Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Batman, genç nüfusu, büyüyen kent merkezi ve değişen ihtiyaçlarıyla bölgenin dinamik şehirlerinden biri.
Böyle bir şehri yönetmeye talip olmak, seçimden birkaç ay önce yola çıkılacak bir yarış olmamalı.
Hareket halindeki bir trene makinist arar gibi son anda aday aramak yerine, Batman’ın geleceğini yönetecek isimlerin bugünden konuşulması gerekir.
Önümüzdeki yerel seçimlere giderken Batman’da belki de bugüne kadar yeterince konuşmadığımız bir soruyu da tartışabiliriz:
Batman için geniş tabanlı bir kent uzlaşısı mümkün olabilir mi?
Bürokrasiyi bilen, Ankara ile güçlü çalışma ilişkileri kurabilen, proje ve kaynak üretebilen, şehrin sorunlarını bilen ve Batman’la bağını koparmamış bir isim etrafında böylesi bir uzlaşı sağlanabilir mi?
Kolay olmadığını biliyorum. Ama hızla büyüyen Batman’ın geleceği için bu fikrin bile tartışılmasını değerli buluyorum.
HER DÖRT SEÇMENDEN ÜÇÜ MERKEZ’DE
Bu tartışmanın neden önemli olduğunu rakamlar gösteriyor.
2007’de Batman Merkez ilçenin nüfusu 315 bin 964’tü. 2023’te 491 bin 811’e ulaştı.
YSK’nın 2023 ilçe verilerine göre Merkez’de 305 bin 965 kayıtlı seçmen vardı. İlçe bazındaki seçmenin yüzde 76’sından fazlası artık Merkez’de.
Yani kabaca her dört seçmenden üçü.
Dünün Batman’ıyla bugünün Batman’ı aynı değil.
AK PARTİ’DE ANKARA BAŞKA, SAHA BAŞKA
AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun Ankara-Batman hattındaki hareketliliği dikkat çekiyor.
2026’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de aralarında bulunduğu çok sayıda bakan Batman’a geldi. Edindiğim bilgiye göre bu ziyaretlerin tamamı Nasıroğlu’nun daveti üzerine gerçekleşti. Bakanları Batman’ın sorunları, yatırımları ve beklentileriyle doğrudan buluşturma çabasını önemli buluyorum.
Burada AK Parti İl Başkanı Hüseyin Şansi ile Nasıroğlu arasındaki uyuma da dikkat çekmek gerekiyor. İkilinin gerek sahada gerek Batman’ın yatırımları konusunda birlikte hareket ettiğini görüyoruz. Siyasette milletvekili ile il teşkilatının aynı hedef doğrultusunda çalışabilmesi kıymetlidir. Şansi’nin de Nasıroğlu’nun Batman için önemli bir siyasi değer olduğunu sık sık dile getirmesi, aralarındaki bu uyumun kamuoyuna yansıyan taraflarından biri.
Ancak bu güçlü koordinasyon, Merkez İlçe teşkilatının sahadaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Milletvekilinin Ankara’da açtığı kapı başka, il başkanlığının sağladığı koordinasyon başka, Merkez İlçe’nin Batman’da seçmenin kapısını çalması başka bir sorumluluktur.
DEM PARTİ, DBP VE BATMAN’IN TEMSİLİ
Batman’ın Meclis’teki temsilinde DEM Parti milletvekilleri Zeynep Oduncu Kutevi ve Mehmet Rüştü Tiryaki’nin yanı sıra DBP Eş Genel Başkanı ve Batman Milletvekili Keskin Bayındır da bulunuyor.
Oduncu Kutevi ile Tiryaki’nin Batman’a ilişkin TBMM çalışmaları bulunurken, Bayındır’ın da hem Batman milletvekilliği hem DBP Eş Genel Başkanlığı sorumluluğu var.
Burada benim için temel ölçü isimlerden çok temsil sorumluluğudur. Milletvekillerinin Meclis çalışmalarının yanı sıra Batman’daki saha temaslarının da seçmen tarafından yakından izlendiğini düşünüyorum.
Aynı durum teşkilatlar açısından da geçerli. Güçlü oy desteği seçmeni cepte görmek anlamına gelmemeli. Seçmenle kurulan bağın seçim dönemleriyle sınırlı kalıp kalmadığı siyasi temsil açısından önemlidir.
HÜDA PAR’DA RAMANLI VE TEŞKİLAT
HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, partisinin ulusal siyasette kamuoyuna sıkça yansıyan isimlerinden biri. TBMM kayıtlarında da Batman Milletvekili ve HÜDA PAR mensubu olarak yer alıyor.
Aynı zamanda Batman milletvekili olması nedeniyle kentteki çalışmaları ve seçmenle temasları da Batman kamuoyunun değerlendireceği başlıklardan biri.
Mehmet Emin Doğru ile yeni döneme giren HÜDA PAR Batman teşkilatı açısından da aynı ölçünün geçerli olduğunu düşünüyorum:
Seçmenle kurulan ilişkinin seçim takviminin dışına ne kadar taşındığı önemlidir.
SEÇİM BİTER, SORUMLULUK BİTMEZ
Bu yazıda AK Parti, DEM Parti, DBP ve HÜDA PAR’ın daha fazla yer almasının nedeni Batman’ın mevcut TBMM temsilidir. TBMM’nin güncel milletvekili listesi bu dört siyasi partinin Batman temsilini doğruluyor.
Ancak söylediklerim yalnız bu partiler için geçerli değil.
CHP’den MHP’ye, Saadet Partisi’nden Yeniden Refah’a ve Batman’da faaliyet gösteren diğer bütün siyasi partilere kadar aynı sorumluluk vardır.
Apartman sorumlusundan mahalle temsilcisine, site sorumlusundan sandık müşahidine kadar sahada emek veren insanlara yalnız seçim zamanı değil, seçimden sonra da değerli olduklarını hissettirmek siyasi partilerin sorumluluğudur.
Seçmenin kapısını çalmadan, derdini dinlemeden, fikrini almadan ve gönlüne dokunmadan bir sonraki seçimi beklemek bana göre doğru bir siyaset anlayışı değildir.
GEÇMİŞ BİZE NE SÖYLÜYOR?
YSK verilerine göre AK Parti 2011 genel seçiminde Batman’da yüzde 37,1 oy aldı. 7 Haziran 2015 seçiminde ise AK Parti’nin yurt içi oyu yüzde 18,18’e gerilerken HDP yüzde 72,57’ye ulaştı.
Bu değişimi yalnız önceki Çözüm Süreci’ne bağlamak doğru olmaz. Siyasi atmosfer, adaylar, yerel dengeler ve seçmenin beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.
Ama geçmiş bize önemli şeyler söylüyor.
Demografi önemlidir fakat siyasi tercih değişimini tek başına açıklamaz. Batman’ın seçim ağırlığı giderek Merkez’de toplanıyor. Seçmen davranışının da değişmez olduğu varsayılamaz.
Bugünkü sürecin gelecekte sandığa nasıl yansıyacağını henüz bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz bir şey var:
Batman’da sandığı anlamak için önce değişen Batman’ı, sonra da o sandığın başına giden insanı anlamak gerekiyor.