BATMAN, MANEVİ REHBERLİKTE TÜRKİYE’YE MODEL OLSUN

Yayınlama: 19.10.2026
Düzenleme: 19.10.2026 17:02
A+
A-

Batman’da bir annenin gece yarısı evladının yolunu gözlerken yaşadığı korkuyu hiç düşündünüz mü?

Uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden çocuğunun geleceğinden endişe eden bir anneyi… Yasa dışı bahis yüzünden borç batağına sürüklenen evladını kurtarmaya çalışan bir babayı…

Tefecilik yalnızca para meselesi değildir. Borç baskısıyla çaresizliğe sürüklenen gençleri, hayatını kaybeden evlatların ardından acı çeken aileleri düşünün. Yılların emeğiyle kurduğu işini kaybeden, ticari hayatı dağılan, memleketinden ayrılmak zorunda kaldığını anlatan insanları…

Her olayın nedeni ayrı ayrı araştırılmalıdır. Ama hiçbir borç, hiçbir tehdit bir insanın hayatından değerli değildir.

Bir gencin hayatı, bir ailenin huzuru, bir esnafın emeği yok olduktan sonra harekete geçmek yeterli midir?

Emniyetimiz ve jandarmamız suçla mücadele ediyor. Ancak gençlerimizi korumak yalnızca güvenlik güçlerine bırakılamaz.

GENÇLERİMİZİN KAPISINI KİM ÇALACAK?

İşte bu noktada Batman İl Müftülüğüne seslenmek istiyorum.

Neden mi?

Çünkü müftülük; camileri, imamları, vaizleri, Kur’an kursu öğreticileri ve manevi rehberlik imkânlarıyla Batman’ın dört bir yanına ulaşabilecek güçlü bir teşkilata sahip.

Üstelik kadın vaizlerimiz ve Kur’an kursu öğreticilerimiz de genç kızlarımızın, annelerimizin ve kadınlarımızın hayatına dokunabilecek önemli bir imkân sunuyor. Bir genç kızımız derdini ailesine anlatamıyorsa, bir anne evladının bağımlılığı karşısında çaresizse, güvenle başvurabileceği bir kadın din görevlisi ne kadar kıymetlidir.

Elbette öğretmenlerin, sağlık çalışanlarının, ailelerin ve sivil toplumun sorumluluğunu görmezden gelmiyorum.

Müftülüğü odağa almamın sebebi önyargı değil, insanların yalnızca kapısını değil, gönlünü de çalabilecek bir hizmet ağına sahip olmasıdır.

Sayın Müftüm, kıymetli vaizlerimiz, imamlarımız, Kur’an kursu öğreticilerimiz, medrese hocalarımız…

Namaz kıldırmak, hutbe okumak ve dinî bilgileri öğretmek kıymetlidir. Ancak uyuşturucu, yasa dışı bahis ve tefecilik gençlerimizi tehdit ederken manevi rehberlik caminin kapısında bitebilir mi?

Camiye hiç gelmeyen bir genç de imamının ilgisini hak etmiyor mu?

Manevi rehberlik, gerektiğinde bir gencin yanına oturup onu yargılamadan dinleyebilmektir.

Makam ve sorumluluk sahibi herkese de sesleniyorum:

Bir yöneticinin büyüklüğü, kaç kişinin kapısına geldiğiyle değil, derdini anlatamayan kaç insanın kapısına kendisinin gittiğiyle ölçülmelidir.

Mehmet Âkif’in Safahat‘ındaki “Kocakarı ile Ömer” şiirini hatırlayalım. Hz. Ömer, aç çocuklarını avutmak için tencerede taş kaynatan bir kadınla karşılaşır. Derdini dinler, yiyecek getirir.

Burada asıl dikkat çekici olan şudur:

“Kadın halifenin kapısına gitmemiştir. Halife, kadının kapısına gitmiştir.”

Bugün bizim kapısını çalmamızı bekleyen kaç aile var?

Görkemli camiler ve medreseler için hayırseverlerden destek isteyenlerin gayretini küçümsemiyorum. Ama aynı kapılar, çaresizlik içindeki gençler için de çalınıyor mu?

Bir medresenin duvarlarını yükseltmek için gösterilen hassasiyet, bir gencin ahlakını, karakterini ve geleceğini inşa etmek için de gösteriliyor mu?

Bir cami inşa etmek hayırdır. Bir genci yeniden hayata kazandırmak da hayırdır.

MÜFTÜLÜĞE YASAL GÖREVLERİNİ HATIRLATIYORUM

Sayın Müftüm…

Diyanet’in görev düzenlemeleri namaz ve hutbenin yanında vaaz, dinî eğitim ve irşat hizmetlerini de kapsıyor. 657 sayılı Kanun’da memurlar için genel haftalık çalışma süresi 40 saattir. Din hizmetlerinin özelliği nedeniyle farklı çalışma düzenleri uygulanabilse de diğer hizmetlerin planlanması ve denetlenmesi önemlidir.

Batman’da gençleri uyuşturucudan, yasa dışı bahisten ve tefecilikten korumaya yönelik, mahalle mahalle sürdürülen kapsamlı bir manevi rehberlik çalışmasına şahsen yeterince tanıklık etmiş değilim.

Bu, hiçbir çalışma yapılmadığı anlamına gelmez. Fedakârca görev yapan din görevlilerimizin hakkını teslim ediyorum. Ancak yapılanları ve sonuçlarını bilmek istiyorum.

Sayın Müftüm, kaç aile ziyaret ediliyor? Kaç gencin derdi dinleniyor? Kaçı tedaviye veya sosyal desteğe yönlendiriliyor? Bu çalışmalar nasıl takip ediliyor ve denetleniyor?

Kadın vaizlerimiz ve Kur’an kursu öğreticilerimiz aracılığıyla kaç genç kızımıza, kaç annemize, yardım istemekten çekinen kaç kadınımıza ulaşılıyor?

Diyanet İşleri Başkanlığıyla koordinasyon kurularak üç ay veya daha uzun süre cuma hutbelerinde erdemli gençlik, helal kazanç, kul hakkı ve bağımlılıktan korunma konuları işlensin. Kürsüde verilen öğüt mahallede gösterilen ilgiyle tamamlanmalı.

Batman İl Müftülüğü, Batman Üniversitesiyle de iş birliği yaparak gençlerin sorunlarını dinlemelidir.

Bir imam, bir vaiz veya kadın din görevlisi; yardım isteyen, hatta istemekten çekinen gençleri ve ailelerini yargılamadan dinlemeli, güvenlerini kazanmalı; ihtiyaç duyduklarında sağlık hizmetlerine ve uygun olduğunda AMATEM’e ulaşmalarına yardımcı olmalıdır.

Bir annenin evladını tedaviye götürecek yolu bilmemesi, o evladın kaderi olmamalıdır.

Bağımlılığın tedavisi uzmanların işidir. Manevi rehberlik tedavinin yerini tutmaz; yardım istemeye cesaret veren bir el olabilir.

SAYIN VALİM, BATMAN TÜRKİYE’YE MODEL OLSUN

Sayın Valimiz Ekrem Canalp…

Köy ziyaretlerinizde vatandaşın ayağına gitme anlayışınızı ortaya koydunuz. Gençlerimize yönelik mevcut çalışmalarınız, bu anlayışınız doğrultusunda ilgili bütün kurumların ortak seferberliğiyle daha da güçlendirilemez mi?

Valilik koordinasyonunda müftülük, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler, baro, üniversite ve gençlik birimleri “Manevi Aşı, Güçlü Gençlik” adıyla ortak bir çalışma başlatabilir.

Gençlerin ve ailelerin rızasıyla ziyaretler yapılsın. İhtiyaç duyanlar tedaviye, psikolojik desteğe, sosyal yardıma, spora ve meslek edinme imkânlarına ulaştırılsın. Tefeci tehdidi altındaki vatandaşlara güvenli hukuki ve sosyal destek yolları gösterilsin.

Kimse yargılanmasın, kimse fişlenmesin.

Sayın Valim, gençlerimizin geleceğini korumak için ilgili bütün kurumları harekete geçirerek topyekûn bir mücadele başlatılması yönünde vereceğiniz talimat, Batman’ımız için kalıcı ve kıymetli bir kazanım olacaktır.

BİR GENCİN VEBALİ HEPİMİZİN OMUZLARINDA

Buradan yalnızca bir kuruma veya bir yöneticiye değil; gençlerimizin geleceğinde sorumluluğu bulunan herkese sesleniyorum.

Necip Fazıl Kısakürek’in Abdülhamid Han eserinde Sultan II. Abdülhamid’in ağzından dile getirildiği aktarılan edebî bir yakarış vardır:

“Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!”

Bu sözler bana gençlerimizin geleceğini düşündürüyor.

Bir annenin gözyaşını silenlerden, bir gencin elinden tutanlardan, görevini gönülden yapanlardan Allah razı olsun.

Ama görevi, bilgisi ve imkânı olduğu hâlde gençlerimizin feryadını duymazdan gelenlere; manevi rehberlik yapabilecekken atalete kapılanlara, yardım edebileceği bir aileyi bile bile yalnız bırakanlara…

Ben şahsım için değil, geleceğimiz olan gençlerimiz için hakkımı helal etmiyorum!

Çünkü kaybettiğimiz her gençle yalnızca Batman’ın değil, ülkemizin de geleceği yara alır.

Bu satırların, başta Batman İl Müftülüğümüz olmak üzere gençlerimizin geleceğinde sorumluluğu bulunan bütün kurumların yöneticileri ve çalışanları tarafından okunmasını, ilgili herkese ulaştırılmasını gönülden rica ediyorum.

Batman, yalnızca yükselttiği binalarla değil; hayata kazandırdığı gençleriyle Türkiye’ye model olsun.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

o sohbet org