logo

05 Haziran 2017

Tuzakları Aşarak Büyüyen Türkiye


Fazıl Sezer
fazilsezer@hotmail.com

15 Temmuz darbe girişiminin ardından, hızla siyasi ve ekonomik tedbirleri alarak, yönetimde sistem değişikliğine giden Türkiye, atılan doğru adımların semeresini görmeye başladı.

İlk uluslararası veriye göre Türkiye Rusya ile birlikte bölgenin en çok büyüyen ve istikrarı artan ülke oldu.

Bunu Türkiye’nin herhangi bir kuruluşu veya ekonomiden sorumlu bir yetkilisi söylemiyor.

Son 4 yıldır tüm açık ve gizli siyasi ve ekonomik saldırılara rağmen, doğru hamlelerle ve alınan hızlı kararlarla, bu gün gelinen noktaya dikkat çeken dünyanın kabul ettiği en önemli kurum.

Son sıcak gelişmeye gelecek olursak;

Türkiye’nin küresel ekonomideki rolü arttı, bunu ilk tescil eden uluslararası kurum Dünya Bankası oldu.

Her fırsatta Türkiye’nin kredi derecenotunu düşüren derecelendirme kuruluşları, Türkiye’nin büyümesini frenlemek ve sermaye girişini engellemek için yaptıkları hileleri, artık uluslararası ekonomi kamuoyunda ciddiye alınmıyor.

Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı sisteminin, ekonomik istikrarının da garantisi olduğu gerçeğini, daha sistem tüm maddeleriyle hayata bile geçmeden, dünya bankasının açıkladığın son raporuyla bir kez daha görüldü.

Dünya Bankası, “Küresel Ekonomik Beklentiler (GEP)” raporunun Haziran 2017 sayısında yer alan; Türkiye’nin bu yıla ilişkin büyüme beklentisini 0,5 puan artırarak yüzde 3,5’e yükseltti.

Türkiye, yapılan yukarı yönlü revizyonlarla büyüme beklentileri en fazla yükseltilen ülke olurken, Türkiye’nin dünya ekonomisinin büyümesinde öncü rol alacağına da vurgu yapılması, artık Türkiye gerçeğini ve gücünün ne denli hissedildiğinin de bariz kanıtı.

Raporda ayrıca; Türkiye’nin 2018 ve 2019 büyüme tahminleri de daha önce öngörülen düzeyden yukarı çıkartılarak, Türkiye’nin giderek artan istikrar ve istikbal vaad eden ülke konumuna gelmeye başladığının da göstergesi.

Dünya Bankası, “Küresel Ekonomik Beklentiler GEP raporunda, Çin, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya ve Türkiye’den oluşan en büyük 7 gelişen ülkenin toplam büyümesinin 2018 itibarıyla uzun vadeli ortalamasını aşacağı da kaydedildi.

7 ülkeden oluşan bu grubun, zaman içinde küresel ekonomide giderek büyüyen bir rol oynadığının belirtildiği raporda, söz konusu ülkelerin daha hızlı büyümesinin hem diğer gelişen ülkeleri hem de küresel ekonomiyi pozitif etkilediğine dikkat çekildi.

İşte bu gerçekten yola çıkarak büyümenin ve güçlenmenin daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için yapılması gereken en önemli adım, kamu ve özel sektörün ekonomik açıdan eş zamanlı ve koordineli bir çalışma içinde yer alması ve sonuç alıcı kararların hayata geçirilmesidir.

Devlet düne kadar mevcut sistemle on yıllarca iki ileri bir geri adımlarla yol almaya çalışırken, dış ve iç saldırılar karşısında aldığı mesafe de maalesef bir anda heba oluyordu.

Cumhurbaşkanlığı sistemi ile hızlı ve kararlı adımlarla yola devam etme iradesinin referandum ile ortaya konmasıyla birlikte, patinaj döneminin bittiğini belirten veriler gelmeye başladı.

Bu daha başlangıç noktası, yarın Cumhurbaşkanlığı sistemi tüm yönüyle hayata geçtiğinde, bireylerinin geleceğe güvenle bakan ve dünyada söz sahibi olan bir ülke olması çokta fazla uzun sürmeyecek.

2030’lu yıllarda Avrupa Birliği, birliğe Türkiye’nin tam üyeliğe girmesi için bu günün tam tersine büyük bir çaba içinde olacağını söylersem belki bugün uçuk bir hayal gibi gelebilir.

Ancak bu gün AB’nin tüm hırçınlığı ikili tavrı o günlerin hızla yaklaştığının görülmesinden kaynakladığı gerçeğidir vesselam.

Fazıl SEZER

Share
429 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gölgeleri ve Engelleri Alt Eden Feraset

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Bu gün ülkemizin ekonomisi, uluslararası tüm ekonomik saldırılara ve oluşturulmaya çalışılan sanal siyasi meselelere rağmen günden güne daha iyiye gidiyor, güven veren mukavemetini ortaya koyuyor. Kısacası iş dünyası ve vatandaş nezdinde geçmişte hep var olan endişe ve belirsizlik yerini umut ve güvenle geleceğe bakmaya baktırmışsa, geleceğe yönelik atılan adımların ne denli doğru olduğunun kanıtıdır. Geçmiş dönemleri belki çabuk unutuyoruz/unutturuluyoruz, ama dün gibi hatırladığımız yakın geçmişin ehil olmayan yöneticileri, ülkenin nası...
  • Bayram…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Bir ay boyunca evlerimizde ve gönüllerimizde misafir ettiğimiz mübarek Ramazanı ayını gözlerimiz ve gönüllerimiz ağlar bir şekilde uğurluyoruz. Bin aydan daha kıymetli olan kadir gecesini yani yüce kitabımızın doğum gününü içinde barındıran bu kutsal ayda tüm nefsanî duygularımıza dur diyen Ramazan, Kuran ve sünnet istikametinde yürümemizi emrederek şeytani rotadan vazgeçmemizi ve ilahi rotaya girmemizi istedi. Evlerimizde ve gönüllerimizde konuk ettiğimiz bu ayın hikmetlerini saymak ve anlatmak elbette ki bu konunun uzmanı olan ilahiyatç...
  • Ak Partide Değişim…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    16 Nisan Referandumuyla sistemde yapılan değişiklik sonrası, artık her siyasi parti kendi iç muhasebesini çok iyi yapmak durumunda kalacak. Bundan böyle siyasi partilerin başarı çıtası %50+1 olarak değerlendirilecek ve bu oranı alan partinin adayı… Cumhurbaşkanı seçilip, ülke yönetiminin dümenine geçecek. Bu yüksek çıtayı yakalayabilmek için partiler… Büyük bir değişim ve dönüşüm yapmak zorunda kalacaklar. Bunun yolu da parti organlarında dinamizmin gerçekleşmesi…ve toplumsal kucaklaşmadan geçer. Siyasi partilerde lokomotif olan… Li...
  • Bayram Bereketi…

    23 Haziran 2017 Yazar Makaleleri

    Tüm zamanlar ve günler Allah’ın nimetleridir. Dünya meşguliyetleri arasında gaflete dalacağımızı bilen Allah, kendimize gelebilmemiz için bazı ibadet ve zamanları fırsat olarak göstermiştir. Tıpkı okullardaki sınavlar gibi. Sınavların esas amacı, öğrencilerin seviyelerinin tespitinden ziyade, sınav heyecanıyla çalışmaya teşvik etmek ve bilgilerini tazelemeye yöneltmektir. Hz. Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, son günleri cehennemden kurtuluştur.” Ramazan ayı, Rahmet ve Berek...