gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

NARSİSİZM ÇAĞINDA SOSYAL MEDYA


HALİME AYTAÇ ERDOĞAN
halimeaytacerdogan@hotmail.com

Narsisizm tabiri içerisinde kişinin kendi benliğine hayran olması, kendini aşırı önemsemesi, bunları yaparken çevresindeki ötekilerin ihtiyaçlarını görmezden gelmesi yata.

Narsist kişi, çevresindeki kişileri amacına ulamak için birer araç olarak kullanır ve amacına ulaştıktan sonra bu kişileri iç dünyasında değersizleştirir.

Dışarıdan aşırı özgüvenli, kimseye ihtiyacı yokmuş gibi görünse de özünde başkalarının takdir ve ilgisine bağımlı bir kişidir narsist.

Feridun Düzağaç’ın şarkısındaki gibi ilişkilerde “Bir adam bul kendine/Sana aynalar tutmasın/O kadar güzel yüzün içine bakmasın/Seni korkutmasın.” dizelerini söyletir ilişkide yıpratıp sonra da kenara attığı kişiye.

Narsist “aynalandığı” sürece, başka bir deyişle bir ötekinin nazarında görüldüğü, fark edildiği ve beğenildiği ölçüde var olduğunu hisseder. Eğer ona bu varoluşunu hissettiren bir öteki yoksa etrafta, bu sefer madde kullanımı, yoğun mastürbasyon, cinsellik, riskli-dürtüsel davranışlarla var olduğu kendine hatırlatması gerektiğini hisseder.

Öte yandan, bebekken anneyle bağlanma ve çocukluk dönemindeki aşırı ilgi veya aşırı yetersiz ilgi sarkacında bir tarafa fazla meyletmiş bir dönem geçirdiyse; romantik partnerlerine bağlanmakta da güçlük çekecektir “kahraman”ımız.

Şarkının dizelerine dönecek olursak, gözlerinin içine bakarak onu seven, ona ilgi gösteren partnerini de en sonunda terk etme eğiliminde olacağından, “o güzel yüzün içine bakmak” da onun bağlanma örüntülerini harekete geçirecek ve bu durum onu korkutacaktır.

Sosyal medyada ise bu süreçlerin daha genel bir perspektifte devam ettiğini görüyoruz. Twitter’da atılan tweet’lerin sonucunda gelen “fav”lara ve “retweet”lere bağımlı yaşayan, günlük yaşamının çoğunu sanal alemde yaşayarak gerek dünyayla olan bağını zayıflatan, buna karşılık daha fazla kullanıcı tarafından “görüldükçe”,”takip edildikçe”,tweet’lerine “yanıt aldıkça” varoluşundan emin olan “sosyal medya fenomenleri”nin sayısı artmaya devam ediyor.

Instagram veya Facebook’ta size kullanıcılar kendilerini en havalı şekilde gösteren bir fotoğrafı paylaşarak fotoğrafın altındaki “beğen” butonuna hücum edilmesini arzulamaktalar.

Artık izlenen bir film, yapılan ekstrem bir spor, gidilen yabancı bir ülke, yapılan güzel bir yemek, çocuğun ilk adımları, alınan ilk araba, sevgililer günüde eşe yapılan sürpriz, sevgilinin askerden dönmesi, mezuniyet, sevilenler ile geçirilen eğlenceli bir akşam…

Bütün bunlar ”Eğer sosyal medyada paylaşılmadıysa, belki de o anlar hiç yaşanmadı” noktasına geldi artık. “Görülüyorum, öyleyse varım.”

Yapılan reklamlar, sosyal medya, giderek artan birey kültür her bireyin narsistik örüntülerini biraz daha körükler vaziyette. Bu durum da, “sevdiği kişiyi kendi egosundan öncelikli kılmak” olarak özetlenebilecek aşkı, ilişkileri ve evlilikleri sekteye uğratıyor.

Belki de mevzubahsimiz “çağımızın vebası” denilebilecek boyutta önemli.

İyi ki psikiyatristler, psikologlar var diyelim.

Bu söylediğim kulağa “narsistik” mi geldi? Aslında bu çok da şaşırtıcı bir yorum değil. Çünkü çocukluktan itibaren her canlı beğenilmek, fark edilmek, özel hissetmek ister.

Bu torbanın içine bütün insanlar giriyor nihayetinde. Öte yandan insanlık tarihi boyunca yapılan icatlar, bilimsel gelişmeler, harikulade sanat eserlerinin arkasında bir başka “öteki” tarafından görülme arzusu yok mudur aslında? Önemli olan görülme ihtiyacını yok etmek değil, bu ihtiyacı aile, iş, okul yaşamı ve sosyal ilişkiler içerisinde işlevsel bir boyuta çekmektir.

Bunun için de gerektiğinde kişinin klinisyenlerden yardım almasının, mevcut süreçlerin iyileşmesinde güçlendirici bir etki yaratacağı muhakkaktır

Share
483 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÖMÜR YAVAŞLARKEN ZAMAN NEDEN HIZLANIR?

    20 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Geçen giden zaman yaşımızı, yaşımız da zaman algımızı tayin ediyor! Biraz karışık mı oldu? O zaman hemen açıklayalım… Biz yaşlandıkça zaman hızlanıyor. Bu tespit tamamen bilimsel olup “zaman geçmek bilmiyor” diye sızlanan genç nesil! Sizi yazının devamını okurken görmek isteriz… Bilim açıklıyor: Zaman neden biz yaşlandıkça daha hızlı akar? BEYİN VE ZİHİN Size de yaşınız ilerledikçe zaman daha hızlı akıyor gibi geliyor mu? Sanırız hayatın en büyük oyunlarından biri bu. Ve siz de kendini bu oyunun içinde hissedenlerdenseniz, kesinlikle yalnız ...
  • BİR GÜZEL İNSAN…

    19 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Allah Kur’an’ı Kerim’de, insanı en güzel şekilde yarattığını, ancak yaratılış istikametinden ayrılan insanın aşağıların aşağısına yuvarlandığını beyan etmektedir. Allah’ın kâinatı kendisi için yarattığı ve hizmetine verdiği insanoğlu, ne yazık ki bencillik, ırkçılık, kör tarafgirlik ve ideolojik sebeplerle yoldan sapmış ve birbirlerini yemektedirler. İnsani değerlerin altüst edildiği günümüzde insanlar mal varlıklarıyla, sahip oldukları mevkileriyle, işbilir dedikleri yalakalıklarıyla,  mensubu bulunduğu parti ve aşiretin gücüyle orantılı ol...
  • AK PARTİ VE CHP’DEN BEKLENTİLER…

    18 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Görülüyor ki, sonbahar siyaset açısından çok hareketli geçecek. Yeni siyaset arayışlarının, ülke gündeminde olacağını şimdiden kestirmek çok zor olmasa gerek. Siyasette yeni bir anlayış aranırken, Türkiye Toplumu Ak Parti ve CHP’den ne bekliyor? Yıllardır süregelen acı, kan, gözyaşının dinmediği ve bir türlü çözülemeyen, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen toplumsal meselelerimizin, demokratik olarak kalıcı çözümü için yeni bir Anayasa yapımında CHP’nin rol alması; CHP’nin devletçi anlayıştan ziyade, halkı önceleyen bir anlayış sergilem...
  • HER ŞEYİN BAŞI HUZUR…

    09 Ağustos 2019 Yazar Makaleleri

    Her şeyin başının sağlık olduğunu biliyoruz, aslında sağlığın temelinde huzur vardır. Huzurun olmadığı yerde hiçbir şeyin o kadar önemli ve anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Huzurun olduğu yerde sağlık, Huzurun olduğu yerde sevgi, Huzurun olduğu yerde saygı, Huzurun olduğu yerde mutluluk vardır. Huzurlu olan toplumlar, aynı zamanda daha rasyonel düşünebilen toplumlar olarak görebiliyoruz. Bana göre; Huzurlu olmanın yolu… Pozitif düşünme, Olan şeyle yetinme, Şükretme, Maddiyattan çok, toplumsal/manevi değerlere ö...