İSLAMDA ORUC VE ÖNEMİ
Değerli Dostlar!
On bir ayın sultanı Ramazanın manevi hayatımızda özel bir yeri vardır. Zira Ramazan, oruç ve Kur’ân ayıdır. Ramazan sabır, şükür, tövbe ve tefekkür ayıdır. Ramazan, bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini içinde saklayan en şerefli aydır. Ramazan ibadettir, berekettir, mağfirettir. Ramazan taattir, hayır ve hasenattır. Peygamber Efendimizin bildirdiğine göre, Ramazan ayının ilk gecesi olunca, bir melek şöyle seslenir: “Ey iyilik isteyen! İbadete ve kulluğa gel! Ey kötülük isteyen! Günahlarından vazgeç! (Tirmizi Savm 1)
Ramazan, oruç ile anlam bulur. Oruçlarımız her şeyden önce bir sabır, irade ve merhamet eğitimidir. Bizi; iştah ve hevesin, gayri meşru istek ve arzuların esiri olmaktan koruyan birer kalkandır. “Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”[Bakara Süresi 183. Ayet) âyeti, orucun gayesinin her türlü kötülükten ve günahtan uzak durmak olduğuna işaret eder. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurur “Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Ona birisi sataşır veya söverse, ‘Ben oruçluyum!’ desin.” (Buhari Savm9)
Değerli Dostlar!
Ramazan kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ayıdır. Geçici olarak yeme-içmeden uzak kaldığımızda, açlığın vermiş olduğu sıkıntı sayesinde yoksulun halini anlar, nimetlerin kadrini bilir ve Rezzâk olan Allah’a hakkıyla şükretmemiz gerektiğinin farkına varırız.
Ramazan ve oruç: aynı zamanda kötü alışkanlıklara son verme, iyiden, güzelden yana yeni sayfalar açma fırsatıdır. Öyleyse geliniz dilimizi gıybetten ve kötü sözlerden, vücudumuzun bütün organlarını haram ve yasak davranışlardan uzak tutarak iyiliğe ve güzelliğe , kalbimizi, tefekkür dünyamızı ve bütün hayatımızı Ramazanın ve orucun getirdiği güzelliklerle buluşturalım.
Değerli Dostlar!
Cenabı Allah Hazreti Kur an da şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı, insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçlu geçirsin.” Bakara Süresi 185.Ayet
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” Buhari İman 128
“Cennet’te reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166.)
Değerli Dostlar!
Hayatımızı gözden geçirmek, geçmişin muhasebesini yapmak, Rabbimize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlamak için Ramazan-ı şerifi eşsiz bir nimet, bulunmaz fırsat ve emsalsiz bir imkân bilelim. Günahlarımıza tevbe ve istiğfar edelim. Ateşten kaçar gibi haramlardan ve günahlardan uzak duralım.
Gerçek manada tüm organlarımıza oruç tutturalım. Eğer oruçlu iken Allah’ın haram kıldığı kötü söz ve davranışları terk etmezsek Peygamber SAV in bizlere haber verdiği gibi “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezsek, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, buyurmuşlardır.
Değerli Dostlar!
Hepimiz oruçlarımızı en güzel şekilde tutmaya gayret gösterelim. Cehennem ateşine karşı kalkan olan orucumuzu asla ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki farz olan orucu mazeretsiz tutmamak Allah a karşı isyan ve günahtır. Cenabı Allah mübarek ramazan ayını cümlemize hayırlara vesile kılsın…