gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Şikâyetim Kamuoyu Adına


Mehmet Fatih Çetin
drmfc72@gmail.com

Sözüm ekmeğini hakkıyla kazanmak için sabahtan akşama yollarda direksiyon sallayan minibüs şoförü kardeşime değil;

Sözüm o direksiyonun başına geçince adeta başkalaşım geçirip kendini yolların hâkimi sanan şehir eşkıyalarına

Bence artık yeter…

Sizin kendinize çeki düzen vermeniz için birkaç cana kıymanızmı gerek

İbret alıp kendimize gelmek  için illa ki bir musibet mi lazım..

Maalesef etrafımda ki minibüsleri yolcu olarak kullanan ve ya aracıyla yollarda seyreden tüm eş dost sizden şikâyetçi.

Bir önceki gün minibüsü ile son surat sağımdan geçip aniden sola dönmek üzere önümde sola doğru drift  yapan arkadaş ; frene basıp hadi ben durdum…. ya durmasaydım ……

Yada o esnada önüne bir çocuk veya yaşlı bır büyüğümüz çıksaydı..

Veya sen o driftiyaparken kayıp takla atsaydın.

İki yolcu fazla alacam kaygısıyla bu riski almaya değer mi?

Ben yıllardır minibüse binmedim ama binen ablam kardeşim eşim dostum sizin sigaralarınızdan küfürlerinizden saygısız ve agresif tutumlarınızdan bıktı..

Minibüsünüzde iken bu şehrin bir temsilcisi olarak kendinizi hissedin..

Batmanımıza dışarıdan gelen misafirlerimiz sizi görünce ne biçim memleket demesin….

Şikâyetçiyimolumsuz tutum sergileyen minibüs sürücülerinden…

Değerli Valim,Belediye Başkanım, Emniyet Müdürüm ve ilgili kurum amirleri,

Sizlere şikâyetim şahsi değil,

Ama burada yazdım sonra söylemedi demeyin;

İsteğim uygunsuz ve kural tanımayan minibüs şoförü kardeşlerimizin uyarılması varsa eksiklerinin giderilmesi gerekirse eğitilmesi sonrasında da gerekirse cezai müeyyidelerin uygulanması…

Bir gün bir maganda ufak bir çocuğa çarptığında annesine pardon dememek için….

An itibariyle sizlerde mesulsünüz…

Saygılar

M.Fatih ÇETİN

Share
5564 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...