logo

30 Haziran 2017

Toplumsal Barışı Sağlamak Zorundayız…


Mansur Obut
mansurobut@mynet.com

Sanırım siyasi tarihimizin en kavgalı sürecini yaşıyoruz maalesef. Mevcut siyasi liderlerin neredeyse tamamı kavgacı, kırıcı, sağduyudan uzak ve hiçbir eleştiriye tahammül gösteremediklerine tanıklık ediyoruz.

Dış politikada neredeyse dostumuzun kalmadığı yalnız bir ülke konumuna düştüğümüz bu dönemlerde hala iç meselelerimizi çözememenin ve toplumsal barışı yakalayamamanın üzüntüsü içerisinde olduğumu belirtmek istiyorum.

Türkiye, Almanya başta olmak üzere Avrupa birliği ülkeleriyle anlaşamıyor…

Türkiye, ABD ile anlaşamıyor…

Türkiye, Rusya ile ‘eh işte bir barışık bir kavgalı’ durumda…

Bu kadar sorunlu olduğumuz ülkelerle kavgalarımız yetmiyormuş gibi birde kendi iç meselelerimizde de maalesef büyük sorunlar yaşıyoruz.

Kim ne derse desin, Türkiye’nin etkili ve yetkili tek ismi Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda Ak Parti Genel Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır…

Doğru ya da yanlışı tartışmayacağım ama ülkede her şey ama her şey onun talimatları ve isteği doğrultusunda ilerliyor.

Ağzından çıkan her laf, söylediği her söz çok önem arz ediyor.

Bence Sayın Erdoğan, dünyaya karşı güçlü bir Türkiye olduğumuzu göstermek adına ilk önce iç sorunlarımızla ilgili politikalar üretmeli ve başta diğer siyasi partiler olmak üzere toplumun her kademesiyle birlik ve beraberlik mesajları vermelidir diye düşünüyorum.

Hatta bütün siyasi parti liderleriyle bir araya gelerek aradaki soğuklukları, kırgınlıkları ve dargınlıkları bir kenara bırakarak uzlaşmacı tavırlar sergilemesi ülkemizin yararına olacaktır.

Bakın ülkemiz gerçekten çok zor ve sıkıntılı süreçlerden geçiyor.

Özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminde nasıl ki bu ülkenin her kesiminden kadirşinas halklarımız demokrasisine, bayrağına, toprağına ve milli beraberliğine sahip çıktıysa ve bunu canını ortaya koyarak yaptıysa bu milli birlik ve beraberlik ruhunu siyasilerimizde devam ettirmek zorunda olduklarına inanıyorum.

Güçlü bir iletişim ve diyalogla çözülemeyecek hiçbir sorunumuzun kalmayacağına ya da sorunlarımızın büyük bir bölümünün çözüme kavuşacağına bütün kalbimle inanıyorum.

Düşünsenize yarın Sayın Recep Tayyip Erdoğan şunu dese; “ Teröre bulaşmamış siyasilerin ceza evlerinde tutulmasını doğru bulmuyor.”

Veya “ Toplumun tamamında var olan yargıya güvensizlik ortamını ortadan kaldırmak için yeni bağımsız mahkemeler kuracağız.”

Yada; “ Siyasi görüşü ne olursa olsun bütün siyasi partilerin ülkemizin yararına olacağına inandığımız her projeye destek vereceğiz…”

Hatta bir adım daha öteye gideyim, Sayın Erdoğan şunu yapabilse;

“Parlamentoda var olan diğer 3 partiden birer ismi hükümette görevlendireceğiz…”

Vs. vs. gibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan birleştirici adımlar atarsa, eminim her şey çok daha iyi olacak, çok daha güçlü bir Türkiye olma yolunda önemli adımlar atmış olacak diye düşünüyorum.

Umarım en kısa zamanda her alanda güçlü bir Türkiye olabilmek için toplumsal barışı sağlamak adına adımlar en kısa zamanda siyasiler tarafından atılır ve güçlü ve samimi bir şekilde uygulamaya konur.

Aksi takdirde kaybeden sadece siyasi liderler değil, hepimiz olacağız…

Mansur OBUT

Share
564 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...
  • Batman’da AK Parti ve Seçmenlerle İletişim…

    12 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere Siyasi Parti denir. Tüm şehirlerde teşkilatlanarak örgütlenmelerini tamamlayan siyasi partiler ülke yönetiminde neden söz sahibi olmaları gerektiğiyle ilgili propagandalar yaparak bütün seçmenleri bilgilendirmek zorundadırlar. Kılcal damarlara kan taşıyan kalbin vücuttaki organları beslemesi  gibi siyasi partiler de sistematik olarak seçmene ulaştıklarında başarıya ulaşma şanslarını göreceli olarak artırmaya başlarlar. Hepimiz çok iy...
  • Bir Kazanın Ardından…

    11 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Zamanla yaşanan tecrübeler insana çok şey öğretir. Halkını ve insanlığı düşünüp bu tecrübelerden ders alanlar; eksikliklerini tespit edip bu doğrultuda kanun ve yasalarını güncelleştiren halklar, ülkeler kalkınırlar. Ama maalesef toplum olarak da, devlet olarak da yaşananlardan dersler çıkarmıyor, canımız yanmadan ses çıkarmıyoruz. Her şeyin düzeltilmesini ve mükemmelliği devletten ve idarecilerden bekliyoruz. Ama devleti yöneten idarecilerin aramızdan çıktığını hep göz ardı ediyoruz. Evet, esas sorumluluk devleti idare edenlere aittir am...