EĞİTİMDE SIKINTILI SÜREÇ; “ZORUNLU” ŞİDDET VE KALİTE KAYBI!

Son günlerde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet vakaları, öğretmenlere yönelik saldırılar ve nitelik kaybı, toplumun her kesiminde derin endişe yaratıyor. Uzman Eğitimci Cuma Dişikırık’ın gündeme getirdiği çarpıcı analizler, sorunun sadece bir asayiş meselesi değil, yapısal bir sistem sorunu olduğunu ortaya koyuyor.

EĞİTİMDE SIKINTILI SÜREÇ; “ZORUNLU” ŞİDDET VE KALİTE KAYBI!
Yayınlama: 19.04.2026
A+
A-

Uzman Eğitimci Dişikırık; Okullarda gerçekleşen ve zaman zaman yaşanan şiddet olayları ve akran zorbalığı, öncelikle velileri, hepimizi her geçen gün daha da kaygılandırıyor. Ancak şunu belirtmeliyim ki, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ülkemizi derinden üzen ve yasa boğan saldırıların faturası sadece kişilere kesilmemelidir. Kanımca bu gelişmelerden, yaşanan olaylardan hepimiz ve tüm paydaşlar sorumludur. Ama şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim bunun en önemli sebeplerinin başında “İstemsizce okulda tutulan kitleler sistemi sabote ediyor!”

Bana göre “12 Yıllık Sistem İflas etti?”

Uzman Eğitimci Dişikırık’ın görüşlerine göre; okul ile bağı kopmuş, akademik beklentisi olmayan ve sadece “mecburiyetten” sıraları dolduran bireyler, eğitim ortamını bir savaş alanına çeviriyor. Zorla eğitimin mümkün olmadığını vurgulayan uzmanlar, bu durumun faturasını şu başlıklarla özetliyor:

* Akran Zorbalığı: Okula uyum sağlayamayan öğrencilerin diğer öğrenciler üzerinde baskı kurması.

* Öğretmene Şiddet: Saygınlığın yitirilmesi ve fiziksel saldırıların artması.

* İş Gücü Kaybı: Meslek kollarının çırak ve usta yetişmemesi nedeniyle yaşadığı personel krizi.

Okullarda şiddete “dur” demek için acil eylem planı şarttır.  Eğitim kurumlarını yeniden güvenli limanlar haline getirmek için önerilen çözüm yolları ve alınması gereken tedbirler:

  1. Kademeli Eğitim ve Mesleki Yönlendirme

Zorunlu eğitimin 12 yıl boyunca tek tip bir akademik modelle sürdürülmesi yerine; ilkokuldan sonra yetenek bazlı yönlendirmeler yapılmalıdır. Okumaya ve akademik kariyere ilgisi olmayan gençler, erken yaşta mesleki eğitim merkezlerine yönlendirilerek hem topluma kazandırılmalı hem de iş gücü açığı kapatılmalıdır. Bunun ilk basamağı 5.sınıflar olmalıdır. Pilot uygulamaların olduğu Ortaokul sürecinde mesleki eğitim tüm yurda bir an önce yayılmalıdır.

  1. Disiplin Yönetmeliklerinin Güncellenmesi

Okullarda caydırıcılığın artırılması şarttır. Öğretmene ve arkadaşına fiziksel şiddet uygulayan, eğitim ortamını sabote eden kişilere yönelik yaptırımlar, sadece “nasihat” boyutunda kalmamalı, rehabilite edici ve disiplin odaklı süreçler işletilmelidir. Bu tip öğrenciler Okul değiştirmek yerine iyi bir rehberlik sonrası örgün eğitim dışına çıkarılmalıdır.

  1. Okul Güvenliği ve Rehberlik Hizmetleri

* Güvenlik Personeli: Her okulda profesyonel güvenlik ekipleri bulunmalı.

* Psikolojik Destek: Zorbalık eğilimi gösteren öğrenciler için “önleyici rehberlik” çalışmaları yoğunlaştırılmalı.

* Aile Sorumluluğu: Çocuğunun uyguladığı şiddetten ebeveynlerin de sorumlu tutulduğu bir yasal zemin oluşturulmalı.

  1. “Sınıfları Ferahlatma” Süreci

İstemeyen ve sistemi bozan kitlenin okuldan kontrollü bir şekilde (mesleki eğitime geçiş gibi) çekilmesiyle, sınıflardaki öğrenci yoğunluğu azalacak ve eğitim kalitesi kendiliğinden yükselecektir.

“Zorla eğitim olmaz; istemeyeni okutamazsın. Okullar ferahlamalı, kalite artmalı!” – Okullarımızda huzuru geri getirmek için değişim şimdi başlamalı!

Sonuç olarak; Eğitim sistemimizin kurumsal alt yapısı ve geçmişi güçlüdür. Milli Eğitim Bakanlığı, Yerel yönetimler, Aile, Öğretmenler, Öğrenciler ve sorumluluk almak isteyen herkes/her kesimle el birliği ile bu sıkıntılı süreci atlatacağımıza inancım tamdır.

Cuma DİŞİKIRIK

Uzman Eğitimci

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.