Günümüzde her saniye milyarlarca veri üretiliyor. Sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflardan online alışverişlerimize, nakıllı telefonlarımızın konum verilerinden hastane kayıtlarına kadar her şey birer veri kaynağı haline geldi. Peki bu devasa bilgi yığını nasıl anlam kazanıyor. İşte burada yapay zeka (YZ) ve büyük veri (big data) arasındaki güçlü ortaklık devreye giiriyor. 2024 yılında üretilen verinin 150 Zettabyte (ZB=1 milyar TB) olduğu ve 2025 yılında üretilmesi beklenen verinin ise 180 ZB’a ulaşması öngörülüyor.
BÜYÜK VERİ NEDİR VE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Büyük veri, genellikle dijital araçlar ve bilgi sistemleri tarafından üretilebilen, işlenebilen ve giderek daha fazla kullanılan büyük hacimli veriler için kullanılan bir terimdir. Diğer bir ifade ile, geleneksel veri işleme yöntemleri ile analiz edilmesi zor olan, büyük hacimli, hızlı üretilen ve çeşitli formatlardaki veri kümelerini ifade eder. Sosyal medya platformlarında her gün milyonlarca gönderi paylaşılıyor, arama yapılıyor ve video platformlarında 1 milyar saat video izleniyor. Bu rakamlar sadece buzdağının görünen kısmı.
Büyük verinin gücü, içerdiği gizli kalıplar ve eğilimlerde yatıyor. Bir e-ticaret sitesi, müşterilerinin satın alma geçmişlerini, web sitesinde geçirdikleri süreyi ve tıklama davranışlarını analiz ederek gelecekteki alışveriş tercihlerini tahmin edebilir. Sağlık verilerinin barındırıldığı sistemler, binlerce hastanın verilerini inceleyerek hastalıkların erken teşhisi için yeni yöntemler geliştirebilir.
YZ VE BÜYÜK VERİ: MÜKEMMEL BİR İKİLİ
Yapay zeka ve büyük veri arasındaki ilişki simbiyotik bir ortaklığa benzer. YZ, büyük veriyi anlamlandırmak için gerekli araçları sağlarken, büyük veri de YZ sistemlerinin öğrenmesi ve gelişmesi için gerekli ham maddeyi sürekli üretir.
Geleneksel programlama yaklaşımında, bir bilgisayara ne yapması gerektiği adım adım anlatılır. Ancak büyük veri söz konusu olduğunda bu yaklaşım yetersiz kalır. Milyonlarca veri noktasını manuel olarak analiz etmek imkansızdır. İşte bu noktada makine öğrenmesi algoritmaları devreye girer. Bu algoritmalar, veriler arasındaki karmaşık ilişkileri keşfederek insan müdahalesi olmadan öğrenebilecek şekilde geliştirmiştir.
Üretken yapay zekanın eğitiminde son yıllarda görülen hızlı yükselişte, geleneksel programlama yaklaşımının terk edilerek öğrenmenin öğretilmesinin katkısı büyüktür.
Örneğin, bir müzik platformu, kullanıcılarının dinleme alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş müzik önerileri sunar. Bu sistem, sadece hangi şarkıları dinlediğinizi değil, hangi saatlerde müzik dinlediğinizi, hangi şarkıları atladıınızı, hatta bir şarkıyı ne kadar süreyle dinlediğinizi de öğrenir. Tüm bu veriler, YZ algoritmaları tarafından işlenerek sizin için mükemmel bir çalışma listesi oluşturur.
VERİ ANALİTİĞİ İLE GELECEĞİ ÖNGÖRMEK
Veri analitiği, büyük veri kümelerinden anlamlı bilgiler çıkarma sürecidir. Bu süreç, geçmişi anlamak, bugünü kavramak ve geleceği tahmin etmek için kullanılır. Bu yetkinlik; yapılandırılmış verilerin artan erişilebilirliği, yapılandırılmamış verilerin işlenebilmesi, artan veri depolama kapasitesi ve bilgi işlem gücündeki ilerlemeler sayesinde mümkün hale gelmektedir. YZ destekli veri analitiği, bu süreci daha da güçlü hale getirir.
Perakende sektöründe, veri analitiği ile müşteri davranışları tahmin edilebilir. Hangi ürünlerin ne zaman talep göreceği, stok seviyelerinin nasıl optimize edileceği ve hatta hangi müşterilerin alışverişi terk etme eğiliminde olduğu öngörülebilir.
Önceleri stok ve cari takipler, sonrasında üretim ve servis gibi alanlarda bilgisayar kullanımına geçen işletmeler ciddi bir veri havuzuna sahip oldu. Kullanılan yazılımların raporlama özellikleri ile belli ölçüde ilgilenen yöneticiler anlamlı sonuçlara ulaşabilir. Bu şekilde geliştirilen bir beceri, sonrasında şirket verilerinin üretken yapay zeka platformları kullanılarak etkin sonuçlar alınmasına zemin hazırlayacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan araştırmalar, veri analitiğine dayalı çalışma yapan firmaların kârlılıklarını %5 oranında artırdıklarını gösteriyor. Çok uluslu şirketlerin yıllık kârlarının 50 -100 milyar USD mertebesinde olduğu düşünüldüğünde elde edilen rakam daha anlamlı görünecektir.
YZ’nin ÖĞRENME SÜREÇLERİ VE VERİ
Yapay zekanın öğrenme süreci, insanların öğrenme şekline benzer ama çok daha hızlıdır. Bir çocuk yürümeyi öğrenirken binlerce deneme yanılma yapar. Benzer şekilde, YZ sistemleri de büyük miktarlarda veri kullanarak öğrenir. Ancak bu süreç saniyeler veya dakikalar içinde tamamlanabilir.
Makine öğrenmesinde üç temel yaklaşım vardır.
1- Denetimli öğrenme.
2- Denetimsiz öğrenme
3- Pekiştirmeli Öğrenme
Denetimli öğrenmede, YZ sistemi etiketli verilerle eğitilir. Örneğin, binlerce köpek ve kedi fotoğrafı gösterilerek hangi resmin hangi hayvanı gösterdiği öğretilir.
Denetimsiz öğrenmede ise sistem, etiket olmadan veri kümelerindeki kalıpları keşfedecek şekilde eğitilir.
Pekiştirmeli öğrenmede ise sistem, deneme yanılma yoluyla ve ödül ceza yöntemiyle en iyi stratejileri öğrenecek şekilde programlanır.
Deep learning (derin öğrenme), özellikle büyük veri kümerlerinde çok etkili olan bir YZ yaklaşımıdır. İnsan beyninin çalışma şeklinden ilham alan bu yöntem, milyonlarca yapay nöron kullanarak karmaşık kalıpları tanıyabilir. Google Translate’in dil çevirilerinde kullandığı sistem, milyarlarca çeviri örneğini analiz ederek yüzden fazla dili birbirine çevirebilir hale geldi.
GÜNLÜK HAYATTAKİ UYGULAMALAR
YZ ve büyük veri ortaklığının sonuçlarını günlük hayatımıza sürekli görüyoruz. Video platformlarının önerileri, Navigasyon uygulamalarının trafik durumuna göre rota planlaması, E-ticaret platformlarının ürün tavsiyeleri ve hatta bankaların dolandırıcılık tesbiti sistemleri hepsi bu teknolojilerin birer ürünü.
Akıllı şehir projelerinde, trafik ışıkları gerçek zamanlı trafik verilerini analiz ederek Optimum şekilde çalışabilir.
SONUÇ: GELECEĞİN KAPILARINI ARALAMAK
YZ ve büyük veri arasındaki güçlü ortaklık, sadece teknoloji dünyasına değil, yaşam kalitemizi de köklü şekilde değiştiriyor. Sağlıktan eğitime, ulaşımdan devlet korumasına kadar her alanda yenilikçi çözümler sunuyor. Ancak bu gelişmelerle birlikte veri güvenliği ve mahremiyeti konularında da dikkatli olmamız gerekiyor.
Gelecekte, YZ ve büyük veri teknolojilerinin daha da gelişmesi ile birlikte, bugün hayal bile edemediğimiz çözümlerle karşılaşacağız. Bu teknolojileri anlamak ve doğru şekilde kullanmak hem bireysel hem de toplumsal gelişimimiz için kritik öneme sahip.