gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Toplum Siyasilerin Onlarca Adım Önünde


İlhami Işık
dunya2010-@hotmail.com

1 Kasım seçimlerinin sahici bir değerlendirmesini yapalım istiyorum. 7 Haziran ile 1 Kasım arasında geçen kısa zaman ölçeği herkese yetecek kadar derslerle dolu…

Sonuçlar özellikle zaferin sahibi Ak Parti açısından önemli dersler içermektedir. Yaşayarak gördük ki 7 Haziran öncesi 2002’den beri gündem belirleyen Ak Parti artık gündemi takip eden, savunmada kalan ve sürekli dünü tekrar eden bir pozisyona geçmişti.

Bunun 3 temel sebebi vardı.

Demokrasi, Ekonomi ve Barış…

Gerek içeride, gerek bölgede, gerekse Uluslar arası alanda AK Parti’nin 2002’den beri bu topluma gündelik hayatta bile yaşattığı demokrasinin iyileştirilmesi.

100 yılda yapılmayan demokratik hamlelerin 13 yıllık süreçte hayat bulması, insanın yaşama güdüsünü tümüyle rahatlatan ekonomik adımların bu dönemde gerçekleşmesi.

Ve en önemlisi de Türkiye’nin 40 yıllık kanlı bir süreçten barışa evirilmesi bu sonucu doğuran nedenler aslında.

Toplumun bu üç temel değerin tehlikede olduğunu hissetmesi Ak Parti’nin de bunu yönetememesi, yani kirli algılarla yapılan Ak Parti ve özellikle de lideri artık demokrasinin, ekonomik gelişmenin ve barışın önünde engel tezine karşı koyamaması…

Bu argümanı sürekli ama sürekli topluma enjekte eden algı yönetmenlerinin kabiliyetleri 7 Haziran gibi bir süreci hepimize yaşattı.

7 Haziran AK Parti’nin algılara yenilmesi savunma pozisyonunda kalması, toplumun korku ve endişelerine sahici cevaplar verememesi ile sonuçlandı.

Ama 7 Haziran akşamı özellikle de HDP Genel Başkanı Demirtaş’ın “AK Parti ile ne içeride ne dışarıda hiçbir işbirliğine girmeyeceğiz” sözüyle başlayan, muhalefetin de topyekûn bırakın bir koalisyon kurmayı ortak meclis başkanı bile seçememesi, PKK’nin aylar evvel tartışılan Dolmabahçe ve izleme heyetini bahane ederek savaşı başlatması.

Toplumun bütün korku ve endişelerinin giderildiği adres olarak 7 Haziran’da görmüş olduğu muhalefet yerine iktidarın varlığına tekrar yönelmesi, 1 Kasım seçim sonuçlarının ana fotoğrafıdır.

Dün iktidardan uzaklaşan 4,5 milyon oy Bu kirli algılar yüzünden ve Ak Parti’nin bu algıları boşa çıkaramama iradesinden ötürü kırıldığı miktarda tekrar geri dönmesi bence en dikkat çekici durumdur.

7 Haziran Ak Parti’nin yönetememe becerisiydi..

1 Kasım ise muhalefetin bir daha asla elde edemeyeceği muazzam kazanımı elinin tersiyle itme beceriksizliğidir.

Elbette Ak Parti bundan gerekli dersleri çıkardı. Ama bence en sahici dersi Türkiye toplumu bu kadar beceriksiz, bu kadar yönetme kabiliyetinden yoksun ve bu kadar siyaset acizi olan muhalefete sırtını dönerek verdi..

Sonuç olarak Ak Parti eğer elinde hem ödül hem de ceza ile dolaşan bu 4,5 milyonluk karar verici oy kesimini fazlasıyla ciddiye alıp kaygı ve endişelerini, umut ve beklentilerini doğru tanımlamazsa 7 Haziran’da ders çıkarmamıştır demek zorunda kalırız.

Şu açıktır ki toplum siyasilerin onlarca adım önünde olduğunu 1 Kasım tavrı ile göstermiştir.

 

İlhami Işık

dunya2010-@hotmail.com

Share
1497 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...