gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Yüreklerimiz Parçalandı…


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

Her gün televizyonlarda izlediğimiz katliam görüntüleri karşısında ciğerlerimiz parçalandı. İnanın artık izleme tahammülümüz kalmadı, görüntüleri sonuna kadar izleyemiyoruz.

8 yıldır Suriye’de ve daha önce Irak’ta yaşanmayan ne kötülük kaldı ki? Büyük şeytan ABD ve işbirlikçilerinin müdahalesinden sonra bütün değerlerimiz altüst oldu. Irak ve Suriye toprakları bilfiil işgal edildi. Milyonlarca insanımız öldürüldü. Suriye nüfusunun yarısı evlerini tek etmek zorunda kaldı. Amerikalı askerler ve ajanlarınca Irak cezaevlerinde her türlü insanlık dışı işkence ve şerefsizlikler yapıldı. On binlerce kadının namusuna el uzatıldı. Yüzbinlerce kadın ve çocuk katledildi. Mezhep ve etnik kavgalar çıkarıldı. Camilere intihar saldırıları, boğaz kesmeler başladı. Güven bırakılmadı, beraber yaşayan halklar birbirine düşman edildi. Irak hazinesindeki altınlar uçaklarla Amerika’ya taşındı…

Ve Suriye; Mazlum halk ortadaki futbol topu misali, gelen vuruyor, giden vuruyor. Ve bütün dünya Roma arenalarındaki gladyatör kavgalarını izler gibi izliyor.

Savaşa karar verenler emperyalist dış güçler; ama öldürülen, sürülen ve zarar görenler biz bölge halklarıyız. Topraklarımıza yerleşenler ve sömürenler emperyalistler ama yurtlarını terk etmek zorunda bırakılan ve mülteci durumuna düşürülen Müslüman bölge halkı.

Biz dağılıyoruz, fakirleşiyoruz ama kanımızı emen emperyalistler hem topraklarımıza yerleşiyor, hem de zenginleşiyorlar. ABD Başkanı Trump, seçim çalışmalarında “ Borçlarımızı Arap ülkelerine ödeteceğim” sözünü yerine getiriyor. Irak ve Suriye masraflarını kat be kat fazlasıyla Arap krallarından alıyor.

Sahi Suriye’de ne olmuştu ve ABD neden Suriye’ye girmişti. Suriyeli gençler Tunus, Libya ve Mısır’da yaşanan halk hareketlerinden cesaret alarak, kendi diktatörlerine karşı bazı demokratik haklar için duvarlara yazı yazmışlardı. Baskıcı Esed rejiminin silahşorları, gözaltına aldıkları gençleri işkenceden geçirmişler ve akıbetlerini sormaya gelen ailelerini aşağılayarak tehdit etmişlerdi. Bunun üzerine halkın hoşnutsuzluğu artmış ve yayılmıştı. Amerika da fırsattan yararlanarak, halkına zulmeden Esed’i devirmek! için Suriye’ye girmişti. Daha sonraları ise boğaz kesen ‘IŞİD’ oluşumunu bahane göstermişti.

Peki netice? Oynanan oyun o kadar açık ki! Ama maalesef algı operasyonlarıyla, kara propagandalarla, kör tarafgirlikle, çıkar ve iktidar beklentisiyle, cellada olan aşk sebebiyle, birbirimize karşı olan hıncımızla, bizim ve bölgenin felaketine sebep olan bu savaş ve fitnelere taraf ve alet oluyoruz…

Allah aşkına! İnandığınız değerler aşkına! Afganistan gitti, Libya gitti, Yemen gitti; Mısır, Suudi ve Suriye’nin perişan halleri ortada; katledilen, muhacir duruma düşürülen insanlarımızın içler acısı hali ortada; yıkılan, yakılan şehirlerimiz ve bölgemiz; ağlayan yavrularımız, parçalanmış cesetlerimiz, feryat figan eden anne ve babaların çığlıkları bizi uyandırmaya ve akletmeye yetmiyor mu?

Bizim kan ve gözyaşlarımız üzerinde emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin servet ve iktidar hesapları bizi gaflet uykusundan uyandırmıyor mu?

Neden bütün savaş ve fitneler bizim topraklarımızda? Neden ABD ve işbirlikçilerinin girdiği yerlerde halklar birbiriyle savaşıyor. Neden bütün savaşlarda biz öldürülüyoruz, biz fakirleşiyoruz? Neden bütün savaşlarda emperyalistler kazanıyor ve daha çok kar ediyorlar?

Neden birbirimizden nefret eder duruma düştük? Neden düne kadar dünyanın baş belası, emperyalist, sömürgeci, ‘ Kahrolsun ABD’ dediğimiz emperyalistlerden medet umar hale geldik ve onlara yaranmaya çalışıyoruz. Neden bütün bunların emperyalistlerin şeytani oyunlarının neticesi olduğunu anlayamıyoruz.

Şeytani güç olan bütün emperyalistlere lanet edip, birbirimizi dinlemedikçe bu fitne ve kavgalar bitmez. Çıkarlarını her şeyin üstünde tutan emperyalistler için dostluk ve vefanın olmadığını, gerektiğinde herkesi satabileceklerini bilmeliyiz.

ABD ve işbirlikçilerinin Esed’in gidişini istediklerini sanmıyorum. Yapılan bütün katliam ve saldırılar halka yöneliktir. Bir iki defa göstermelik olarak Esed bombalandıysa da özür dilendi. Kimyasal saldırılar bahane edilerek yapılan füze saldırılarının da hesabının farklı olduğunu tahmin ediyorum.

Ne kimyasal silahlara yönelik yapıldığı iddia edilen saldırılar şeytan ABD ve işbirlikçilerinin fitne ve zulümlerini meşrulaştırır. Ne de fitnenin başı Amerika’nın saldırıları cani Esed’in halkını katletmesini mazur gösterir. Ne de bizim aramızdaki anlaşmazlıklar, şeytan ABD ve yandaşlarına malzeme olmamızı meşrulaştırır.

Adalet, Barış, Huzur ve Özgürlük için öncelikle şeytani emperyalist güçlerin kontrol ve egemenliklerinden kurtulmamız şarttır.

İnsanlarımızın şeytani emperyalist güçlere karşı yekvücut olacağı yarınlar dileğiyle…

İhsan PINAR

Share
804 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜRKİYE’DE FUTBOL KULÜP BAŞKANLARI VE YÖNETİCİLER

    14 Mart 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Görevlerini doğru yapan Başkan ve yöneticileri tenzih ederek yazıma başlamak istiyorum. Eskiden bir yerde futbol başarısı ortaya çıkmadığında; o yerin yetkilileri ve taraftarları mali yönden durumu iyi olan, güvenilen ve görevi layığıyla yapabileceğine inandıkları bir kişiye giderler, kulüp başkanlığı görevi için rica ederler, ikna etmeye çalışır ve göreve talip olmasını isterlerdi. O kişi de ricada bulunup gelenleri kırmaz, çağrılara duyarsız kalmaz ve sorumluluk üstlenerek görevi kabul ederdi. Yani görev ayağa giderdi kişi ihtiyaç olmada...
  • ALİ BABANIN ÇİFTLİĞİ TFF…

    07 Mart 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Bu haftaki yazımızda TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYON’unun denetim fonksiyonunu biraz işleyelim.   Futbolumuzla ilgili eskiden beri söylediğim ve savunduğum en önemli konu, futbolumuzun en büyük probleminin iyi YÖNETİLEMEMESİ ve YÖNETİMSEL yetersizliklerin olduğudur. Bununla bağlantılı olarak diğer önemli bir husus da kanımca her alanda olduğu gibi DENETİM sorunudur. Çünkü ülkemizde işler maalesef eş, dost, ahbap, çavuş ilişkileriyle işler ve kurallar daime ikinci planda kalır. Türkiye Futbol Federasyonunun denetim ile ilgili gö...
  • 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

    07 Mart 2019 Yazar Makaleleri

    Bazı olaylar insanlığın ilerleyişi ve kendi kaderini ellerine alması bağlamında tarih sahnesinde çok önemli roller oynar. Bu durum aynı zamanda diğer toplumsal pratiklere öncülük eden bir süreçtir. Belleklerde bir ders, bir örnek ve çıkarsama halini alır. Bugün adeta bir direniş destanı olan, kadınlarla birlikte tüm insanlığın kurtuluşunu işaret eden 1857 8 Mart’ının 156. yılını geride bırakmış bulunuyoruz. Bir asırdan fazla bir süre geçmesine rağmen New York’lu kadın dokuma işçilerinin mücadelesi halen yolumuzu aydınlatmaya, bilincimizi dir...
  • TÜRKİYE VE BATMAN’IN KADERİ AYNI

    28 Şubat 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkesiyiz Fakat aynı zamanda altyapılardan üst yapılara en az oyuncu veren ülkeyiz. Oyuncu ihraç etmek yerine ithalatının esiri olmuşuz. Batmanın kaderi de Türkiye’ninki ile aynı… Neden aynı ? Çünkü Batman da Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip illerinin başında geliyor. Ve altyapılardan üst yapılara en az oyuncu veren illerden bir tanesi. GENÇLERE BORCUMUZ VAR Bu genç nüfusumuzun yetişmesinde hiç kuşkusuz semt sahaları, nitelikli antrenörler ve en önemlisi de ekonomik destek gerekiyor. BELEDİYELE...