gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Uyansa Kazanacak Ama Uyanmıyor Ölüm Uykusundan


Özlem Ağırman
ozlem.agirman@hotmail.com

CHP Maalesef üyesinden örgüt yöneticisine, delegesinden PM üyelerine kadar kendilerini garip ve anlaşılmaz şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’na, onun seçtiği MYK sına, kararlarına mahkum hissediyor.

Bu garip, rüyasında kabus görüp uyanamayan bir çocuğun yüzü gibi korku içinde uyumayı sürdürüyor.

Oysa CHP genetiği itiraz genetiğidir, giderek itiraz yerini  biata, sessizliğe ve korkuya bırakmış durumda.

Son dönemde yönetim şekli ile giderek Ak Parti’ye benzeyen CHP’nin, tabanında Ak Partinin halkta yarattığı korkulara benzer korkular görünüyor.

Umutsuzluk dizboyu ve kimse kıpırdamak bile istemiyor. Herkes susturulmuş durumda ve buna neden olanlar CHP’nin en değerli hazinesini tüketiyor, enerjisini bitiriyor.

Aynı gerekçe, aynı kadro, aynı çete, yine benzer senaryo, aynı ihanet.

Yerel seçimlere 6 ay kalması sebebiyle ön seçimlerin yapılmayacağını söylemek demokrasiye, CHP’nin tarihine, geleneklere ve eşit yarışma koşullarına aykırıdır.

Kurultay yapmamayı yerel seçime bağlayanlar aslında tek adama bağladı.

24 Haziran seçimlerinden sonra kurultay yapmama kararını neye dayandırdı CHP yönetimi?

Yerel seçimlere hazırlığa, hazırlandı mı?

Hayır, o gün bugün havanda su dövdüler, güya yine zaman kalmamış, ön seçim yapılmayacakmış.

Ön seçim yapılmayacak kararını kim açıklıyor peki?

Parti içi darbeciler, PM kararını beklemeden, yerel seçim bölge toplantısında Oğuz Kağan Salıcı çıkıp ön seçim olmayacak diyebiliyor.

Kim bu Oğuz Kağan Salıcı, halefi Bülent Tezcan’ın yerine gelen.

Hani 24 Haziran felaketinden sonra MYK’yı değiştirdik diye sunulan değişiklik, verilen kurban.

Bu gidişle yeni kurban da Oğuz Kağan Salıcı olacak görünüyor. Tehlikeli ve hukuksuz açıklamaları o yapıyor.

Parti geleneğini hatırlayın, İstanbul İl Başkanı çıkıp, Parti Meclisi henüz karar almadan “yerel seçimde adaylarımızı Ekim ortası, Kasım başı gibi açıklayacağız.” diyebilir mi, partinin yerel seçim değerlendirme toplantısında?

Diyemez, dememeli. Söyleyebilmesinin nedeni kendilerini parti genel merkezde, verdikleri destek ile genel başkana kurultay yaptırmayan ekip olarak örgütlenmeleri, organize olmaları. Yani parti içi güçler, bir başka Türkçe anlatımla siyasi çete bunlar.

Partinin genel başkan yardımcısının yine PM kararı olmadan “ön seçim yok.” diyerek karar açıklaması da, partinin en yüksek, önemli yönetim organına darbedir.

Bu yönetim 24 Hazirandan sonra, siyasi partiler yasasında belirtilen delege imzasının katları toplandığı halde kurultay yapmayarak meşruiyetini kaybeden yönetimdir.

Bugün attıkları adım ve tercihleri, seçtiği adaylar da meşru olmayacaktır.

Düşünebiliyor musunuz sevgili CHP üyeleri, delegeler, PM üyeleri ve her seviyede yöneticiler, vicdanını kaybetmemiş eski ve yeni vekiller.

Kılıçdaroğlu 2018 Mart seçimlerinde delegeleri kandırmıştır.

Sanki sadece o seçim ve özel koşullar için alınan karar bugün de yerel seçimlerde kullanılmak istenmektedir. Bu CHP parti içi demokrasisi açısından kabul edilebilir değildir.,

CHP Parti Meclisi toplantısında, “Yerel seçimde aday belirlemek için Genel Merkez’e yetki verilmemesi” yönündeki eğilim, demokrasi devrimidir,

Lakayıt şekilde ön seçim olmayacak diye açıklama yapan tetikçilere de verilmiş en güzel cevaptır.

Kimse tırsmamalı, korkmamalı, demokrasi talebinden vazgeçmemelidir.

Yerel seçim var, başarılı olmalıyız, o nedenle susun mavalına kimse kanmamalıdır.

Genel merkez yerel seçimlerde başarı düşünse idi atacakları adımlar bunlar değildi.

Pek çok küskün yaratılarak CHP tarihinin halktan ve üyelerden, örgütlerden en uzak genel başkanı ve yönetimi haline gelmezlerdi.

Bütün CHP üyeleri lütfen ön seçim için bastırın.

Kemal Kılıçdaroğlu PM ve MYK’nın olmadığı, es geçildiği, tüm kararların kendi ağzından çıktığı bir CHP ile karşı karşıyayız.

Demokrasi katlediliyor partimizde, lütfen itiraz edin.

Özlem AĞIRMAN

Share
6483 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÖMÜR YAVAŞLARKEN ZAMAN NEDEN HIZLANIR?

    20 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Geçen giden zaman yaşımızı, yaşımız da zaman algımızı tayin ediyor! Biraz karışık mı oldu? O zaman hemen açıklayalım… Biz yaşlandıkça zaman hızlanıyor. Bu tespit tamamen bilimsel olup “zaman geçmek bilmiyor” diye sızlanan genç nesil! Sizi yazının devamını okurken görmek isteriz… Bilim açıklıyor: Zaman neden biz yaşlandıkça daha hızlı akar? BEYİN VE ZİHİN Size de yaşınız ilerledikçe zaman daha hızlı akıyor gibi geliyor mu? Sanırız hayatın en büyük oyunlarından biri bu. Ve siz de kendini bu oyunun içinde hissedenlerdenseniz, kesinlikle yalnız ...
  • BİR GÜZEL İNSAN…

    19 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Allah Kur’an’ı Kerim’de, insanı en güzel şekilde yarattığını, ancak yaratılış istikametinden ayrılan insanın aşağıların aşağısına yuvarlandığını beyan etmektedir. Allah’ın kâinatı kendisi için yarattığı ve hizmetine verdiği insanoğlu, ne yazık ki bencillik, ırkçılık, kör tarafgirlik ve ideolojik sebeplerle yoldan sapmış ve birbirlerini yemektedirler. İnsani değerlerin altüst edildiği günümüzde insanlar mal varlıklarıyla, sahip oldukları mevkileriyle, işbilir dedikleri yalakalıklarıyla,  mensubu bulunduğu parti ve aşiretin gücüyle orantılı ol...
  • AK PARTİ VE CHP’DEN BEKLENTİLER…

    18 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Görülüyor ki, sonbahar siyaset açısından çok hareketli geçecek. Yeni siyaset arayışlarının, ülke gündeminde olacağını şimdiden kestirmek çok zor olmasa gerek. Siyasette yeni bir anlayış aranırken, Türkiye Toplumu Ak Parti ve CHP’den ne bekliyor? Yıllardır süregelen acı, kan, gözyaşının dinmediği ve bir türlü çözülemeyen, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen toplumsal meselelerimizin, demokratik olarak kalıcı çözümü için yeni bir Anayasa yapımında CHP’nin rol alması; CHP’nin devletçi anlayıştan ziyade, halkı önceleyen bir anlayış sergilem...
  • HER ŞEYİN BAŞI HUZUR…

    09 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Her şeyin başının sağlık olduğunu biliyoruz, aslında sağlığın temelinde huzur vardır. Huzurun olmadığı yerde hiçbir şeyin o kadar önemli ve anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Huzurun olduğu yerde sağlık, Huzurun olduğu yerde sevgi, Huzurun olduğu yerde saygı, Huzurun olduğu yerde mutluluk vardır. Huzurlu olan toplumlar, aynı zamanda daha rasyonel düşünebilen toplumlar olarak görebiliyoruz. Bana göre; Huzurlu olmanın yolu… Pozitif düşünme, Olan şeyle yetinme, Şükretme, Maddiyattan çok, toplumsal/manevi değerlere ö...