gap başlık

logo

PSİKOLOJİK KÖRLÜK..


HALİME AYTAÇ ERDOĞAN
halimeaytacerdogan@hotmail.com

Görmek ya da görmemek işte bütün mesele burada…

Burada söz ettiğimiz körlük, bazı psikolojik hastalıklarda görülen psiko-patolojik körlük (fiziksel bir nedene bağlı olmayan ama gerçekten görme duyusunun geçici kaybı) anlamında değildir. Bu yazıda kullandığımız anlamıyla, psikolojik körlüğü olan kişi fiziksel olarak nesneleri görebilmekte ama ardındaki veya içeriğindeki dinamiği ve anlamı görememektedir.

Fiziksel bir belirti olmadığından körlüğünün farkında da değildir. Sadece görsel imgelerin beynindeki fotoğraflarına bakarak onları kategorize etmekte ve bu yüzeysel algılamaya paralel yüzeysel reaksiyonlarını vermektedir psikolojik körlük.

Doğadaki ve insanla ilgili her şey salt görüntülerinin ötesinde bir anlam içerirler. Hatta bazen görüntülerinden de farklı içerikte olabilirler.

Konuşan birinin sadece ne söylediğine bakar, niçin bunu söylediğini düşünmezsek; karşımızdaki insanların nasıl göründüklerine odaklanıp, kim olduklarını anlamaya çalışmazsak; onların davranışlarının arkasında hangi duygu ve düşüncelerinin olabileceğini göremezsek; bize karşı gösterdikleri tutumların sadece bizde oluşturduğu duygulara göre hareket edip karşımızdakine özgü nedenlerini görmeye çalışmazsak; bize yönelik eylemleri sadece kendi istek, çıkar ve ihtiyaçlarımıza göre algılar ve tepki verirsek, karşımızdakinin de güdülerini hesaba katmazsak; veya bir ağaca, çiçeğe, kuşa, zürafaya yada bir nehre baktığımızda veya fotoğrafladığımızda, görsel güzelliğinin ardında evrenin, yeryüzünün ve bize de hayat veren varoluş öyküsünün cazibesini ve mükemmelliğini göremediğimizde; hayatımızı sadece temel ihtiyaç ve isteklerimizin karşılanması, çıkarlarımızın korunması ve olabildiğince çok maddeye sahip olma darlığında ve sığlığında yaşadığımızda …….vs. Eğer böyleyse psikolojik olarak körüz demektir.

Ve işin kötüsü bunu bir göz operatörü de iyileştiremeyecektir.

Peki bir çaresi yok mu? Aslında var. Yeniden görme egzersizlerine başlamalıyız.

Öncelikle aynanın karşısına geçmeli ve orada gördüğümüz kişinin sadece bir kafa, yüz, beden, güzel giysiler, bakımlı saçlar, kemerli bir burun, bembeyaz dişler, alımlı bakış veya pürüzsüz bir ten falan gibi şeylerle birlikte bunlardan daha öte bir varlık olduğunu; bir kimliği, benliği, kişiliği, duyguları, özlemleri, acıları, başarıları, yetenekleri, sırları, nefretleri, aşkları, tutkuları, hayalleri olduğunu da görmeliyiz.

Onu anlamaya, dinlemeye, kavramaya, sevmeye çalışmalıyız. Bu kendimizle yapacağımız egzersizi sonra da başkaları üzerinde denemeliyiz ve ta ki gözlerimiz tam açılıncaya, her şeyi çok daha net görebilinceye kadar sürdürmeliyiz. Görüşünüzün bir kartal gibi yüksekten ve derin olmasını dilerim…

Share
2838 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇOCUKLARA NASIL KURALLAR KOYMALIYIZ?

    29 Haziran 2020 Yazar Makaleleri

    Sıkça sorunlardan birisi de"çocuklarımıza nasıl kurallar koymalıyız?" Kurallar çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir. Kurallar, çocuğa sorumluluk kazandırdığı gibi onu güvende de tutar. Kural koymak çocuk gelişimi için son derece önemli olduğundan, dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Kural koymak çocuğun kendisinin ve başkalarının sınırlarını tanıması açısından da önemlidir: Örneğin, ağabeyi veya ablası ders çalışırken odasına girip rahatsız etmemek başkasının sınırına uyduğunu gösterir. Kurallar aynı zamanda çocuğu güvende tutmaktad...
  • ÇOK MU NORMALİZ ?

    26 Haziran 2020 Yazar Makaleleri

    Sevgili dostlar; Sizlerle tekrar bir arada olmanın mutluluğu içerisindeyim.Bugün sizlerle pandemi öncesi ve sonrasını konuşmak acaba bir anda fazla normal bir hayatın içerisine mi kendimizi bıraktık?.sorularına cevap bulmak istiyorum. Yaklaşık 3 ayı geride bıraktığımız zorlu bir süreçten sonra insanların sanki hiç böylesi sıkıntılı süreç olmamış ya da süreç bitmiş gibi bir düşünce ile kendilerini hayatın akışına kaptırmalarına anlam vermek mümkün değil. Artık hayatımızda pandemi öncesi ve pandemi sonrası yaşantı olarak da nitelendirebilec...
  • KISA BİR MOLA…

    24 Haziran 2020 Yazar Makaleleri

    Sevgili dostlar; Tüm dünyada yaklaşık 4 aydır yaşanan Corona virüs salgını nedeniyle ülkemizde ve ilimizde de alınan sıkı tedbirler ve ilgililer tarafından ortaya konan kurallar nedeniyle sanırım hepimiz bir şekilde ya sıkıldık yada bunaldık… Özgürlüğü ve gezmeyi seven biri olarak, kısa süreli bir tatil yapmayı planladım. Yine coronadan korunmak adına bilim kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda kurallara uyarak şimdilik Batmandan ayrılıyorum. Daha zinde ve daha dinç bir şekilde en kısa sürede tekrar buluşmak dileğiyle hepinize selam ve s...
  • ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ KENTSEL YIKIMA DÖNÜŞTÜ…

    23 Haziran 2020 Yazar Makaleleri

    Hep söyleriz; Hayatın merkezinde insan var. İnsan iyi oldu mu, çevresini de kendisiyle beraber güzelleştirir. Ama bozulan zihniyet, kendisiyle beraber çevresini de bozar. Bunun en bariz örneklerini Yargıda ve devlet yardımlarında görüyoruz. Aynı suçlamalarla ve aynı kanunlarla yargılanan bir sanığa mahkemenin biri ‘ağırlaştırılmış müebbet’ verirken; diğer bir mahkeme ‘Beraatına ve tazminat ödenmesine’ karar verebiliyor. Devletin fakir- fukara için yaptığı ‘Sosyal Yardımların’ ehlinden ziyade durumu daha iyi olanlara aktarıldığına hep şahi...