YAŞLILARIN TOPLUMA KATKILARI

Yayınlama: 16.02.2026
Düzenleme: 15.02.2026 02:19
A+
A-

Günümüzde yaşlıların toplumlar içindeki oranları giderek artmakta, nüfuslar belirgin şekilde yaşlanmaktadır.

Yaşlıların ise birçok kronik hastalığa sahip. Topluma yük kişiler olarak görülme eğilimi yaygınlaşmaktadır. Çünkü yaşlılarda ortaya çıkan bedensel zorlanmalar ve duyularda gerilemeler yanında;

* Yaşlanırken yeni bilgileri akılda tutma becerisi zayıflamaktadır.

* Düşünme hızı, yoğunlaşma ve farklı fikirler arasındaki zihinsel esneklikte de düşüşler olmaktadır.

Bu durum da kamu sosyal güvenlik kurumlarının yükünün artmasına, sağlık sistemi harcamalarında şişme ve zorlanmalara sebep olmaktadır.

Ancak madalyonun bir de öbür yanı vardır:

Yaşlanırken genel kültür ve kelime dağarcığı gibi zihinsel fonksiyonlar zarar görmez. Hatta daha iyi seviyeye bile gelebilir. Yani bilgelik aktar.

Bilgelik; yaşama ile ilgili meselelerde iç görü sahibi olmak, şüpheli veya tereddütlü durumlarda dengeli seçimler yapabilmek olarak tanımlanabilir. İşte bir yandan beynin daha yavaşlaması ve bu sayede akıllıca tepkiler verilebilmesi, diğer yandan genel kültür ve bilgi dağarcığının zarar görmemesi sebebiyle yaşlılar bilgelişirler.

Yani sahip oldukları geniş bilgi ve deneyim birikiminden yararlanabilirler. Karışık durumlarda sezgisel olarak doğru ve aklıselim kararlar alabilirler. Finansal konularda da daha dikkatli davranırlar. Ünlü filozof Platon (Eflatun),

“Aklın gözleri, vücudundakiler görmemeye başladığı zaman keskinleşir” derken tecrübe ve birikimin önemini kastetmiştir.

İşte bu avantajları ile yaşlılar, kıymetleri bilinirse elbette topluma ve ailelerine çok şey katabilirler. Bazılarını sıralayalım:

Koruyuculuk: Aileye dıştan gelecek maddi ve manevi zararlara karşı aile üyelerinin korunmasıdır. Yaşlılar, ailenin sözcüsü ve toparlayıcısı olarak rol alırlar.

Psikolojik Görev: Aile üyeleri arasındaki sevgi ve bağlılığı kuvvetlendirirler.

Ekonomik Görev: Ailenin alışveriş ihtiyaçlarına ve birtakım ödemelerine ellerindeki kıt imkânlarla dahi yardımcı olurlar.

Torunlara Bakım ve Sevgi: Ailenin küçük bireyleri büyük anne ve babanın sevgisine, ilgisine ihtiyaç duyarlar. Ailenin köklerinin geçmişe dayandığını gören yeni neslin kendilerine ve çevreye güvenleri artar. Özellikle annelerin çalıştığı ailelerde büyük annelerin aldıkları görev çok önemlidir ve yerleri doldurulamaz. Onların torunlarına ayıracak vakitleri daha geniştir ve sevgileri sınırsızdır.

Üstelik torunlarla ilgilenme ve torun sevgisi yaşlıları da mutlu eder. Aile bağlarını sağlamlaştırır. Sağlık sorunlarını azaltır ve ömürlerini uzatır. Yaşlı büyük anne ve babalar genellikle; “En mutlu vakitlerim torunlarımla geçirdiğim zamandır. Onlar hayatımı daha anlamlı kılıyor” demeleri boşuna değildir.

Dini Görev: Dini bilgilerin çocuklara öğretilmesini kapsar. Ayrıca ailenin adet, gelenek ve göreneklerini torunlarına benimsetmede önemli fonksiyon görürler.

Deneyimlerinden Yararlanma:

Toplumumuzda yaşlılar, geçmişe ait olay ve bilgileri, değerleri gelecek nesillere aktararak bu toplumsal rolü özellikle sosyal açıdan yerine getirirler. Yaşlıların deneyimlerinden yararlanılır, fikrine başvurulur.

Çünkü yaşlılar yaşamsal zenginlikleri ve birikimleri ile deneyim ve donanımlarıyla Bilge ve bilgilidirler. Sakin ve kendine güveni yüksek kişilerdir.

Ünlü tarihçi Arnold Toynbee, “Bir toplumun kalite ve dayanıklılığı, yaşlı vatandaşlarına gösterilen özen ve saygıyla ölçülür.” derken haklıdır.

Bu yüzden yaşlıların kıymetini bilen toplumlar daha mutlu ve huzurlu olurlar.

Peygamber Efendimizin (sav) buyurduğu gibi:

“Bir genç, yaşından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse Cenab-ı Hak da, ihtiyarladığında ona hizmet edecek kimseler yaratır.”

“Yaşlılarımıza hürmet ve ikram, Allahu Teâlâ’ya saygıdandır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.