Proje olduğuna inandığımız bu fikirler, Müslümanları ürkütmeden taraftar bulmaları için aşama aşama uygulanmaktadır. Bizden görünerek mantık ve kelime oyunlarıyla beyinleri yanıltmakta, farklı söylem ve iddialarla zihinleri bulandırmaktadırlar. Din, Kur’an ve ibadetler hakkında birbirinden çok farklı değişik yorumlarla zaten parçalanmış Müslümanları olabildiğince ayrıştırmakta, İslam ve Müslümanlara olan umut ve güveni yok etmektedirler.
Toplum ve tarikatlardaki gayri İslami ve aklın kabul etmediği, dinin esası olan Tevhid ve ahlaka aykırı söylem ve uygulamalara itirazla başladıkları itirazları, aşama aşama ateizm ve İslam düşmanlığına kadar ilerlemektedir.
Haklı ve mantıki görülen itirazlardan sonra, Kur’an ve resulün sünnetine uymayan aykırı rivayetleri bahane ederek, hadis ve sünnetin “ zan ve güvenilmez olduğunu ve dini delil olamayacağını” iddia ederler.
“Hüküm Allah’ındır” külli hükmünü tevil ederek, Allah’ın resulü ve âlimlerin öğretmenliğini ret ederler. Âlimleri ve Müslümanları “din uydurmakla” suçlayıp tekfir ederler. Hadis, sünnet ve âlimlere itibar eden Müslümanları ‘şirkle’ itham ederek tekfir ederler.
“Dinin tek kaynağı Kur’an’dır” iddiasıyla güya Kur’an’a davet ederler. Ama ahlak ve üslupları Kur’an’a uymuyor. Kur’an’ın “Kardeşsiniz” dediği Müslümanlara iftira ve hakaretlerle saldırıyorlar. Kur’an’ın ‘Hikmet ve sözün güzeliyle davet’ emrine uymuyorlar.
Gayri İslami şahıs ve yapılara sempati gösterip içlerinde yer alırken, Müslümanları bütün kötülüklerden sorumlu gösterip saldırırlar. Tahkir ve tahrik edici çok kötü bir dil kullanırlar. Kibirli ve çatışmacıdırlar. Müslümanları kötülemek için sürekli aşağılar, hakaret ederler.
“Dinin tek kaynağı” dedikleri Kur’an’ı kendilerince yorumlamak için yalnızlaştırırlar. Kur’an’ı açıklayan Resul, tefsir, ayetlerin nüzul sebebi ve öğretmenlik görevi gören Âlimleri kabul etmiyorlar.
Hadis ve sünnetten sonra Kur’an ayetlerini çok farklı tevil ediyorlar. Namaz, Oruç, Hac, Zekât, Namazı… Onlarca farklı şekilde tarif ediyorlar. Namaz olarak tercüme edilen Selata; destek, zikir, işyeri ve okul açma… Şeklinde çok farklı manalar veriyorlar. Daha sonra namaz kılanları ve Kur’an’da “Namaz var” diyenlere hakaretler edip, tekfir ediyorlar. Nikâhsız beraberlik, flört, içki, faiz… Çok farklı şekillerde tevil edip, mubah gösteriyorlar.
İbadetleri inkârdan sonra Kur’an’ı tartışma konusu yapıyorlar. Önce güvenilmez dedikleri ‘Hadis’ gibi, “Kur’an Resulün hadisidir” daha sonra “Kur’an’ı Emeviler yazdı” diyenler oluyor.
Deizme geçiş aşamasında Kur’an’da çelişkiler arıyorlar ve öyle göstermeye çalışıyorlar. Nihayetinde Haktan uzaklaştıkça, sapıyorlar ve Hakka karşı saldırganlıkları artıyor. Dünyadaki bütün kötülüklere gözlerini kapatıp, İslam ve Müslümanlara saldırıyorlar.
Bazıları da inkâr ederek ateist oluyor ve azılı bir İslam düşmanı gibi İslam ve Müslümanlara saldırıyor…
DEVAM EDECEK…