‘UYDURULAN DİN, İNDİRİLEN DİN’ UYDURUKÇULARINA REDDİYE – 27

Yayınlama: 04.05.2026
Düzenleme: 24.04.2026 14:50
A+
A-

İDDİA: Kur’an’ın anlattığı dini anlamayanlar dini dogmalar, hurafeler, içinden çıkılması ve uygulanması mümkün olmayan zorluklar sistemi olarak göstererek yüz milyonlarca kişiyi dinden uzaklaştırmış, birçok insanı dinsizliğe sürüklemişler. Kur’an’ın anlattığı İslam’ı bu geleneksel, zorlaştırılmış dinden ayırt etmekle; Kur’an’ın anlattığı İslam üzerindeki yüklerden, eklemelerden, eksiltmelerden kurtulacak ve Kur’an’dan, İslam’dan soğutulmuş kitlelerin geri kazanılması mümkün olacaktır. S-24

Kur’an ve resulün ahlakından kopuk ve bihaber olanlar, maalesef toplumdaki bazı gelenek ve rivayetleri din sanmaktadır. Dini ilgi ve bilgisi olmadığından, hacı ve hoca bildiklerinden duyduğu her şeyi din sanıyor. Bazı gelenekleri, şahsi yorumları dini farzmış gibi görmektedirler. Elbette dinimizin bu yanlışlardan temizlenmesi ve saf bir şekilde öğrenilmesi, öğretilmesi gerekmektedir. Ancak icraatları bunu göstermiyor. Bu yanlışlar üzerinden bütün din töhmet altına sokularak, İslam ve Müslümanlar itibarsızlaştırılmak isteniyor.

Kur’an, hidayetin Allah’a ve liyakate bağlı olduğunu söylediği halde, âlimlerin insanları dinden uzaklaştırdığını ve kendilerinin bunların kazanılmasında başarılı olabileceklerini söylüyorlar. Ama bunların çalışmalarına ve hitap ettiklerine baktığınızda, İslam’a kazandırdıkları (İslam’ı kazandırdıkları) ateist, komünist, Yahudi… Gayrimüslim pek kimse yok.

Ancak Müslümanları suçlar, karalar din ve imandan soğutmaya çalışırlar. Komünizm, deizm, Kemalizm… Kapılmış insanlara ‘Hakkı’ anlatmazlar; ancak dini hassasiyeti olanları karalar, itibarsızlaştırmaya çalışırlar. Her kafadan ayrı seslerle İslam’a ve Müslümanlar arasındaki ‘Güven ve Umudu’ yok ediyorlar. Müslüman çocuklarının ateist ve deist olmalarından memnun olduklarını açıkça beyan ediyorlar. Allah resulünün bildirdiği dini ve Kur’an’ı kabul etmiş ve bunlar için canlarını feda edebilecek geleneksel Müslümanları tekfir ederek; Allah’ı ve dinini kabul etmeyenleri kazanabileceklerini sanıyorlar.

Vah zavallılar vah! Allah’a ve hakkına girdiğiniz Müslümanlara nasıl hesap vereceksiniz? Adamlar! Abdest ve namazın zorluğundan dolayı insanların dinden soğuduklarını ve uzaklaştıklarını ileri sürecek kadar haktan sapmışlar.

Mal ve makama düşkünlüğünden; İnat ve kibrinden; cehalet veya aklını putlaştırmaktan; içki ve zinadan vazgeçemeyeceğinden; garibanlarla kardeş olmayı gururuna yedirememesi… Sebepleriyle İslam’ı kabul etmeyen ve Müslümanlardan uzaklaşanları duyduk, okuduk. Ama abdestin zorluğunu bahane ederek namaz ve dinden soğuyanı duymadık.

Kur’an, riya ve tefrikadan men ederek doğruluğu ve kardeşliği emreder. Kur’an’a iman ve davet iddiasında samimi olanlar; başkalarının yanlışlarını sayarak egolarını tatmin edeceklerine, Kur’an’ı doğru yaşayarak güzel yaşantılarıyla örnek olmalıdırlar. Kur’an’ın emri olarak, Müslümanların birliği ve güçlenmesi için çalışacaklar.

Kur’an’ın emrettiği hikmet ve güzel sözlerle davet edecek, şefkat ve merhametle yaklaşacaklar. Bilgi-mal-makam seviyesiyle Müslümanları yargılamayacaklar. Hadlerini aşarak, kendileri gibi düşünmeyenleri aşağılamayacak, tekfir etmeyecekler.

Müslümanları ‘şamar oğlanı’ olarak görmeyecekler. Kur’an’ın ‘münafıklık’ olarak tarif ettiğini, inkârcıları Müslümanlardan daha doğru yolda göstermeyecekler. Müslümanları suçlayarak, İslam düşmanlarına yalakalık yapmayacaklar.

Kur’an dilini bilmeyen ve geleneksel olarak Müslümanlığını sürdüren samimi kardeşlerimizi suçlama ve aşağılama yerine, kardeşçe ve Kur’an’a uygun bir dille hakka davet edecekler. İnsanın dünya ve ahiret kurtuluşu olan İslam’ı sosyal hayattan çıkarmak yerine, yeryüzüne hâkimiyeti için çalışacaklar. Yıkıcı değil, yapıcı olacaklar.

Müslüman saflarını zayıflatan değil, güçlendiren olacaklar. İnsanları evham ve şüphelerle dinden soğutma yerine, imanlarını güçlendirmeye çalışacaklar. Çünkü ancak doğru yaşayarak, doğruyu güzel bir şekilde göstererek, yanlışların görülmesini ve terk edilmesini sağlayabilirsiniz.

Fakat ne yazık ki etki-tepki meselesi gibi, Müslümanlar arasında görülen yanlışlar üzerinden Müslümanları daha da ayrıştırıyor, dinden ve Müslümanlardan soğutarak gayri İslami oluşum ve ideolojilere yönelmelere sebep oluyorlar. İddialarının aksine nitelik ve nicelik olarak Müslümanların güçlenmesine değil, bilakis Müslüman çocuklarının deizm gibi ideolojilere ve kapitalist hayat tarzına kaymalarına sebep oluyorlar.

Bildikleri kadarıyla dini yaşayan; Namazın, Orucun, Zekâtın, Kur’an’ın, Ümmet ve insanlara karşı sorumluluğun hakkını vermeye davet eden Müslümanlar, insanları dinden soğutmuyor ve ateizme yönlendirmiyorlar.

Aksine Kuran, hadis ve âlimler hakkında ürettikleri şüphe ve iddialarla bilgi kirliliğine yol açanlar; bütün kötülüklerin sebebi olarak Müslümanları gösterenler; ateist ve deistleri Müslümanlardan daha doğru gösterenler; insanları İslam’dan soğutarak deist ve ateist olmaya teşvik ediyorlar. Müslüman çocuklarının ‘deist ve ateist‘ olmasından “memnunluk” duyanlar; Müslümanları aşağılayıp, deist ve ateistleri övenler; insanların dinden soğumalarına sebep oluyorlar.

Uyuşturucu ve terör örgütlerine bulaşmış birine, öncelikle kimlerle arkadaşlık yaptığı ve kiminle bu işe bulaştığı sorulur. Ciddi bir araştırma yapılsa ve ateist, deist olmuş Müslüman çocuğuna sorulsa; acaba babalarının namaz, oruç, zekât İbadetlerine tepki olarak mı dinden soğumuşlar?

Yoksa kafaları bulandıran bu iddia sahiplerinin ve girdikleri gayri İslami çevrelerin etkisiyle mi dinden uzaklaşmışlar. Müslüman çocukları eksiklik, fazlalık ve birçok yanlışlarına rağmen cemaat ve tarikatlardan kaçarak mı deist ve ateist oluyorlar?

Yoksa bu efendilerin ve öncüleri müsteşriklerin fikirlerinin etkisiyle mi kafaları karışmış? Hadis ve Ebu Hanife’ye kızarak mı deist ve ateist olmuşlar? Yoksa nefislerinin, ideolojilerin, kapitalizmin şaşalı hayatının etkisinde mi kalmışlar?

Elbette cehalet, kibir, çevre, mal ve makam hırsı, batı hayranlığı, toplum ve tarikatlarda görülen İslam ve akla uymayan olumsuz davranışların da etkisi var. Ama son dönemlerde din ve ibadetler hakkında çelişkili yorumlarla kafaları karıştıran, Müslümanları karalayan, deist ve ateistleri övenler, insanları daha çok din ve ibadetlerden uzaklaştırıyorlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.