidererek Adaleti sağlamakla görevli polis, savcı, avukat, yargıçlar yaptıklarının ve kararlarının sorumluluğunu taşımalıdırlar.

Kendisine can emanet edilen hemşire, doktor, sağlık görevlileri, görevlerinin sorumluluğu ve hesap verebilme bilinciyle hareket etmeliler.

Geleceğimiz olan çocuklarımızı, gençlerimizi emanet ettiğimiz eğitim görevlileri, bu hizmet ve sorumluluk anlayışıyla görevlerini yapmalılar. Ezber ve taklitten ziyade, şahsiyet ve insani değerlerde örnek olmalılar.

Bir memur, muhtar, müdür, vali, bakan, belediye görevlisi… Hesap verebilme sorumluluğuyla görevini yapmalıdır.

Evet, tüm bunlar devletin görevidir ama kaynağı halktır. Devleti şekillendiren, İdarecileri seçen halktır. Halk siyasilere kuyruk oldukça, iradesini siyasilerin cebine koydukça hiçbir şey düzelmez.  Adalet, Hak, Hukuk… temel ilkeleri yerine partizanlık ve tarafgirlikle hareket edildikçe, hiçbir şey düzelmez. Görevini ihmal eden hırsızlara, sahtekârlara, suçlulara ırk, parti ve tarafgirlik güdüsüyle sahip çıkıldıkça, hiçbir şey düzelmez. Ve maalesef halk olarak bu yanlışları yapıyoruz. Bu yüzden görevi ihmal ve yolsuzluklar gittikçe artmaktadır.

Bazı insanlar partizanlık sebebiyle kendi taraflarının kötülüklerini gizlemekte, inkâr etmektedir. İnkâr edemeyince de “ama fakat…” mazeretlerle konuyu saptırmakta, başkalarının yaptıklarını öne koymaktadır. Oysa herkesin kendi tarafının kötülüklerine daha fazla karşı çıkmaları gerekirdi. Dürüstlük bunu gerektir.  Kötü ve kötülüğü örtmenin, savunmanın, bunlar için uydurulan yalanların kendilerini daha da rezil ettiği bilinmelidir.

Büyük sorunlarımızdan biri, maalesef ki karşıtlarını yolsuzlukla suçlayanların çoğu, suçladıklarından daha temiz değiller. Bu yüzden hiç güven vermiyorlar.

Karşıtlarının bir liralık bir hırsızına gösterdikleri tepkiyi, kendilerinden olan yüzlerce liralık yüz hırsızlarına göstermiyorlar.

Karşı tarafı suçlarken doğru yanlışı karıştırmaktadırlar ama kendi taraflarının açık olan hırsızlık ve yolsuzluğunu gizlemek ve inkâr etmek için açık açık yalan söylemektedirler. Ve maalesef tüm bunları gören politize olmuş insanlarımız, bu kirli oyun ve kavgalara taraf olabilmektedir.

Siz kötü ve kötülüğe taraf oldukça, kendinizi de düşürür ve kötülüğün artmasına alet olursunuz. Yolsuzluk, hırsızlık, kötülük istemiyorsanız, taraf gözetmeden temel ilkeler üzerinden kötülüğe karşı iyiliğe taraf olmalısınız.

Eğer iyi ve temiz olduğunuzu iddia ediyorsanız, hiçbir bahaneyle kötü ve kötülüğe taraf olmamalı, öyle gözükmemelisiniz.

Kötü bulaşıcıdır, yakın oldukça sizi de kirletir…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org