Müslümanlar arasında görülen ve İslam’a uymayan yanlışlar için hurafe, bidat, İsrailiyat, geçmişin gelenekleri ve uydurma rivayetler denilmesi daha yerinde ve isabetli olur.
Uydurulan din söylemiyle, oklarınızın menzilini kontrolde tutamaz ve bütün dini töhmet altına sokarak itibarsızlaştırırsınız. Eğer niyet halisse, inatlaşmadan ve kıvırmadan haddi aşan bu kavramı kullanmaktan vazgeçmeli ve daha doğru ifadeler kullanılmalıdır.
Evet dinin maksadından uzak bir hayat yaşamaktayız. Eğer Kur’an’ı anlasak ve uysak, hayatın her alanında insanlığa güzel bir örnek olurduk. Ama maalesef Kur’an’ın mana ve ahlakından uzak, şekil ve teferruatlar içinde kaybolmuşuz. Kur’an’ı anlamak ve yaşamaktan ziyade, şekil ve rivayetlerle oyalanıyoruz.
Akletme ve tefekkür yerine, ezber ve taklitle yetiniyoruz. Ama yanlışları düzeltmenin yol ve üslubu bu değildir. Davet ve tebliğ, Kur’an’a uygun olarak güzel söz ve hikmetle yapılmalıdır. Dini anlamada ve hayatı yorumlamada, Allah’ın bize verdiği çok değerli nimetler olan akıl ve vicdanı devreden çıkarmamalı ve bu nimetleri doğru kullanmalıyız.
Kur’an ‘Akletmez misiniz, düşünmez misiniz’ diyerek, bizi tefekküre teşvik etmektedir. Taklit ve ezberden ziyade araştırmalı ve okuduklarımız üzerinde akletmeliyiz.
Buna uyduğumuzda din ve ibadetlerin hikmet ve maksadını daha iyi anlar; Kur’an ayetleri, kâinat, yaşanan hayat hakkında daha sağlıklı düşünür ve dine uygun yaşarız.
Ama yanılabilir ve herkesin farklı kullanabileceği aklı putlaştırmamalı, kendi akıl ve algımızı ‘din’ edinmemeliyiz. Değişken akılla milyarlarca farklı din icat edeceğine; sorumlu olan akıl, Kur’an’ı anlamaya çalışarak tabi olmalıdır.
Kur’an, insana güzel ahlak ve sorumluluk bilinci verir. Kur’an ahlakını anlamış biri, kendi haddini ve başkalarının hak ve hukukunu bilmelidir. Kur’an’ı anlamış bir mümin, kendini ‘Islah’ ve diğer insanları da güzel ahlaklı iyi bir örnek olarak ve güzel sözle davet etmekle sorumlu olduğunu bilir. Bu bilinçle, herkes için düzeltilmesi gereken ilk insanın ‘kendisi’ olduğu bilinmelidir. Eğer niyet iyi ve amaç Kur’an ise: Fitnelere sebep olan ayrıştırıcı, tekfirci üslup yerine, Kur’an’ın emrine uygun olarak hikmetli ve güzel sözlü bir dil kullanılmalıdır. Kardeşliği ve birlikteliği emreden Kur’an’ın emrine uyarak ve toparlayan peygamberi örnek alarak sorumluluk bilinciyle hareket edilmelidir.
Müslümanları ‘din uydurmakla’ itham edip ayrışma ve fitnelere sebep olmak yerine, daha doğrusunu yaşayarak örnek olmalısınız. Ki Kur’an ayetleri ve Kur’an’ı üslupla hakikati dile getirip yaşadığınızda, zaten batıl hakikat karşısında erimeye mahkûmdur. İnsanları Kur’an okumaya ve anlamaya teşvik etmelisiniz.
Resulüllahı, ahlakını ve uymamız gereken sünnetini araştırmaya ve doğru anlamaya yönlendirmelisiniz. Müslümanları, iman ettikleri dine göre yaşamalarını öğütlemeli ve hatırlatmalısınız.
İman ettikleri Kur’an’ın, hayatı kullanma kılavuzu olduğunu ve ona uymamız gerektiğini hatırlatmalısınız. İman ettikleri ve benzemeye çalıştıkları peygamber gibi inanıp, onun gibi dini yaşamaya çalışmaları gerektiğini hatırlatmalısınız. İman ve ibadetlerin hikmet ve maksadını anlamaya ve Kur’an’la ahlaklanmaya teşvik etmelisiniz.
Ve bunu da davet ettiğiniz Kur’an’ın emrine uygun olarak hikmetle, güzel sözle ve kardeşçe yapmalısınız. Hayat öğretmeni peygamberi ve öğrencisi Mus’ab bin Umeyr’i örnek alarak, sizi öldürmeye kastedenler bile sizde hayat bulmalılar.
Ömer İbni Hattap’la inatlaşıp kavga edeceğinize, ‘Faruk’ ismiyle ve adaletiyle nam salan Hz. Ömerleri kazanmaya ve yetişmelerine çalışmalısınız. Beşeri bir ideoloji ve örgütün militanı gibi saldıracağınıza, Kur’an’ın emrettiği ahlak ve sorumluluk bilinciyle güzelce hakka davet etmelisiniz.
Yanlışta bile olsalar egolarınızı tatmin için alay edip hakaret edeceğinize, elinden tutup insan gibi yardımcı olarak kardeş kazanmaya çalışmalısınız. Günümüz deyimiyle ‘Karanlığa küfredeceğinize, etrafı aydınlatacak bir mum yakmalısınız.’ Ayrıştırarak, karalayarak, aşağılayarak, ancak inatlaşmaya ve düşmanlığa sebep olursunuz. Ki bu da dini ve ahlaki değildir.
Sadece canlı bomba gibi, kendinize ve çevrenize zarar verirsiniz.
DEVAM EDECEK…