Değerli Dostlar!
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bizlere öğrettiği değerlerden biri de kardeşliktir. Bu kardeşlik, farklı dilleri, farklı renkleri aynı inanç ve aynı idealler etrafında buluşturan iman kardeşliğidir. Bu kardeşliğin temelinde Yüce Allah’a kul, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’e ümmet olma bilinci vardır. Bu kardeşlikte bir olma, biz olma, güçlü olma gayreti vardır; sen ben davası gütmek, üstünlük yarışına girmek yoktur. Bu kardeşlikte birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek vardır, parçalanıp dağılmak yoktur. Bu kardeşlikte muhabbet, merhamet, paylaşma ve yardımlaşma gibi güzel hasletler vardır; kin, nefret, şiddet ve düşmanlık yoktur.
Değerli Dostlar!
İslam kardeşliği Allah rızasına dayanan kardeşliktir. İslam kardeşliğinde en azından kendisi için istediğini mümin kardeşi için isteme hatta mümin kardeşini kendi nefsine tercih etme vardır.
Bununla ilgili çok ibretli olayı sizlerle paylaşmak isterim.
Yermuk Muharebesinin bitiminde Hz. Huzeyfe (ra) anlatıyor: Hazreti Huzeyfe, Savaşın bitiminde, yaralılar arasında amcası oğlu Hâris i aramaktadır. Harp sahasını gezerken amcaoğlunu ağır yaralı vaziyette bulur. Ona “su istiyor musun?” der. Amcaoğlunun konuşmaya dahi mecali yoktur. Göz işaretiyle istediğini belirtir. Hz. Huzeyfe, kırbanın ağzını açıp amcası oğlunun ağzına uzattığı sırada, diğer yaralıların arasından İkrime’nin sesi duyulur: “Su! Su!” diye inleyen sesi işiten Hâris, kendisine uzatılan suyu içmez ve kaş göz işaretiyle suyun İkrime ye götürülmesini ister. Huzeyfe, elinde su kırbası ile İkrime’nin yanına koşar.
Tam kırbayı uzattığı sırada bu defa, Hz. Iyaş’ın iniltisi duyulur: “Ne olur bir damla su verin! Allah rızası için bir damla su!” Bu sesi işiten İkrime suyu içmez ve işaretle suyu Iyaş a götürmesi ister.Huzeyfe, süratle o tarafa yönelir. Iyaş’ın yanına geldiğinde onun şu son sözlerini işitir: “İlâhî! İ lâ-yı kelimetullah uğrunda canımızı fedâ etmekten asla çekinmedik. Artık bizden şehâdet rütbesini esirgeme. Hatalarımızı affeyle!”Hz. Iyaş böyle dedikten sonra kelime-i şehadeti söyleyerek ve suyu içemeden son nefesini vermişti. Hz. Huzeyfe, koşa koşa geriye Hz. İkrime’nin yanına döner, ama bir bakar ki o da şehit olmuş. Bunun üzerine, “Bâri amcamın oğlu Hâris e yetişeyim!” deyip koşa koşa gider, ama oraya gittiğinde Hâris in de şehit olduğunu görür. Haslete bakınız: Yaralı ve son nefesini vermek üzereyken bile, “Bana ver! Bana ver!” demiyorlar. “Kardeşime ver! Kardeşime ver!” diyorlar. Kendileri çok muhtaç durumdayken bile kardeşlerini kendi nefislerine tercih ediyorlar. Bu ibretli olayı düşünerek bu günkü biz Müslümanların hayatımızdan utanmamız gerekmez mi?
Değerli Dostlar!
Peygamberimiz (s.a.s)’den öğrendiğimiz, geçmişlerimizden miras aldığımız kardeşlik ruhunu zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan kaçınalım. Aynı Alalha iman edeni Aynı Peygambere ümmet olan, aynı kıbleye yönelen, aynı tarihe, aynı ideallere sahip bir millet olarak, farklılıklarımızı zenginlik vesilesi sayalım.
İslam kardeşliğinde asla renk, ırk ve dil ayırımına zerre kadar yer verilmemiş ve bunlardan uzak durmamızı emretmiştir. İslam kardeşliğinin en güzel şekliyle ortaya konulan olay Hazreti Bilal in durumudur.
Zira Hazreti Bilal fakir yoksul köle zenci ve arap olmayan biri Ama Peygamber SAV onu müezzini yaparak kendilerine en büyük şerefi bahşetmiş bütün dünyaya islam kardeşliğinin nasıl olduğunu en güzel şekilde ortaya koymuştur.
İslam kardeşliğinde Allah rızası için olan sevginin mükâfatını da bizlere Peygamber SAV şöyle müjdelemiştir. Mahşer günü Cenabı Allah kullarına seslenecek ve Hani bir birlerini benim rızam için sevenler.
Ben bu gün onları arşımın gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı dehşetli hesap gününde arşımın gölgesinde gölgelendirecem.
Onun içindir ki birbirimizi Allah rızası için sevelim. Mümin kardeşimize asla kin ve nefret gözüyle bakmayalım. .Dünya hayatında İslam kardeşliği etrafında kenetlenerek tek vücut olmaya gayret gösterelim ki ahiret hayatında Cenabı Allah’ın rızasını kazanabilelim. Birbirimizin sevincini ve üzüntüsünü paylaşalım ki gönlümüzdeki mümin kardeşimize karşı muhabbetimizin artmasına vesile olalım. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun.”