‘UYDURLAN DİN, İNDİRİLEN DİN’ UYDURUKÇULARINA REDDİYE – 13

Yayınlama: 06.03.2026
A+
A-

Sünneti inkâr fikri oryantalistler kanalıyla İslam toplumuna yayılmış ve İngilizlerin desteğiyle Hindistan’da organize bir hareket haline gelmiştir. İngilizler İslam coğrafyasına gönderdikleri binlerce ajanından sadece Lawrence ve Hampher’in hatıratlarında anlattıkları, oynanan oyunları anlamaya yeterlidir.

Âlim, şeyh, aşiret lideri gibi toplum üzerinde etkili şahsiyetleri nasıl aldattıkları ve satın alarak kullandıklarını, İngiliz altınlarıyla Vahabiliği nasıl kurduklarını anlatmaktadırlar. Bunu tüm İslam coğrafyasında uyguladılar.

Mevzumuz olan tefrikaların tohumunu da o zamanlar Müslümanların nüfus olarak en yoğun olduğu Hindistan’da ekip suladılar. Planlı ve organizeli bir şekilde peygamber ve sünnetini ret edip, Kur’an ayetlerini amaçlarından saptırma faaliyetleri burada beslenerek diğer toplumlara yayıldı. Şeytana külahını ters giydiren emperyalistler, plan içinde planlarla insanları aldatmakta ve yönlendirmektedirler.

Mal, makam, çağdaşlık, batıl ideolojilerle kandıramadıkları toplum ve hareketlerin iç dünyalarına müdahale ederek yönlendirmeye çalışırlar. Önleyemedikleri hareketlerin içine sızarak, inanç ve hareketi içten saptırmaya çalışırlar.

Özellikle İslam ülkelerinde ve son yıllarda yaşanan halk hareketlerinde bunu çok açık gördük. Görünürde emperyalist karşıtı görünen ve öyle olması gereken birçok sol ve dini görünen örgüt ve yapılanmanın, emperyalist şeytanların kontrol ve hizmetinde olduğu görüldü. Mevzumuzla ilgili planlı sapmaların başlangıcını merak edenler sünneti inkâr hareketinin çağdaş öncüleri sayılan S. Ahmed Han, Abdullah Çekralevi, Hafız Eslem, Ahmet Perwiz… Ve benzerlerinin hayatlarını ve İngilizlerle irtibatını araştırabilirler.

Evet, İngilizler aykırı fikirleri ve ihtilafları körüklediler ve desteklediler ama bütün suçu onlara yüklemek de yanlış olur. Kur’an maskesiyle sünnete saldırarak resulü işlevsizleştirme hareketinin sebeplerine bakacak olursak:

1 – Dünyayı egemenliği altına almak isteyen İngiltere’nin destek ve teşviki.

A – Hıristiyan Misyonerler ve sömürgeciliğin öncü kolu olarak yetiştirip, ajan olarak kullandıkları Oryantalistleri İslam toplumunun içine sızdırdılar. Görev yaptıkları toplumun dilini, inancını ve kültürünü çok iyi öğrenen bu ajanlar, topluma güç veren ve toplumu kaynaştıran değerlerinden uzaklaştırmak ve içerden çürütmek için çalıştılar.

B – Kendilerine yarayan ve itaat edenleri destekleyerek örgütlediler, lider yaptılar ve önemli mevkilere getirdiler.

C – Okul ve öğrenciler vasıtasıyla kendi kültürlerini aşıladılar ve bir kısmını ajanlaştırdılar.

D – ‘Parçala ve yönet’ hilesiyle Müslümanları ayrıştırarak, birbirleriyle uğraştırdılar.

2 – Müslüman toplumunun içinde bulunduğu durum. Hayatımıza ruh veren Kur’an yerine, şahıs ve rivayetlere dayanan bir inancın gelenek gibi taklit edilmesinin sebep olduğu ruhsuzluk, parçalanmışlık. Anlamaya çalışmadıkları ve uymadıkları İslam’dan, bekledikleri faydayı görmemekle içine düştükleri karamsarlık.

A – Irk, mezhep ve siyasal farklılıklardan dolayı parçalanmışlık.

B – Bu parçalanmışlık sebebiyle zayıflama ve batı karşısında yaşanan hezimetler.

3 – Kur’an ve resulden kopukluktan doğan cehalet. Irkçı, mezhepçi, tarikatçı tavırlar, gruplar arasındaki çekişmeler ve bu gruplarda yaşanan gayri İslami ve aklın kabul etmediği abartılara, yanlışlara ve taassuba belki de bir tepki.

Kur’an yerine şahıs ve rivayetlere uyulduğundan, toplumun hurafe ve bid’atler içinde nefes alamaması.

4 – İşgalci egemen güce karşı bir ezilmişlik ve hayranlık.

5 – Avrupa’da veya onların kurduğu kolejlerde batı kültürüyle yetişmiş öğrenciler.

A – Batının eğitim ve kültürünün etkisinde kalarak, her şeyi batı mantığıyla değerlendirerek İslam’ı batıya uydurmaya çalışanlar.

B – Batılı egemen güçlerden aldıkları avans ve siparişlerle bunu yapanlar.

6 – Kurulu düzende istedikleri ilgi ve makamı elde edemeyen bazıları ilgi çekmek, baş olmak, çıkar sağlamak için yeni açılan bu kadroya balıklama atladı.

7 – Her yeni fikir ve görüşün cazipliği ve verdiği hava da birilerini çekti. Ve her tarafta olduğu gibi bunların haklı ve akli bazı sözlerine aldanıp taklit eden çoğunluk…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.