DİZ KİREÇLENMESİ NEDİR? ÇÖZÜMÜ VAR MI?

Yayınlama: 09.02.2026
Düzenleme: 09.02.2026 15:23
A+
A-

İleri yaşla birlikte diz ağrısı, birçok kişinin günlük yaşamını zorlaştıran en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmektedir.

Özellikle diz kireçlenmesi olarak bilinen osteoartrit, toplumda çok yaygın görülmesine rağmen hâlâ yanlış bilgilerle ele alınmaktadır. “Yaşlanınca olur”, “Yapacak bir şey yok”, “Ameliyat şart” gibi düşünceler, kişilerin ağrıyla yaşamayı kabullenmesine neden olmaktadır.

Oysa doğru fizyoterapi yaklaşımlarıyla diz kireçlenmesine bağlı ağrılar azaltılabilir, hareket kabiliyeti artırılabilir ve yaşam kalitesi yükseltilebilir.

Diz kireçlenmesi, diz eklemini kaplayan kıkırdak dokunun zamanla aşınmasıyla ortaya çıkar. Kıkırdak doku azaldıkça eklem yüzeyleri birbirine daha fazla sürtünür ve bu durum ağrıya, sertliğe, şişliğe ve hareket kısıtlılığına yol açar.

Özellikle sabahları yataktan kalkarken ya da uzun süre oturduktan sonra ilk adımlarda hissedilen tutukluk, diz kireçlenmesinin en sık görülen belirtilerindendir.

KADINLARDA DİZ KİREÇLENMESİ NEDEN DAHA YAYGIN?

Araştırmalar, diz kireçlenmesinin kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğünü göstermektedir. Bunun en önemli nedenleri arasında hormonal değişiklikler, menopoz sonrası kemik ve eklem yapısındaki farklılıklar, kas kuvvetinin azalması ve yıllar boyunca artan ev içi yükler yer alır.

Özellikle ileri yaşta kas gücünün azalması, diz eklemi üzerindeki yükü artırarak ağrının şiddetlenmesine neden olur.

Birçok kadın, her ağrıda olduğu gibi diz ağrısını da günlük hayatın doğal bir parçası olarak görür ve tedaviyi erteler.

Ancak bu gecikme, ağrının kronikleşmesine ve hareket kabiliyetinin daha da azalmasına yol açabilir.

KİREÇLENMEDE HAREKET ZARARLI MI?

Toplumda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, “kireçlenmede hareket zararlıdır” düşüncesidir. Oysa tam aksine, doğru ve kontrollü hareket diz eklemi için son derece faydalıdır. Hareketsizlik, kasların zayıflamasına ve eklem sertliğinin artmasına neden olur. Bu da ağrının daha da şiddetlenmesine yol açar.

Fizyoterapide amaç, diz eklemini zorlamadan güçlendirmek ve korumaktır. Özellikle diz çevresi kasları ve kalça ve bacak kasları kuvvetlendirildiğinde, diz eklemi üzerindeki yük azalır. Bu sayede kişi günlük aktivitelerini daha rahat ve daha az ağrıyla yapabilir.

FİZYOTERAPİST DİZ KİREÇLENMESİNDE NE YAPAR?

Fizyoterapi süreci, kişiye özel değerlendirme ile başlar. Yaş, günlük yaşam alışkanlıkları, ağrının şiddeti ve hareket kabiliyeti dikkate alınarak bireysel bir tedavi planı oluşturulur. Bu süreçte;

  • Kas güçlendirici egzersizler
  • Eklem hareket açıklığını koruyucu çalışmalar
  • Denge ve yürüme eğitimi
  • Manuel terapi uygulamaları
  • Sıcak–soğuk uygulamalar ve elektroterapi yöntemleri kullanılabilir. Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil, kişinin bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaktır.

EVDE YAPILABİLECEK EGZERSİZLERİN ÖNEMİ

Fizyoterapinin başarısında en önemli faktörlerden biri, ev egzersizlerinin düzenli yapılmasıdır. Haftada birkaç gün yapılan basit ama doğru egzersizler bile diz sağlığı üzerinde büyük fark yaratır.

Sandalyede oturarak yapılan diz açma egzersizleri, yatarak yapılan bacak güçlendirme çalışmaları ve hafif germe egzersizleri, ileri yaş bireyler için hem güvenli hem de etkilidir.

Burada önemli olan, egzersizlerin mutlaka bir fizyoterapist tarafından öğretilmiş olmasıdır. Yanlış yapılan egzersizler fayda yerine zarar verebilir.

Ameliyat kararı verilmiş hastalarda bile, ameliyat öncesi fizyoterapi son derece önemlidir. Güçlü kaslarla yapılan ameliyatlar sonrasında iyileşme süreci daha hızlı ve daha konforlu olur.

İleri yaşta diz kireçlenmesi kader değildir. Ağrıyla yaşamak zorunda değilsiniz. Doğru bilgilendirme, bilinçli egzersiz ve fizyoterapi desteğiyle hem kadınlar hem de ileri yaş bireyler daha aktif, daha bağımsız ve daha ağrısız bir yaşam sürebilir.

Unutmayın; hareket, doğru yapıldığında dizlerin en güçlü ilacıdır hatta sadece dizlerin değil tüm vücudumuzun…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.