logo

Vicdanınıza Danışın…


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

Önümüzde bir referandum var; siyasiler halkı etkileme ve yönlendirme adına olmadık itham ve suçlamalarda bulunuyorlar.

Eğer siz hakkı değil de şahısları ölçü alırsanız; Eğer akıl ve vicdanınıza göre değil de tarafgirliğinizin peşinde giderseniz; hak adına batıla, doğru adına yanlışa saplanırsınız.

Allah’ın insana verdiği nimetlerin başında akıl ve vicdan gelir. Vahiyden sonra insanı doğru ve iyiye yönlendiren en önemli etkenler akıl ve vicdandır.  İnsanı değerli ve sorumlu kılan da akıl ve vicdandır. Akıl ve vicdanı olmayana robot, heykel; akıl ve vicdanını çalıştırmayana da gönüllü uşak- köle denir. Ve ne yazık ki militanlık, gönüllü köleliği geride bırakmıştır.

Akıl ve vicdanlarını parti, örgüt ve liderlerinin kasasına koyanların irade ve özgürlüğünden söz edilemez. Böyleleri lokomotifin arkasındaki vagon gibi lider ve partilerinin arkasında sürüklenirler.

Evet, birilerini sevebilir ve başkalarını insani sınırlar içinde eleştirebilirsiniz. Birilerini destekleyebilir ve başkalarının yanlış bildiğiniz icraatlarına karşı çıkabilirsiniz. Ama bu taraftarlık ve karşıtlık, adalet adına ve doğru bir temele dayanmalıdır. Tarafgirlik, kör bir taklitçilik olmamalıdır. Tarafgirlik, akıl ve vicdanları kör etmemelidir.

Hiç kimse sizi kendisine mecbur, kendi asker ve militanı; kemikleşmiş oy potansiyeli görmemelidir. Eğer siz boynunuza bağladığınız ipin ucunu parti ve liderlerinizin eline verirseniz, özgürlüğünüzle birlikte insanlık ve şahsiyetinizi de kaybedersiniz.

Siz, siz olun ve asla akıl ve vicdanlarınızı parti, örgüt ve liderlerinizin kasasına koymayın. Size değer katan ve insan eden akıl ve vicdanlarınızı daima diri tutun ve rehber edinin. Akıl ve vicdanlarınız iyi ve doğruyu göstermede ve uymada, parti ve liderlerinizden çok daha objektif ve ehildirler.

Ölçünüz hak olsun. Hak, akıl ve vicdanları harekete geçirerek iyiye ve doğruya yöneltir. Örgüt, parti ve liderler ise, akıl ve vicdanları uyuşturarak, tarafgirlik üzerinden insanları tutsak alır.

Yapılan referandum, şahıslarla ilgili bir oylama değildir. Yüz yıldır sorun üreten sistemin değişikliği için bir irade beyanıdır. Bu yüzyıllık süre içinde hayatı meselelerde yapılan değişiklik ve haksızlıklarda, hiç kimse halkın fikrini sormadı. Hilafetin kaldırılmasında, Harf değişiminde, Medreselerin kapatılmasında, getirilen kıllık kıyafet zorlamalarında, İtalyan şapkası giymeyenlerin cezalandırılmasında, Kürt dilinin yasaklanmasında, imam hatiplerin ve Kur’an kurslarının kapatılmasında; Örtülü hanımların devlet dairelerinden, kamusal alanlardan, okul ve hastanelerden kovulmasını, askeri darbeleri… Hiç kimse bize sormadı.

Son yıllarda yapılan önemli değişikliklerin referandumla halka sorulması, halka ve demokrasiye değer verildiğinin göstergesidir. Seçimlerden daha ziyade değer taşıyan bu referandumda, bütün siyasileri ve tarafgirliği bir tarafa bırakarak; kendi geleceğiniz için akıl ve vicdanlarınıza danışarak doğru bir karar verin.

Siyasilerin propagandalarına, köksüz ithamlarına ve etkileyici hitabetlerine aldanmadan; insanlık ve doğruluk adına iyi bir tercihte bulunmaya çalışın.

Sistemin oylanması olan bu referandum için, birileri şahıslar ve nefret üzerinden sizi yanlış yönlendirmesin. Doğruluk ve kötülük hiç kimsenin tekelinde değildir. Bizi insan eden, kötülüklerden uzaklaşıp doğruya talip olmamızdır. Kimin doğruyu veya yanlışı söylemesi, bizi insanlık istikametinden ayırmamalıdır.

Öncelikle yüzyıldır halkın üzerinden Demokles’in kılıcı gibi sallanan, sürekli sorun üreten, her kesimin şikâyetçi olduğu bu ayırımcı ve dengesiz sistemden memnun musunuz?

Ülkeyi kaosa getiren Koalisyonlardan; halkı ayrıştıran ve çatışmaya tahrik eden siyasilerin bağnaz çekişmelerinden, her gün televizyonlarda iftira ve hakaretlerle sataşmalarından… Memnun musunuz?

Getirilen yeni maddeleri tek tek okuyun ve ona göre kararınızı verin. Ve unutmayın ki, memnun olmadığımız bu baskıcı ve dengesiz sistemi değiştirmek için ele geçen bu fırsatı değerlendirmediğimizde bir daha bu fırsatı kolay kolay yakalayamayız. Ve bu sistemin değişmemesi için ayak diretenler, bu sistemin bütün günahlarını yüklenecekleri gibi bir daha sisteme karşı şikâyet ve Devrim söylemleri hiç inandırıcı olmaz.

Bütün esaret ve tarafgirlik prangalarını kırarak, hiçbir parti ve propagandanın etkisinde kalmadan, kendi akıl ve özgür iradenizle bu sistemin devamı veya değişimi için kararınızı verin…

İhsan PINAR

Share
604 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Vicdanınıza Danışın…” için 1 yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kaybolan Yıllar Ve Tehlikede Olan Gençlik…

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Batman’ın işsizlik sorununa ve istihdamına büyük katkı sağlayacak olan ikinci organize sanayi bölgesi yıllardır maalesef bir türlü bitirilemedi. Arazi sahiplerinden bazıları ile yaşanan sorun ve bu sorunun yargıya taşınmasıyla bu sürecin uzamasına neden olduğunu biliyorum. Bu sorun çözülse bile alt yapı hazırlıkları, parsel çalışmaları, elektrik, su, yol vs. gibi kapsamlı bir organize sanayinin devreye girmesi en az 2-3 yılımızı daha alacak… Bu da maalesef Batman’ın kaybolan yıllarına mal olacak… Yine Gültepe köprülü kavşağı da uzun...
  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...
  • Batman’da AK Parti ve Seçmenlerle İletişim…

    12 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere Siyasi Parti denir. Tüm şehirlerde teşkilatlanarak örgütlenmelerini tamamlayan siyasi partiler ülke yönetiminde neden söz sahibi olmaları gerektiğiyle ilgili propagandalar yaparak bütün seçmenleri bilgilendirmek zorundadırlar. Kılcal damarlara kan taşıyan kalbin vücuttaki organları beslemesi  gibi siyasi partiler de sistematik olarak seçmene ulaştıklarında başarıya ulaşma şanslarını göreceli olarak artırmaya başlarlar. Hepimiz çok iy...