Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tutunduğun en sağlam dal duadır. Gayrısı boş.
Yaslan sırtını dua dağın. Dök içini Yaradana.
Dudaktan kalbe yayılsın nefes gibi duaların.
Yarınların mayasıdır duaların.
****
Duasız olmaz…
Duasız aç kalır ruhumuz.
Duasız kaldı mı bebek gibi ağlar, hasta gibi inler ruhumuz…
Ağaç gibi yaprak yaprak ağlar. Toprak gibi lâl kesilir. Aklı başından gider insanın. Beti bereketi kalmaz ne yediğinin, ne giydiğinin, ne içtiğinin ne dediğinin…
Bilesin. Kimse demedi demeyesin.
****
Daha önemli ne var ki şu hayatta.
Dua hayatın özü değil mi? Duasız kalınca diller, insanlar, insanlıktan çıkar.
Mazlumları yalnız bıraktı hep duasızlar.
Duasız insan azıksız kalır. Ruhu aç kalır. Isınamaz, ısıtamaz,..
İşte bunun için onlarlar oldu. Gör ne hale düştü insanlar.
Düştü birer birer nice şehirler. O şehirlerde nice kalpler. Düştüler birer birer.
****
Dua bir ağaçtır inanan yüreklerde. Dua olmadı mı baharı gelmez, çiçek açmayı unutur kalpler; meyve vermeyi unutur.
Ne çıkar benim duamdan deme sakın.
Dua Allah’a edilir. Allah dilerse senin duanla her şey olur…
Gücüm yetmez deme; duaya da mı gücün yok!…
Umut olanlar, umut verecek olanlar, duayı asla unutmasınlar.
Ne demek bu?
Boynu bükük bir fidana su vermeyi unutmak demektir. Gördüğü halde, gücü yettiği halde başını çevirip gitmektir.
“Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var” diyor Rabbimiz…
Aynen öyle. Duamız olmazsa ne değerimiz var. Duasız hayat, güneşsiz gün gibidir. Duasız hayat, aysız, yıldızsız gece gibidir. Dua ile nefes alır, dua ile yaşar insan. Dua bitti mi, hayat da biter.
Dua başladı mı hayat başlar.
Dua hayatın çekirdeği. Allah’a kul olmanın gereği. Yeni bir hayatı oradan yeşertir ve yaşatır Rabbimiz…
Dua, bizi Allah’a yakın eder.
Ne mutlu duaya duran ellere ve dillere. Ne mutlu dertli sinelere ve duasız olamayanlara…
DUAMIZ GIDAMIZDIR.
Gıdasız bırakmayalım ne olur hem kalbimizi. Hem de kalbimiz kadar bize yakın olan kardeşlerimizi.
İlla dua, İlla dua…
Bir elini tövbeye, bir elini duaya ver ki, yeşersin ömür tarlan.
Gül gülistan’a dönsün için.
Yeter ki duaya dursun dilin. Azalacak dertlerin, dinecek İnan acıların.
Dualar, hayatın tadı, tuzudur…
Ne çıkar benim duamdan deme sakın.
Dua Allah’a edilir. Allah dilerse senin duanla her şey olur… Gücüm yetmez deme; duaya da mı gücün yok!…
Dua kalpte bir çekirdek. Dua ettikçe o tohum, o çekirdek yeşerecek. Çiçeğe durup meyve verecek.
HALEP, ARAKAN, FİLİSTİN, BOSNA, MISIR, FAS, CEZAYİR, TUNUS, TÜRKİSTAN, KIRIM, MALEZYA ENDONEZYA…
Say say bitmez. Milyarları aşan kardeşlerimiz var.
Duamız ile de onlara yardım edebiliriz.
Kalbine, hayaline, hayatına almadığını, duanın içine de alamazsın. Yardım eli de uzatamazsın.
Böyledir işte dua hali. Uzağı yakın eder. Vermekten çekinmez elindekini paylaşır kardeşleriyle.
Yaslan dua dağına. İnan ve güven yaradana. Kalmaz hiçbir acın yarına.Yeter ki sen, yaslan dua dağına…
RABBİM olmazları oldurur. Zalimleri durdurur. Kışta bahar’ı oldurur. Dualarını bırakmayanlar kötü gidişatı durdurur biiznillah… Dualar hürmetine neler olur neler.
Akan sular bile durur…
****
Duayı unutmak, nefes almayı unutmaktır. Yaşamayı unutmaktır. Hayatı ortasından bölüp durdurmaktır.
Ah bir bilse dua etmemekle neler kaybettiğini insan. Bir an bile dilini duasız bırakmazdı.
Kendimiz için, kardeşlerimiz için, güzel yarınlar için ve Allah için duayı bırakmayalım…
Unutmayalım ki hayatımız duamız kadardır.
Duasız kalpler soğuktan titreyen eller gibi. Duasız kalpler gıdasız kalmış bedenler gibi…
Dualar sonraya kalmamalı. Daha önemli ne işimiz var ki duadan gayrı.
Çalışmak dua, okumak dua, anlamak dua, tarlayı ekmek dua, dik durmak dua, görmek dua… Kısacası hepsi dua. Hayat, baştan sona duadır.
****
Dualar sonraya kalmasın. Hayırlı şeyler sona kalmasın. Ömür geriye doğru gün sayıyor. Dua et, dünyan duan kadardır.
Dua et. Sermayen eriyor, bitiyor. Ömür rüzgar gibi geçiyor. Geriye ne kalır ne hatırlanır bilinmez. Duanı yanına al. Duanla ol. Duanla kal…
Biz ne kadarız diye sorana cevabımız:
Duamız kadarız.
Şimdi bu soruyu sen de kendi vicdanına sor. Vakit geçmeden, vade dolmadan…
DUA SON çıkıştır. Dua uyanıştır. Fark etmektir yaşadığını.
Dua bir mayadır. Yarınları bugünden yoğuruştur. Dua bir nefestir. Her dua yeniden doğuştur. Dua karanlıktan kurtuluştur. Dua aydınlığa, Nur’a doğru koşuştur. Rahmeti sonsuz olanın vaadine itimattır.
Biz ne kadarız? Cevap belli:
Duamız kadarız…
O zaman hemen duaya. Hem dilimizle, hem eylemimizle.
Çalışmaya, ders başına, tarlaya, fabrikaya, iş yerine, okula, laboratuvara, hayata yeniden doğmaya. Çalışmak da fiili duadır.
Aman ha sakın ola ki, bu unutulmaya. Gaflet olunmaya.
****
Farklı dualar var unutmayalım.
Önce çalışarak fiilimizle, kabiliyetimiz ne yönde hangi dalda ise orada çalışarak. ve sonunda kavli yani dilimizle ettiğimiz meşhur dua ki, o en sonda geliyor.
Tarlaya tohumu ektik ama neticeyi tarladan, tohumdan değil, senden bekliyoruz ey Rabbim diyebilmektir. Teslimiyet içinde Rabbe tevekkül etmektir.
“Hasbünallahu ve ni’mel vekil” diyebilmektir. Hayatımızı baştan sona dua haline getirebilmektir.
Ne güzel bir haldir işte bu. Biz bu hali kuşandık mı, dünya, gerçek medeniyet ve insanlık neymiş o zaman görecek.
****
Fatih Sultan Mehmet, çocukluk yıllarında haylazlık yapıp ders çalışmaktan kaytardığı zaman hocası Molla Gürani ona der ki:
“Hz. Peygamber (ASM), cahil bir insanı müjdelemez. İstanbul’u fethetmek istiyorsan dersinin başına geç, kitabın başına geç, otur çalış!…
Hoca dediğin böyle olacak. Bir büyük müjdeye mashar olmanın sıradan bir insanın işi olmayacağını ona hissettirecek ki, o çocuk da yarının Fatih’i olabilsin. İki dua halini bir araya getirsin. Çalışma (fiili) duası ile ibadet (kavlî) duasını birlikte yapabilsin…
Rabbimiz:
“İd’unî estecûp lekum” yani
Bana dua edin ki, size karşılık vereyim. diyor.
Duanın da bir şifresi var.
Peygamberimiz (ASM): Duaya başlarken; önce tövbe istiğfar ediniz. Sonra Salavat-ı Şerife getirin. Ondan sonra dilediğiniz duayı yapın. Tekrar Salavat-ı Şerif’e getirin. Amin deyin.
Peygamberimiz: “İkii dua arasında yapılan dua makbuldür.” diyor. Salavat-ı Şerife dua olduğu için başta ve ahirde getirdiğimizden iki dua arasında yaptığımız dua Allah’ın izniyle makbul olur.
Bediüzzaman: “Namazdan sonra en kıymetli ibadet duadır.”
Tek kanatlı kuş uçamaz. İnsan da çalışacak, hırs göstermeyip neticeye de kanaat edecek. Maksadının hayırlısını ise Allah’tan isteyecek.
İşte inanın bir insanın, hayatında gerçek dua hali budur. Ne mutlu duanın tüm çeşitlerini kendi nefsinde toplayıp çalışanlara ve bunu gerçekleştirenlere. Duanın hakkını tam verenlere…
Rabbim bugüne kadar ettiğimiz ve edeceğimiz bütün duaları ve ibadetleri İzzet-i Dergahında kabul ve makbul buyursun.
İman selameti ile kalınız…