Kur’an şöyle buyuruyor: “Onların size inanacaklarını mı sanıyorsunuz? Onlardan bir grup Allah’ın kelamını dinleyip iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler.” 2/75
“Onlar dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah yolundan alıkoyarlar ve o yolu eğriltmek isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedirler.” 14/3
“Kitap ehlinin çoğu, hakikatin açıklığına rağmen sizi küfre döndürmek isterler.” 2/109
İşte bunlara dikkat çekmek istiyoruz. Kur’an’ın açık ayetlerine rağmen; Din, resulün örnekliği, namaz, oruç, zekât, ümmet şuur ve kardeşliği, iyiliği emir ve kötülüklerden men etme, faiz, içki, tesettür, nikâh, zina… Gibi Hüküm ve ibadetler hakkındaki ayetleri çarpıtmaları, art niyetlerini göstermektedir.
İster batı adına, ister akıl ve nefsi putlaştırma saikıyla İslam’ı batıya uydurmaya çalışan bu çevreler; Kur’an’ı kendilerince yorumlamaya, İslami yaşantıyı sınırlama ve yozlaştırmaya, batı kültürüne ve isteğine uydurmaya engel gördükleri resulün sünneti ve âlimler hakkında şüpheler yayarak itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Sünnet ve âlimleri dışlayan bu zihniyet, böylece Kur’an’ı kendi amaç ve ürettikleri sözcüklerine göre rahat bir şekilde tevil edebilecek.
Yaptığımız fiili İbadetleri zikir, anma gibi teorik manalarla sınırlayan; Dini sosyal hayattan kopararak teori ve vicdanlara hapseden; Helal ve haramları karıştırarak mubah gösteren; Tesettürü kaldırarak, erkek kadın dostluğunu ilerlemenin ve Allah’ın rahmeti olarak sunan… Bu eğilimler, batı hayranı çevrelere tatlı gelmektedir. Artık inanç ile günahlar arasında bir ikilem yaşamayacaklar!
Hem Mümin olacaklar! Hem de batının kokuşmuş hayat tarzını benimseyerek düne kadar günah diye bilinen birçok şeyi gönül rahatlığıyla yapabilecekler. Batı hayat tarzını benimsemiş; İslam’ın hâkimiyeti ve Müslümanların birliği olan Ümmet anlayışından kopmuş Müslümanlar, artık tağuti sistemler dediğimiz emperyalist, Siyonist, işgalci ve sömürgeci zorbalara karşı bir engel teşkil etmeyecekler.
Resul ve âlimleri devreden çıkardıktan sonra, kendi kıt bilgi ve aldıkları siparişler üzerine Kur’an ayetlerini tevil ediyorlar. Kur’an’ın açık emirleri olan namaz, zekât, oruç, tesettür, cihat, ümmet… Şuurunu farklı yerlere çekerek işlevsizleştirmeye çalışmaktadırlar.
Sosyal ve siyasi alanda İslam’ın referans alınmasını ret etmekte, şart ve durumlarına göre destek aldıkları emperyalistleri övmektedirler. Çıkış dönemlerinde İngilizlerin etkisinde ve İngilizleri methetmekteydiler. İngilizlerin desteklediği Ahmet Kadiyani, Kur’an ayetlerini yanlış yorumlayarak peygamberlik iddiasında bulunacak kadar ileri gitti. 20. Yüzyılın başlarında Asya kıtasında egemen olan Sosyalizm fikri ve savunucusu Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin etkisinde olanlar, Sosyalist Sovyet yönetimini methetmekteydi.
Ancak Amerika egemen olup bunları desteklediği yer ve zamanlarda; Amerika’nın sömürü üzerine kurulu düzeni ve işgallerini, halkların özgürlüğü için Muhammedî cihada benzetenler oluyor. Ve maalesef tahribatların farkına varmayan ancak bazı akli gerekçelere ve kelime oyunlarına aldanan birçok saf insanımız, bu kirli oyunlara alet olmaktadır.
Aslında bu yolun istikametini ve neticesini öğrenmek için bu hareketin öncülerini ve hayatlarındaki değişimleri incelemek lazım. Akıl ve okuduklarımız dışında, hayatta yaşanan tecrübeler de bize bazı gerçekleri göstermektedir. Başkaları tarafından açılan yolu siz istediğiniz kadar kendinizce tarif edin, kendi mantık ve durumunuza göre yorumlayın.
Eğer o yolu açanların öncüleri ve o yola girenlerin ekseriyeti olumsuz düşünce ve fikirlere saplanıyorsa, sizin farklı söylemleriniz kendinizi kandırmaktan başka bir şey ifade etmez…