gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Sivil İnisiyatif


Afet Geylani AL
afet2641@hotmail.com

Demokratik ülkelerde kamuoyunun daha fazla dikkate alınması, kendi fikir ve isteklerinin gözden geçirilip değerlendirilmesi ya da toplumun tüm branşlarının bir araya gelerek organize bir şekilde teşkilatlanması örgütlü sivil toplum tanımıdır diyebiliriz.

Önemli süreçlerden geçtiğimiz şu günlerde sivil inisiyatifin devreye girmesi toplumun sessizlikten kurtulup ortak akıl ve tavırla tüm katman ve bileşenleriyle aynı doğruda hareket edebilmesi sorunların çözümüne dair birleştirici ve geliştirici olarak etkin rol alması gerekmektedir.

İyiden iyiye ayrıştığımız kin ve nefret tohumlarının atıldığı, ırkçılığın hortlatıldığı, bırakın parti binalarının yakılmasını insanların diri, diri yakılmaya çalışıldığı.

Gazete binalarının basıldığı, hukuksuz bir şekilde bir şehrin kapılarını her türlü gereksinime kapatan hak ve hukuk ihlalleri yetmiyormuş gibi evine kapatılan halka anonslarla hakaret etme boyutuna varan baskı.

Türk-Kürt ayrımı yapılmaya çalışılması, ölülerin buzdolabında saklanması kabul edilemez gerçekler olarak karşımızda duruyor.

Hangi ara birbirimizden bu kadar nefret etmeye başladık?

Şimdilerde büyük yürüyüş diye adlandırılan; Modern ve ileri toplumlarda karşılaştığımız bu hareket keşke “bayrağını al gel’den ziyade farklı kültür ve etnik unsur bileşenlerini bir arada tutabilen bir harekete dönüşebilse.

Şiddete, haksızlığa ve zulme maruz kalanları da içinde barındıra bilse.

Yaşanan son gelişmeler halkın nabzını tutma, hararetini almaksa eğer, bu film izlenmişti.

Cumhuriyet mitingleriyle şimdiki hükümete karşı ulusalcı ve “Ergenekoncular” mitingler düzenlemiş, büyük kalabalıklar toplamış sonuçsa hüsran olmuştu.

Şimdi onların düştüğü duruma farklı sebepten aynı sonuca gidilmeye çalışılıyor.

Kişilerin kolektif ruhla hiçbir devlet mekanizmasına bağlı kalmadan vakıf, dernek, meslek kuruluşları, cemaat ve partilerin ülkenin geleceği için her renk ve her sesin sağduyuyu kendi içinde barındıran çok sesli gönüllü birliktelikler oluşturmalı.

Yine bunun ötesinde devletin halk üzerindeki baskısını ve egemenliğini törpülemeli ve dönüştürücü etkin işlevlere sahip olmasını sağlamalı.

Yoksa bu toplanmalar kuru kalabalıklardan öteye gitmeyecek, toplumsal hafızalarda yer etmeyecektir.

Umarım ve temenni ederim ki partiler üstü olan STK’ların bu hareketi, birçok çevre tarafından dile getirildiği gibi, hükümetin isteği ile değil kendiliğinden halkın isteğiyle etki altında kalmadan gerçekleşmiş olsun

Sivil inisiyatiflerin sonuç alamadığı ya da kendini dinletemediği durumlarda, birçoğumuzun hoşuna gitmese de, itaat etme kültürünün aşılmasını bir önkoşul olarak gören sivil itaatsizlik olgusu karşımıza çıkar.

Sevgiyle kalın.

 

Afel GEYLANİ AL

afet2641@hotmail.com

Share
1408 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...