logo

Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) -2

Peygamberliğin Mekke Dönemi

Resülullah (s.a.v) 40 yaşında iken 610 yılında Ramazan ayının 27. gecesinde Hira mağarasında ilk vahyi aldı. Böylece Peygamber (s.a.v) olarak İslam’ı tebliğ etme sorumluluğunu da üzerine almış oluyordu.

Resülullah (s.a.v) İlk vahyin endişe ve şaşkınlığını Hz Hatice ve Varaka bin Nevfel’in tavsiyeleri ile üzerinden hemen attıktan sonra İslam’ı tebliğ görevine başladı. İnsanları ilk önce 3 yıl boyunca gizli bir şekilde İslam’a davet etti. Bu süre içerisinde önce kendi ev halkı daha sonra da bazı yakın dostları ve temiz fıtratlı insanlar davetini kabul ettiler.

3 yıl süren gizli davetten sonra Allah’ın Emri ile Peygamberimiz (s.a.v)Safa tepesinde bütün Mekkelileri açıktan İslam’a davet etti. Açık davette beraber İslam Mekke’de bütün evlerde konuşulan tek gündem maddesi oldu. Mekke’de bir şekilde İslam’ın girmediği hiç bir ev kalmadı.

İlk Müslümanlar arasında toplumun her kesiminden insanlar bulunuyordu. Hz Peygamberimiz (s.a.v)Allah’ın emriyle Mekkelilerin putlarını kötülemeye, Putperestliğin aleyhinde konuşmaya. Putların ve puta tapanların cehennemlik olduklarını söylemeye başladığında müşrikler kendisine karşı gelmeğe ve düşmanlık yapmağa başladılar.

Müslüman olan zayıf ve kimsesizlere başta olmak üzere, Bütün Müslümanlara büyük bir baskı, sıkıntı, eziyet ve işkence yapmaya başladılar. Bu dönemde en büyük sıkıntıya köleler, zayıf ve kimsesiz aileler uğramışlardır.

Bunların başında gelenler Sümeyye ve Yasir ailesi, Bilal-i Habeş, Habbab bin Eret Ammar, Zinnure ve diğer bazı Mekke’de korumasız olan Müslümanlar olmuştur. Ancak bu dönemde Mekke’de Müslüman olup bu sıkıntılardan nasibini almayan hiç bir Müslüman kalmamıştı. Peygamberimiz (s.a.v) bizzat bu sıkıntılardan etkilenmiş defalarca hakarete uğramış bir kaç seferde müşrikler onu şehit etmeye teşebbüs etmişlerdir.

Mekke’de Müslümanlar açısından dinlerini yaşam şartları zorlaşınca İki Defa Habeşistan’a hicret etmek zorunda kaldılar. Mekke’de kalan Müslümanlar ise çok zor şartlar altında yaşamaya devam ediyorlardı.

Peygamberliğin 7. yılında Mekke müşrikleri bütün Müslümanlara ve Müslüman olmamış yakın akrabalarına büyük bir ekonomik ve sosyal ambargo uygulamaya başladılar.3 yıl süren bu boykot süresince Müslümanlarla her türlü ekonomik ve sosyal ilişki yasaklanmış ve bu sıkı bir şekilde denetlenmiştir.

Müslümanlar bu süre içerisinde büyük bir kıtlığa düşmüş, ağaç yaprak ve kabuklarını yemek zorunda kalmışlardır. Bebekler ve çocuklar ise açlıktan ölmüşlerdi. Bu acımasız ambargo 3 yıl sonra insaflı dört beş Mekkelinin girişimleri neticesinde Peygamberliğin 10 yılında yürürlükten kalkmıştır.

Boykotun bitiminden kısa bir süre sonra Peygamberimiz (s.a.v.) en yakın koruyucuları durumunda olan Hz Hatice ve Ebu Talib’i kaybetmiştir. Bu yüzden bu yıla hüzün yıla hüzün yılı denilmektedir.

Hz Hatice ve Ebu Talib’in vefatından sonra Mekke’de korumasız kalan resulullah yine büyük sıkıntılara uğramıştır. Bunun neticesinde Resulullah (s.a.v)Taif’e hicret edip İslami tebliği orada sürdürmek istedi.

Ancak Taifliler Resulullah’ı şiddetle reddedip taşlayarak Taif’ten dışarı çıkartılar. Resulullah (s.a.v)ancak bir müşrik olan Mut’im b. Aidyy’nin himayesi altında Mekke şehrine geri dönebildi.

Hüzün yılı ve Taif hicretinin üzüntü ve kederini Resulullah (s.a.v) kaldırmak için İsra ve Miraç Mucizesiyle mükafatlandırdı. Resulullah (s.a.v)İlk önce Mekke’den bir gece vakti Kudüs’e götürülmüş (İsra), sonra da Kudüs’ten Sidretu-l Münteha’ya kadar yükseltilmiştir.

Peygamberliğin 11.yılında ilk defa Mekke dışından gelen Medineli 6 kişilik bir heyet Akabe mevkiinde Müslüman olmuş ve memleketlerine dönmüşlerdir. Ertesi yıl 12 kişilik bir heyet halinde yine Akabede

Resulullah (s.a.v) ile buluşulmuş ve sözleşmişlerdir. (1 Akabe Biati) Bunlar Memleketlerine geri dönerken Resulullah Medine de onlara islamı öğretip tebliğ faaliyetlerinde bulunmak üzere Musab b. Umeyr-i İslam’ın ilk öğretmeni olarak onlarla beraber Medine’ye göndermiştir.

Musab Medine’ye varır varmaz hemen Esad b.Zürare’nin evine yerleşmiş ve İslam tebliğine büyük bir hızla başlamıştır.

Bunun neticesinde İslam Medine’de hızlı bir şekilde yayılmış bir yıl sonra yine Akabe mevkiinde Evs ve Hazrec kabilelerinin liderleri Sad b.Muaz ve Sad b.Ubade’de dahil olmak üzere 73 erkek ve 2 si kadın 75 Medineli Resulullah’la (s.a.v) sözleşmiş ve O’nun kendilerini ve ailelerini korudukları gibi koruyacaklarına söz vererek Medine’ye davet etmişlerdir. (2.Akabe Biatı)

Bundan sonra Resulullah’la (s.a.v) Müslümanlara Medine’ye hicret izni vermiş, Müslümanlar guruplar halinde Medine’ye hicret etmeye başlamışlardır.

Bu gelişmeden rahatsız olan Mekke müşrikleri Resulullah’ın Medine’ye hicret eden Müslümanların başına geçmesini önlemek için Darun-Nedve’de toplanarak Resulullah’la (s.a.v) öldürmeye karar verdiler.

Allah’u Teala Peygamberini bu gelişmeden haberdar edip Medine’ye hicret etmesini emretti. Resulullah’la (s.a.v) bir gece gizlice evinden çıkıp yanına Hz Ebu Bekir’i de alarak Medine’ye hicret etti. Böylece İslam’i tebliğin Mekke dönemi bitmiş ve Medine dönemi başlamış oldu.

Share
766 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ