Her ibadet bir ders, bir eğitimdir. İbadetler bu şuurla yerine getirilmeli ve verdiği derse uyulmalıdır.
Ramazan ve Oruç, birçok hayra vesile olmakta ve kötülüklerden uzaklaştırmaktadır. Öncelikle doğru bir hayat için bize Allah tarafından gönderilmiş olan hayatı kullanma kılavuzu Kur’an’a yönelmekteyiz. Okuyanlarımız Ramazan ayında her gün en az birer cüz okuyarak, hatimler indirmektedir. Ama Kur’an’ın asıl gayesi anlaşılıp, hayatta yaşanmasıdır.
Bireysel ve toplumsal huzurumuz için hayat rehberi olan Kur’an’ı meal ve tefsirlerden okuyarak anlamalı ve hayatımıza tatbik etmeliyiz. Bunu ömür boyu ilke edinmeliyiz.
Birçok kötülüğün sebebi, insanın nefsine esir olması ve nefsin azgın isteklerinin peşinden gitmesidir. Oruç nefsi eğiterek, kontrol altına almaktadır. Oruçla gıybet, bencillik, düşmanlık, kötü söz…
Her türlü günah ve kötülükler terk edilmeli ve bu ömür boyu devam etmelidir.
Oruç fakirle hemhal olarak, merhamet duygularını harekete geçirir.
Ramazan ayı boyunca sadaka, fitre, kefaret ve zekâtlarla fakirlerle diyalog halinde olunarak yardımcı olunur. Bu ömür boyu bir sorumluluk ve alışkanlık haline getirilmelidir. Bencilliği ve cimriliği kınayan Dinimiz, merhameti ve yardımlaşmayı emreder.
Ramazan hatırına içki, kumar… Gibi kötü alışkanlıklarına ara veren kardeşlerimiz, dünya ve ahiretleri için zararlı bu alışkanlıkları tamamen terk etmelidir.
Ramazan hürmetine yapılan iyilikler ve terk edilen yanlışlar, ömür boyu devam etmeli.
Ramazan ayı boyunca teravih, gece namazı, cami ve cemaatle namazlara daha çok rağbet ettik. Kur’an’ın buyurduğu gibi “Namaz her türlü kötülüklerden men eder” ve iyiliklere yönlendirir. Öncelikle namaz, iman şuuruyla bir araya gelip kardeş olmaktır. Kardeşlik şuuruyla bir araya gelip kaynaşmak ve paylaşmaktır.
Kardeşlik bilinciyle birbirlerinden sorumlu olup; Dertleri ve sevinçleri, yokluğu ve varlığı adilce paylaşmaktır. İman kardeşliği her türlü ırkçılık, mezhepçilik, partizanlık, çıkarın üstündedir.
Kur’an okurken, namaz kılarken, “Allah” derken; nasıl ki her türlü farklılıkları unutup bir oluyorsak, birliğimiz ve kardeşliğimiz aynı şekilde devam etmelidir. Allah’ın ayetlerinden olan dil, renk, ırk gibi farklılıklarımıza saygı göstermeli; mezhep, parti ve ideoloji gibi farklılıklar da kardeşliğimize mani olmamalıdır.
Kur’an “Müminler ancak kardeştir” diyen Kur’an’a uymalıyız. Yeryüzünün şeytanları emperyalist ve Siyonistlerin fitnelerine aldanarak, birbirimize düşman olmamalıyız.
Fani olan bu imtihan dünyasında; kullara, ideolojilere, partilere, liderlere, bize kalmayacak olan mal ve makama kul olmamalıyız. Hiç kimse için bizi yaratan kâinatın Rabbine karşı gelmemeliyiz. Kör bir taassupla hiç kimseye bağlanmamalı, hayatımız ve irademizi hiçbir parti ve lidere bağlamamalıyız.
Hayatımızı, bizim gibi aciz olan bir beşer ve partilere kör bir bağlılık veya karşıtlık üzere kurmamalıyız. Hayatımızın rehberi ve ilkeleri Adalet, Dürüstlük, Merhamet, Kardeşlik, Yardımlaşma, Saygı, Sevgi, Empati olmalıdır.
Oruç tuttuğumuz gibi, oruç şuuru bizi bütün kötülüklerden men edip, iyiliğe ve kardeşliğe yönlendirir. Bu bilinç devamlı olmalıdır.
Eğer orucun maksadına uyulursa, hayatınız Bayram olur.
HAYATINIZ RAMAZAN, AKİBETİNİZ BAYRAM OLSUN…