gap başlık

logo

TÜRK FUTBOLUNU KURTARACAK OLAN YABANCI OYUNCU SINIRLAMASI MI ?


Serdal TURAN
serdalturan1993@hotmail.com

Son zamanlarda futbol gündemini oldukça meşgul eden ve uygulaması bir yıl ertelenen yabancı futbolcu sınırlaması ile ilgili çok farklı görüşler mevcut . Ben bu tip kuralların ülke futbolunun gelişimine katkıda bulunacağına inanmayanlardanım, bu konu sadece milli duygular ile ele alınacak bir konu değil kanımca.

Şenol Güneş’in bu güne kadar ülke futbolu için yaptıklarını tartışmaya açabilecek kimse yoktur aramızda, ülke  tarihinin en başarılı dönemlerinden birinde futbolun başındaydı . Fakat son dönemlerdeki uygulamaları ve söylemleri birbiri ile çokta bağdaşmıyor, Kulüp takımında hocalık yaparken 11 yabancı uyruklu oyuncu ile sahaya çıkan başarılı hocamız milli takımın başına geçtikten sonra yabancı sınırlaması ile ilgili fikirler beyan ederek bu kuralın değişmesine öncülük etti ve ve sonuca ulaştı. Ulaştı ulaşmasına ama kendisine ve onun nezdinde futbolun kural koyucularına sormak istiyorum “Türk futbolunu kurtaracak olan yabancı sınırlaması mı ? “

Elbette değil , bunun en önemli göstergesi 15 yabancı oyuncuya müsaade edilen sistem döneminde hedef yükseltip Avrupa’nın önemli liglerinin yolunu tutmuş tamamen ülkemiz altyapısından yetişen Cengiz Ünder , Yusuf Yazıcı , Çağlar Söğüncü , Ozan Kabak ve hatta süper ligde bile forma giymeden direk Fransa lig 1 takımlarından Lille’e transfer olarak başarıları ile göğsümüzü kabartan Zeki Çelik gibi oyunculardır.

Yabancı oyuncu sınırlamasının olduğu daha önceki dönemlerde sırf yerli diye astronomik anlaşmalar yapıp misyonunu tamamlayan ve buraları kendi kariyerinin en üst noktası görerek çalışmayı bırakan birçok yetenekli futbolcu oldu ve bundan en büyük zararı ülke futbolu gördü, çünkü o dönem TFF Türk futbol nesline yapabileceği en büyük kötülüğü yaptı ve yerli oyuncuların vizyonunu 3 büyüklere transfer olmak ile sınırladı, buralara ulaşan oyuncular buradan ötesi yok dedi ve bu zihniyetle kariyerleri gitgide geriledi ya da yerinde saydı, halbuki birçoğu dünyanın büyük liglerinde mücadele edecek yeteneğe sahipti.

Bizlerde isteriz ligimizdeki takımlarımızın ilk 11 kadrosunda yerli oyuncular olsun, ülkemizden yetişen oyuncular bizleri ülke sınırları dışında gururla temsil etsin, ama çözüm bu değil.

Bunu oluşturacak yegâne şey ülke genelindeki tüm amatör kulüplere kendilerini kıymetli hissettirmek, sporcu gençlerimize hedef kazandıracak eğitimler vermek ve yerelden başlayarak ülkenin dört bir yanına Altınordu Spor Akademisi tarzında altyapı akademileri kazandırmaktır. Ondan sonra zaten takımlarımız kendi kendilerine yabancı sınırlarını koyar zaten.

TFF’ nin yayınlanan son mali tablosunda amatör futbola harcanan rakam 50.000.000 TL (50 Milyon ) üzerinde bir rakam, elbette az değil ama bu rakam diğer devlet kurumlarının desteği ile daha yukarı çekilebilir ve yerelde her ile amatör ruhla profesyonel anlamda sporcu yetiştiren en az bir spor akademisi kurulabilir. Bunun için gerekli insan kaynağı zaten mevcut, üniversitelerimizin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında sporun her alanı ile ilgili eğitimler almış birçok gencimiz var bunlar ya işsiz ya da alakasız işlerle iştigal ediyorlar.

Bazı illerimizde Gençlik ve spor il müdürleri vasıtasıyla farklı yararlı uygulamalar yapılmakta ama yetmez. Sadece aktive bazlı değil sonuca ulaşacak bir yapılanmaya gidilmeli. Devlet yaptığı her yatırımı, her hizmeti, sonuç odaklı yaklaşarak incelemeli, takip etmeli ve sorgulamalıdır.

Parayı gönderdik amatörler gelişsin, gençler yetişsin demekle olmaz. Ülke futboluna yapılan 50.000.000 TL ile amatörler ne kadar gelişti ne kadar genç yetişti bunlarında sorgulaması gerekli. Ülke futbolu öyle bir günde kurtulmaz ama her sonucun bir başlangıcı vardır.

Kalın sağlıcakla…

Share
1217 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİZ KİMSİNİZ? 

    12 Eylül 2021 Yazar Makaleleri

    Çan ve Karga hikayesini bilirsiniz! Karganın biri her gün Kilise çanının üzerine pislermiş. Kargaya engel olamayan ve her gün Çanı temizlemek zorunda kalan Kilisenin Papazı, danışma sonucu bulunan çareyi uygulamaya koymuş. Tuzladığı deve etini Çanın yakınına bırakır ve hemen yanına da bir tas şarap koyar. Gece karanlığında Çanın üstüne pisleyen Karga, kokusunu aldığı deve etini de yer. Yediği tuzlu etin etkisiyle susayan karga, hemen yanındaki şarabı içer. İçtiği şarapla sarhoş olan karga oracıkta uyuyakalır. Sabah kargayı yakalayan Papaz şö...
  • TEŞEKKÜRLER SAYIN BAKANIM, ÇOK SAĞOLUN PAŞAM…

    11 Eylül 2021 Yazar Makaleleri

    Kardeşimin hastalığı dolaysıyla yaklaşık 20 gün Kocaeli’ndeydim. Kalp kapakçığı ve aort damarı değişen Çetin hoca, şuan çok şükür iyi durumda. Kendisini taburcu edip evine teslim ettikten sonra bende diğer kardeşim Ömer ile birlikte Batmana döndük. Ne kadar da özlemişim evimi, şehrimi, dostlarımı, akrabalarımı, komşularımı… Hastalık süresi boyunca bu zor sürecimizde yanımızda yer alan, iyi dilek ve dualarını esirgemeyen tüm dost, akraba ve sosyal medya takipçilerime bir kez daha kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah, hepinizden razı osun...
  • BATMAN’DA OKULLAR HAZIR, PEKİ YA EĞİTİM?

    05 Eylül 2021 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri

    COVİD19 salgınıyla birlikte kapanan okullar, 6 Eylül’de yüz yüze ve haftanın beş günü olarak yeniden öğrencilerine merhaba diyor. Yayımlanan genelge gereği okullarda, maske, temizlik ve mesafe kurallarına titizlikle uyulacak, yakın temas olmaması için her türlü tedbir uygulanacak. Aşı olmayan öğretmenlerin ve okul çalışanlarının haftada iki kez PCR testine tabi tutulacak olması, okulların açık tutulması için takdir görecek bir karardır. Geçtiğimiz günlerde Vali Hulusi Şahin, sektör buluşmaları kapsamında okul servisleriyle bir araya ge...
  • Batman, yeni eğitim sezonuna hazır mı?

    25 Ağustos 2021 Eğitim, Tüm Manşetler, Yaşam, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Tüm Türkiye’de olduğu gibi Batman genelinde de 6 Eylülde yüz yüze eğitim başlayacak… Yaklaşık 1,5 yıldır tüm dünyayı esir alan covid 19 salgını nedeniyle eğitim camiamız 2 sezonunu maalesef kaybetmek zorunda kaldı. Yaşanmamış bu 2 eğitim sezonu, doğal olarak çocuklarımızın eğitimini gelecek açısından ciddi bir şekilde olumsuz etkileyeceği kaçınılmaz bir gerçektir. Düşünsenize 6 sınıfta olan bir öğrenci, pandeminin başlamasıyla birlikte hiç eğitim ve öğretime katılmadan bu yıl 8’ci sınıfa gidecek… 6-7 sınıfta görmediği, işlemediği ve bi...