logo

  Ne Oldu Bize ?- 2


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

Açlık ve yalnızlıkla tehditler insani değil ve insan onurunu kamçılayan bu tehditler, ancak ayrışmayı ve düşmanlığı körükler.

Tıpkı barış iddiasında bulunanların barışı katleden eylem ve söylemlerini eleştirdiğimiz gibi, güya ayrışmaya karşı olanların kullandıkları dil ve üslubun da yapıcı ve birleştirici olmadığı; bilakis bu üslubun dışlayıcı, ayrıştırıcı ve milyonlarca vatandaşınızı ve sizi sevenleri incittiği ve düşmanca tavırların kardeş halklar arasında sebep olabileceği cehennemi sonuçlar konusunda sizleri uyarmayı insani bir sorumluluk olarak biliyoruz.

Bizim ölçümüz Irk, parti, lider ve çıkar değildir. Meseleye ırk üzerinden bakmıyoruz. İnancımız gereği: bütün ırkları, renkleri, dilleri ve insanları Allah’ın delillerinden ve aynı derecede kutsal biliyoruz.

Biz ölçümüzü Kur’an ve insanlığımızdan alıyoruz ve bu sorumlulukla kardeşlerimizi ve idarecilerimizi Kur’an ve kardeşlik hukukuyla uyarıyoruz. Allah (cc) şöyle ferman buyurmaktadır.

– Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği ve akrabalara yardım etmeyi emrediyor. Fahşayı, kötülükleri ve haddi aşarak saldırganlaşmayı yasaklıyor. Size böyle öğüt veriyor ki, dinleyip tutasınız. En Nahl suresi – 90. Ayet

– Ey insanlar! Biz sizi,  bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye sizi kabileler ve milletler şeklinde yarattık. Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır. El Hucurat suresi – 13. Ayet

– Müminler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki, merhamet olunasınız. El Hucurat suresi – 10. Ayet

– Ey iman edenler! Allah için Hakkı ayakta tutan ve Adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun- Adalet gösterin. Bu, takvaya en yakın olandır. Allah’tan korkun! Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. El Maide suresi- 8. Ayet

– Kâfirler birbirlerinin dostu- velileridirler. Eğer siz de (emrolunduğunuz gibi) dost olmazsanız- yardımlaşmazsanız- yeryüzünde büyük bir fesat ve kargaşalıklar meydana gelir. El Enfal suresi – 73.

Ve hayat rehberimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmaktadır.

“ Mümin, müminin kardeşidir, ona zulmetmez ve onu zalimin eline bırakmaz.”

“ Kişi kendi nefsi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe, kâmil manada iman etmiş olmaz.”

“ İman etmedikçe Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.”

Komşu ve Müslüman kardeşlerimize karşı İslami ve insani sorumluluklarımız var. Allah’a karşı, halkımıza karşı ve kendimize karşı sorumluluklarımız var. Bir karar verirken bütün bu sorumlulukları göz önünde bulundurmak zorundayız- zorundasınız.

Allah aşkına! Emperyalistlerin oyunlarını boşa çıkarmak ve aramızda Siyonist bayrakları dalgalanmasın diye aklıselimle, vicdan ve imanınızla hareket edin. Kardeş ve komşu Mesut Barzani’ye düşmanlık ederek, emperyalistlerin projelerini gerçekleştirmelerine kolaylık sağlamak yerine; adalet ve kardeşlik hukukunu gözeterek kardeş ve komşularımıza dost eli uzatıp, ortak akılla adil çözümler geliştirmeliyiz.

Emperyalistlerin aramızdaki güven ve kardeşlik ilişkilerini yok etmelerine; bizi parça parça edip birbirimize düşürmelerine; sonra da demokrat ve kurtarıcı rolüyle topraklarımızı işgal edip hâkimiyet ve sömürülerine alet olmamalıyız. Bunun için de ayrışmak ve düşmanlık değil, birleşmek ve yardımlaşmak zorundayız.

Kardeşlerinize karşı şeytanlara yardımcı olmayın. Bilakis şeytan ABD, İsrail ve işbirlikçilerine karşı Müslüman kardeşlerinize yardımcı olun. Maddi ve manevi kazanılacak o kadar çok şey varken; ayrışmayı, düşmanlığı ve vebali tercih etmeyin.

Zorla güzellik olmadığı gibi, zorla ve tehditle ‘birlik’ de olmaz. Birlik ve birliktelik ancak adaletle ve gönül rızasıyla gerçekleşebilir. Ümmet şuuruyla veya emperyalistlere karşı mazlum halkların birlikteliğini sağlayabilmek için Hakkı, Adaleti, Halkların eşitliğini ve kardeşlik hukukunu gözetmek ve uygulamak zorundayız.

İhsan PINAR

Share
1007 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Parti İl Teşkilatları Ne Yapar?

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Ülkeyi yönetmeye talip siyasi partiler, halkın en küçük birimine ulaşmak için en küçük yerleşim birimlerinde bile teşkilatlanmaya çalışırlar. Partinin başarısı, bu teşkilatların başarısına bağlıdır. Nasıl ki damarlarımız vücudun bütün organlarına kan taşıyıp besliyorsa ve sağlığımız üzerinde etkiliyse; Parti Teşkilatları da Partilerinin mesaj ve hizmetlerini halka taşıyıp, halktan da gönül bağlarıyla partilerine destek sağlamaları toplumu ve partilerini besler ve güçlendirir. Yani Parti İl Teşkilatları, partileri besleyen can damarlarıdırlar...
  • Kaybolan Yıllar Ve Tehlikede Olan Gençlik…

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Batman’ın işsizlik sorununa ve istihdamına büyük katkı sağlayacak olan ikinci organize sanayi bölgesi yıllardır maalesef bir türlü bitirilemedi. Arazi sahiplerinden bazıları ile yaşanan sorun ve bu sorunun yargıya taşınmasıyla bu sürecin uzamasına neden olduğunu biliyorum. Bu sorun çözülse bile alt yapı hazırlıkları, parsel çalışmaları, elektrik, su, yol vs. gibi kapsamlı bir organize sanayinin devreye girmesi en az 2-3 yılımızı daha alacak… Bu da maalesef Batman’ın kaybolan yıllarına mal olacak… Yine Gültepe köprülü kavşağı da uzun...
  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...