10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, Batman Valisi ve Belediye Başkan Vekili Sayın Ekrem Canalp’ın ev sahipliğindeki geleneksel kahvaltı programında bir araya geldik. Bu buluşma sadece bir protokol yemeği değil; Batman’ın hafızasını tazeleyen, sorularımıza cevap aradığımız ve şehrin önümüzdeki 50 yılını şekillendiren bir “akıl haritası” okumasıydı.
Programın fitilini, duayen gazeteci Mansur Obut’un Vali Canalp’a karşı samimi sevgisini ifade eden o meşhur “baklava içindeki tuz” hikayesi ateşledi. Aslında bu hikâye, mülki amir ile şehir arasındaki iletişimin ne kadar sağlam olduğunu gösteren kıymetli bir simgeydi. Zira her baklava ustası, şerbetin içine bir tutam tuz katar ki lezzet dengelensin, tadı damakta iz bıraksın.
Mansur Obut ve Vali Canalp muhabbet ettiğinde, biz de o baklava dilimindeki dengeli lezzeti almaya başlıyoruz.
277 DURAKLI BİR VİZYON FİLMİ
Zaman dilimi açısından ucu açık olan programda her gazeteci projesini ve sorusunu özgürce dillendirdi. Ardından çoğunluğu tamamlanmış, bir kısmı ise şantiyeye dönmüş 277 projenin video gösterimine şahit olduk. Her bir karenin yarım saniye sürdüğü bu hızlı akışta Vali Canalp, bizzat videoları durdurarak her projenin detayını bir nakkaş titizliğiyle anlattı.
Hem bir ilin valisi hem belediye başkan vekili olacaksınız, aynı zamanda her bir projenin hikayesine bu denli hâkim olacaksınız… Ekrem Canalp’ın Batman’ın geleceğini düşünen vizyonu, şehrimiz için büyük bir şanstır. Özellikle 500 bin nüfuslu bir şehrin hâlâ keson kuyudan su içmesine duyduğu o samimi üzüntüye bizzat şahit olduk. “Günü kurtarma derdiyle değil, 50 yılı kapsayan izinleri alınmış planlı bir şehir” vurgusu, her Batmanlının üzerinde düşünmesi gereken bir cümledir. Bu bağlamda, Silvan’dan cazibe ile gelecek suyun müjdesi, hepimiz için gerçek bir bayram haberidir.
ANKARA-BATMAN HATTINDA AHDE VEFA
Vali Canalp, bu devasa projelerin Ankara ayağında Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ile bakanlık kapılarını nasıl aşındırdıklarını anlatırken, büyük bir kadirşinaslık örneği sergiledi. Bürokrasinin hantal duvarları arasında sıkıştıklarında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya’nın sunduğu desteği, “Allah Mehmet Şimşek bakanımızı her iki cihanda aziz eylesin” duasıyla taçlandırdı.
Tam bu noktada, Batman’ın değerlerine sahip çıkma düşüncesiyle Sayın Valiye şu öneriyi sundum: ‘Mardin’de Aziz Sancar, Cizre’de ise Şerafettin Elçi isimlerinin havalimanlarında yaşatıldığı gibi, Batman Uluslararası Havalimanı’na da Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in isminin verilmesi mümkün olabilir mi?’ Vali Canalp, bu teklifime oldukça sıcak bir karşılık vererek, ‘Biz Mehmet Şimşek bakanımızın hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz’ dedi ve bu konuda gerekli çalışmaların titizlikle başlatılacağının müjdesini verdi. Bu yanıt, hem Sayın Bakanın Batman için perde arkasındaki devasa emeğini tescilliyor hem de yönetim anlayışındaki ahde vefa kültürünün ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyordu.
FIRTINADAN ÖNCE GEMİYİ ONARMAK
Vali Canalp’ın mülki idaredeki serüvenini bir çıraklık-kalfalık-ustalık hikayesine benzetirsek; Muğla’da çıraklığını, Edirne’de kalfalığını tamamlayan Canalp, Batman’da ‘ustalık dönemine’ hak kazanmıştır. Bu ustalığın en büyük kanıtı, Batman’ın sadece bugününe değil, 50 yıl sonrasına miras kalacak eserler bırakma iradesidir.
Ben de bu vizyonu taçlandıracak stratejik bir adım olarak kendisine; Batman’ın gelecek projeksiyonunda ‘Ekonomik, Sosyal ve Lojistik Güvenlik Üssü’ haline getirilmesi gerektiği önerimi sundum. Bu öneri, şehrin sadece bir yerleşim alanı değil, bölgenin sigortası olması hedefidir. Sayın Valinin bu perspektife gösterdiği ilgi, Batman’ın yarınki fırtınalara karşı ‘bilge bir kaptan’ titizliğiyle hazırlanacağının en somut işaretidir. Zira eski bir kıssa bu durumu ne güzel özetler: ‘Fırtına koptuğunda yapacak bir şey kalmamıştır. Gerçek kaptan, güneş parlarken gemisini fırtınaya göre onarandır.’”
İşte Sayın Canalp’ın Batman’da bıraktığı iz, tam olarak bu ‘bilge kaptan’ duruşudur. Henüz ufukta bir afet yokken kurulacak bu devasa lojistik merkezler ve bu yapıların kalbine yerleştirilecek 400 bin kapasiteli ekmek fabrikası, Batman’ın gelecekteki olası fırtınalara karşı en büyük zırhı olacaktır.
GELECEĞİN BATMAN’I İÇİN STRATEJİK HEDEFLER
Sayın Valinin ‘asrın felaketindeki’ saha tecrübesini Batman’ın dinamikleriyle birleştiren bu önerilerimiz, şehrin sadece fiziksel değil, sosyal güvenliği için de hayati önem taşımaktadır:
Şehirler sadece binalarla değil, bu tür ileri görüşlü ve insanı merkeze alan ‘güvenlik duvarlarıyla’ ayakta kalır.
Batman sadece altyapıyla değil, turizm ve kültürle de şahlanıyor. 2026 yılında hedef 1 milyon turist! Şehrin kuzeyindeki 3.810 yeni TOKİ konutu ve “Batman Modeli” olarak anılacak 8 modern kütüphane, bu hedefin mimari ve kültürel temelidir.
Sonuç olarak; şehirler binalarla büyür ama sadece “öngörüyle” yaşarlar. Vali Ekrem Canalp’ın Batman’da hayata geçirdiği projeler, gök kubbede çoktan hoş bir sada bırakmış durumda. Bu sesin kalıcı bir mirasa dönüşmesi; tecrübe, strateji ve bu vizyoner devlet adamı aklıyla mümkün olacaktır.
Kalın sağlıcakla…