gap başlık

logo

Dünya Malı Dünyada Kalsın


Yağmur İnal
yagmurinal194@gmail.com

Dünya değişen ve yok olan bir yer. Dünyadakiler ise telef olmaya mahkûm. Dünya malı ise az ve fani…

Bu dünya, inancımız gereği diğer tarafın tarlasıdır. İnsan, bu dünyada ne ekerse, öbür dünyada hasadını alacaktır.

Üstelik bu dünyanın üç beş yılla sınırlı oluşu da düşünülürse, sınırlardan münezzeh diğer tarafın insan aklı ile anlatılması mümkün olamamaktadır. Ayet ve hadisler ise merakımızı gidermek şöyle dursun; sonsuzluğa daha bir meftun olmamıza yol açmaktadır.

Hatta verilen küçük ipuçları, Necip Fazıl Bey’in harika benzetmesi (teşbih) ile ‘sonsuzluk kervanı peşinde üç ayakla seken topal köpeğe’ dönmemize sebep olmaktadır.

Bu dünya için aç-susuz, uykusuz kalırız. Türlü sıkıntılar çekeriz. Af buyurun, taşıdığı yükün hayrını görmeyen eşek misali… Ya öbür dünya?

Bizim için, hiç de zor olmayan şartları yerine getirmemizi ister sadece. Bunlar da ruh ve beden sağlığımız, toplumsal huzurumuz için elzem olan şartlardır. Sonuçta dünya nimetleri birer kirli çaput eskisidir. Ama bunun idrak edilmesidir mesele…

Kabuğun çatlamasını, ışığa kavuşacağı günlerin özlemini yüreğinde hisseden bir civciv gibi; ten kafesin içinde debelenip duran insanoğlu, hayat dediği şu hengâmenin aslında bir uyku hali, daha doğrusu bir düş (rüya) olduğunu bir anlayabilse…

Bu beceri kazanıldığı takdirde, insan belleği bir yük olmaktan çıkıp, insanoğlunu kurtuluşa erdirecek olan sonsuzluk kapılarını açan birer anahtar işlevi görecektir. Bunlara nazeren şayet sizler benim bildiğimi bilseydiniz, dağlara çıkar hüngür hüngür ağlardınız.

Dönmemek üzere mallarınızı bekçisiz bırakırdınız. Fakat tükenmez ümitler, kalbinizden âhiret düşüncesini aldı. Bütün ümitleriniz, dünyanın nimetleri oldu. Hayvanlar gibi başınıza gelecekleri bilmeyecek kadar kör oldunuz.

Sizler din kardeşi olmanıza rağmen neden birbirinizi sevip nasihat etmiyorsunuz? Sizleri birbirinize düşüren, çirkin duygularınızdır. Sizler neden birbirlerinizi dünya işlerinde uyarırken, ahiret işlerinde uyarmıyorsunuz?

Hatta sevdiğiniz kişiye dahi ahretle ilgili öğüt vermiyorsunuz? Bunlar kalplerinizdeki imanın zayıflığının delilidir. Ahirette elde edeceğinize, dünyada kazandıklarınıza inandığınız gibi inansanız, ahiretin arkasında gitmekten dünyaya fırsat bulamazsınız.

Belki de hiçbir zaman ulaşamayacağınız hevesler için türlü sıkıntılara giriyor, değişik cürümleri uyguluyorsunuz. Ne kadar fenalaşmışsınız ki, içinizdeki imanınızın etkisini kaybetmişsiniz?

Şayet Hz. Muhammed (sav)’in getirdiğinden şüpheniz varsa, bize gelin, sizi aydınlatalım. Kalbinizdeki şüpheyi giderelim. Sizler akılsız insanlar değilsiniz ki, sizleri mazur görelim! Dünya hayatınızla ilgili davranışlarınızda doğru kararlar alıyorsunuz. Sizler neden dünyada elde ettiğiniz kârlardan dolayı seviniyor, kaybettiklerinizden dolayı hüzünleniyorsunuz?

Şayet içinizde hayra dönme meyli olanlarınız varsa, ben size her şeyi anlattım.” Bir gün Hz. Ömer (ra), Hz. Peygamber (sav)’in yanına vardı. Hz. Peygamber (sav)’i bir hasır üzerinde yatmakta ve mübarek teninin hasırdan izler taşımakta olduğunu gördü. Hz. Peygamber (sav)’in teninde hasırın iz yaptığını görünce, Hz. Ömer (ra) ağladı. Hz. Peygamber (sav): “Niçin ağlarsın ya Ömer?” diye sordu. Hz. Ömer dedi ki: “Niçin ağlamayayım Ya Resulallah?  Kisra ile Kayser, bunca nimetler içinde, kalın döşeklerde gark olup yatarlar. Onlar Allah’ın düşmanlarıdır. Sen Allah’ın Habibi iken, mübarek tenin hasır iziyle yol yol olmuş. Altına abadan bir döşek alsan olmaz mı ya Resulallah?”

Hz. Peygamber (sav), Hz. Ömer (ra)’ın bu sözlerine karşılık şöyle cevap buyurmuştur: “Ya Ömer! Onlar öyle bir kavimdirler ki, ahiretin hoşluğunu istemeyip dünyanın rahatlığını ister tercih ederler. Biz ise öyle bir kavimiz ki, dünya rahatlığını terk ile ahiret rahatlığını tercih eder, isteriz. Ya Ömer! Bu dünya, ahirete nispetle şuna benzer ki; bir kimse denize serçe parmağını soksa, o serçe parmakta ne kadar su ve yaşlık mevcut olursa olsun, sıcak bir yaz gününde kısa bir zamanda o yaşlık, buhar olup, uçar gider.

Dünyanın var olması serçe parmaktaki su gibidir. Bel bağlamaya gelmez. Bu dünyanın, bunun gibi olan hayaline aldanan kimseye yazıklar olsun. Her insan, kurduğu bir dünyada kendi ölçülerine göre, ama o ölçüleri daha büyütmek ve genişletmek için çalışıyor…

Kimi başarılı oluyor, kimi ise sınıfta kalıyor… Her insan, kurduğu dünyanın içinde kendini, o dünyanın bazen vazgeçilmezi, bazen kralı, bazen imparatoru, bazen sultanı olarak görüyor…

Ama imparator da olsan, padişah, kral, sultan da olsan, dünya kadar malın da olsa fark etmiyor… Çünkü gideceğin yerde, etiketine, koltuğuna, parana puluna değil, nasıl yaşadığına, icraatına bakılıyor. Onun için önemli olan bu kubbede hoş bir seda bırakmak…

Krallar gibi yaşamak değil, önemli olan kral kalabilmek… Gönüllerin kralı olmak isteyenlere selem olsun. Sevgiler…

Share
1909 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİZ KİMSİNİZ? 

    12 Eylül 2021 Yazar Makaleleri

    Çan ve Karga hikayesini bilirsiniz! Karganın biri her gün Kilise çanının üzerine pislermiş. Kargaya engel olamayan ve her gün Çanı temizlemek zorunda kalan Kilisenin Papazı, danışma sonucu bulunan çareyi uygulamaya koymuş. Tuzladığı deve etini Çanın yakınına bırakır ve hemen yanına da bir tas şarap koyar. Gece karanlığında Çanın üstüne pisleyen Karga, kokusunu aldığı deve etini de yer. Yediği tuzlu etin etkisiyle susayan karga, hemen yanındaki şarabı içer. İçtiği şarapla sarhoş olan karga oracıkta uyuyakalır. Sabah kargayı yakalayan Papaz şö...
  • TEŞEKKÜRLER SAYIN BAKANIM, ÇOK SAĞOLUN PAŞAM…

    11 Eylül 2021 Yazar Makaleleri

    Kardeşimin hastalığı dolaysıyla yaklaşık 20 gün Kocaeli’ndeydim. Kalp kapakçığı ve aort damarı değişen Çetin hoca, şuan çok şükür iyi durumda. Kendisini taburcu edip evine teslim ettikten sonra bende diğer kardeşim Ömer ile birlikte Batmana döndük. Ne kadar da özlemişim evimi, şehrimi, dostlarımı, akrabalarımı, komşularımı… Hastalık süresi boyunca bu zor sürecimizde yanımızda yer alan, iyi dilek ve dualarını esirgemeyen tüm dost, akraba ve sosyal medya takipçilerime bir kez daha kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah, hepinizden razı osun...
  • BATMAN’DA OKULLAR HAZIR, PEKİ YA EĞİTİM?

    05 Eylül 2021 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri

    COVİD19 salgınıyla birlikte kapanan okullar, 6 Eylül’de yüz yüze ve haftanın beş günü olarak yeniden öğrencilerine merhaba diyor. Yayımlanan genelge gereği okullarda, maske, temizlik ve mesafe kurallarına titizlikle uyulacak, yakın temas olmaması için her türlü tedbir uygulanacak. Aşı olmayan öğretmenlerin ve okul çalışanlarının haftada iki kez PCR testine tabi tutulacak olması, okulların açık tutulması için takdir görecek bir karardır. Geçtiğimiz günlerde Vali Hulusi Şahin, sektör buluşmaları kapsamında okul servisleriyle bir araya ge...
  • Batman, yeni eğitim sezonuna hazır mı?

    25 Ağustos 2021 Eğitim, Tüm Manşetler, Yaşam, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Tüm Türkiye’de olduğu gibi Batman genelinde de 6 Eylülde yüz yüze eğitim başlayacak… Yaklaşık 1,5 yıldır tüm dünyayı esir alan covid 19 salgını nedeniyle eğitim camiamız 2 sezonunu maalesef kaybetmek zorunda kaldı. Yaşanmamış bu 2 eğitim sezonu, doğal olarak çocuklarımızın eğitimini gelecek açısından ciddi bir şekilde olumsuz etkileyeceği kaçınılmaz bir gerçektir. Düşünsenize 6 sınıfta olan bir öğrenci, pandeminin başlamasıyla birlikte hiç eğitim ve öğretime katılmadan bu yıl 8’ci sınıfa gidecek… 6-7 sınıfta görmediği, işlemediği ve bi...