AĞZIMIZDAKİ HARİKA: DİLİMİZ

Yayınlama: 28.01.2026
Düzenleme: 22.01.2026 16:58
A+
A-

Dilimiz ağzımızda bulunan; mukoza adı verilen nemli, pembe bir doku ile kaplı, kaslı ve son derece karmaşık olan bir organımızdır. Tat alma, yalama, nefes alma, yutma ve konuşma işlevlerinde rol oynar. Dilde bulunan papillalar (tat tomurcukları) ona pürüzlü bir doku verir.

Dil, çok sayıda tat tomurcuğuyla kaplıdır. Dilde, tat sinyallerini beyne ileten ve böylece tat duyusuna yardımcı olan birkaç sinir bulunur.

Damak tadımızı oluşturan dilin dış kısmı zar ile kaplı kastan meydana gelmektedir. Boğazın tabanına bağlı olarak hareket etmekte ve adaleden oluşan bir organdır. Ağız boşluğunun büyük bir kısmını kaplar ve ağız tabanına sıkıca tutunur. Dilin içindeki kaslar, dili dışarı itip içeri çekmemize ve sağa sola çevirebilmemize imkan tanır. Örneğin, su içtiğimizde ya da bir şeyler yediğimizde bu kaslar dili yuvalar, büker ve düzleştirerek şeklini değiştirmesine yardımcı olur.

Dilimiz çok rahat bükülebildiği, uzayabildiği, kısalabildiği ve kıvrılayabildiği için, yiyecekleri yutmamıza ve etkileyici bir benzersiz konuşma sesleri envanteri üretmemize yardımcı olmakta harikadır. Aynı zamanda tat alma duyumuzun da anahtarıdır.

Ağzımıza ustaca ve harika bir şekilde yerleştirilmiş olan yaklaşık 8,2 cm uzunluğundaki bu organımızda 10 bin adet tat alıcısı bulunur. Her tat alıcısında ise 50 reseptör hücre mevcuttur. Böylelikle reseptörlerin sayısı 500 bin’i bulur.

DİLİN FONKSİYONLARI SAYMAKLA BİTMEZ ÇİĞNEME: Dil gıda parçalarını alt ve üst dişlerin arasına yerleştirerek, ağızda kolaylıkla çevirerek çiğnemeye yardımcı olur.

YUTMA: Yutma sırasında dil, sert damağa dayanarak, lokmalar üzerine yavaş yavaş önden arkaya doğru basınç yapmak suretiyle, onların arkaya ve aşağıya, yutağa kaymasını sağlamakla görevlidir. Yine yiyecekleri tükürükle ıslatıp karıştırarak kolayca yutulmalarını sağlar.

TATMA: Dil, üzerindeki küçük kabartılar (papilla) sayısında başta acı, tatlı, ekşi ve tuzlu olmak üzere sayısız tat çeşidini algılayabilme yeteneğine sahiptir. Bu tat sinyallerini beyne iletir ve tat alma duyuşuna yardımcı olur. Kısacası dilimizdeki papillalar adeta tat uzmanı olarak görev yaparlar.

KONUŞMA: Dil, ağız boşluğundaki değişik hareketleriyle ve şekil değiştirmesiyle kelimelerin yapıtaşları olan çeşitli seslerin oluşmasında ve mucizevi bir hadise olan konuşmamızda önemli rol oynar.

SALGILAMA: Ağzın nemli kalmasını sağlayan mukus ve seröz sıvıyı salgılar.

TEMİZLİK: Dilin ucu, bir kürdan gibi sivriltilerek ağız boşluğunda bulunan dar köşeleri, ufacık çukurları ve hatta diş aralarını bile temizleyebilecek şekilde yaratılmıştır. Eğer dilin bu ağız içini temizleme fonksiyonu olmasaydı, ağız yaraları ve diş çürükleri hayatı çekilmez kılacaktı.

EMME: Emme sırasında her tarafı kapalı olan ağız boşluğunda, bir arkaya ve aşağıya doğru yaptığı hareketlerle, bir pompanın pistonu gibi iş görür. İçtiğimiz her çeşit sıvıyı içeriye çeken bir vakum oluşmasında rol alır.

Dilde tahmin edemeyeceğimiz sayıda farklı kas vardır. Bu kaslar, hem dili yerinde tutar hem de onun son derecede hayati pek çok hareketi yapmasında görev alır. Sadece kaslardan müteşekkil bir organ olan dil, ağız boşluğuna en ideal şekilde yerleştirilmiştir. Ağız kapalı olduğu zaman, aşağı yukarı bütün ağız boşluğunu doldurur. Normal pozisyonda dilin ucu serbestken, yan kenarları diş kavisleriyle. Üst yüzü de sert damakla temastadır.

Aslında küçük bir organ olmasına rağmen, kaslarının çokluğu, bu kasların yapışma yerlerinin ve kas liflerinin yönlerinin çok çeşitli olması, liflerin kasılma ve esnemesini kolaylaştıran yağ dokusunun bolluğu dilin hareketlerini kolaylaştırır. Yine bu saydığımız faktörlerden dolayı dil; şeklini değiştirebilme konusunda müthiş bir organdır. Dile yerleştirilen bütün bu anatomik özellikler, dilin çeşitli görevleri kolay ve hızlı şekilde yapabilmesini sağlar. Eşsiz özellikleri ve muhteşem tasarımlarıyla yaratılmış olan dilimizin çiğneme, yutma, emme ve konuşma gibi işlerde çok önemli pozisyonları vardır.

Kuvey-i zâika olan dilimiz, midemize bir kapıcı hükmündedir. Tatlının, acının, tuzlunun, ekşinin bütün nuanslarını ve derecelerini ve tatlarını hisseder ve alır.

Yediğimiz taamların, yemeklerin tatlarını dilin sayesinde alabiliyoruz.

Ayet-i Kerimede Allah, insanı en mükemmel şekilde yaratmıştır.

Dilimizi böyle mükemmel ölçüler içinde ve hayatımızı kolaylaştıracak şekilde yaratan; ilmi, hikmeti, rahmeti ve sanatı sonsuz Yüce Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.