Bir zamanlar “Sudan ucuz” diye bir deyim vardı… Bugün Batman’da bu söz artık sadece geçmişte kalan bir hatıradan ibaret.
Çünkü artık vatandaş için su, temel ihtiyaç olmaktan çıkmış, ağır bir ekonomik yük haline gelmiştir.
Son aylarda şehrimizde su faturaları adeta vatandaşın belini büker hale geldi. Geçen yıl ortalama bir eve gelen 100-200 TL’lik faturalar bugün 700-800 TL seviyelerine dayanmış durumda. Üstelik birçok aile için su faturası; elektrik ve doğalgaz faturalarını geçmiş halde.
Peki, bunun sebebi gerçekten vatandaşın çok fazla su kullanması mı?
Hayır…
Asıl mesele, belediyedeki sayaç okuma sistemindeki düzensizlik ve personel yetersizliğinin bedelinin halka ödetilmesidir.
Çünkü uygulanan tarifeye göre; 30 günlük kullanımda ilk 20 tona kadar suyun ton fiyatı yaklaşık 25 TL. 20 tondan 30 tona kadar çıkan kullanımda ton fiyatı 36 TL’ye yükseliyor. 30 tondan 40 tona kadar olan kullanımda ise ton fiyatı yaklaşık 42 TL’ye kadar çıkıyor.
Yani vatandaş biraz daha fazla kullandıkça değil, sayaç biraz daha geç okundukça cezalandırılıyor!
Normal şartlarda ayda bir okunması gereken sayaçlar bazı bölgelerde 40 hatta 45 gün sonra okunuyor. Böyle olunca da vatandaşın tüketimi doğal olarak üst kademeye çıkıyor.
Sonuçta insanlar aynı yaşam düzeniyle yaşamasına rağmen, daha pahalı tarifeden ücret ödemek zorunda bırakılıyor.
Şimdi soruyoruz:
Eğer sayaçların geç okunmasının sebebi personel eksikliği ise, bunun bedelini neden vatandaş ödüyor?
Bir aile düşünün… 30 günlük kullanımda belki alt tarifede kalacakken, sayaç 45 gün sonra okunuyor diye üst tarifeye çıkıyor. Böylece hem daha fazla ton yazılıyor hem de ton başına daha yüksek ücret uygulanıyor. Üstüne bir de atık su bedelleri eklenince ortaya vatandaşın ödemekte zorlandığı faturalar çıkıyor.
Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Vatandaş belediyenin eleman eksikliğinin, organizasyon hatasının veya sistem yetersizliğinin yükünü sırtlanmak zorunda değildir.
Bugün insanlar zaten ağır ekonomik şartlar altında yaşam savaşı veriyor. Kiralar, mutfak masrafları, elektrik, doğalgaz derken vatandaş ay sonunu getiremez hale gelmiş durumda. Şimdi bir de gecikmeli sayaç okumalarının oluşturduğu yüksek tarifeli su faturaları insanları daha da çıkmaza sürüklüyor.
Vatandaşın talebi ise son derece açık ve haklıdır:
Sayaç geç okunmuş olsa bile ücretlendirme 30 günlük ortalama baz alınarak yapılmalıdır. İnsanlar belediyenin gecikmesi yüzünden üst tarifeye çıkarılmamalıdır. Ayrıca geçmiş dönemde bu şekilde oluşan mağduriyetler yeniden incelenmeli, haksız tahsil edilen ücretler vatandaşlara iade edilmelidir.
Çünkü bu mesele sadece su faturası meselesi değildir…
Bu mesele adalet meselesidir. Bu mesele vicdan meselesidir. Bu mesele vatandaşın alın terine sahip çıkma meselesidir.
Yetimin, emeklinin, dar gelirlinin cebinden çıkan her kuruşun hesabı vardır. Kamu hizmeti anlayışı, vatandaşı mağdur ederek değil; vatandaşın hakkını koruyarak anlam kazanır.
Buradan belediye yetkililerine açık çağrıda bulunuyoruz:
Vatandaşın sesine kulak verin. Sayaç okuma sistemini düzene koyun. İnsanları geciken okumalar yüzünden yüksek tarifelerin altında ezmeyin.
Çünkü halk artık şunu düşünüyor: Batman’da sudan çok, adaletsizlik akıyor…