gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

MÜMİN AYNADIR…


İhsan Pınar
ihsan@batmangapgazetesi.com

Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre: Peygamberimiz ashabı ile otururken içeriye Ebu Cehil gelir ve “Ne kadar çirkinsin ey Muhammed” diye hakarette bulunur. Peygamberimiz ona; “Doğru söylüyorsun!” diye karşılık verir. Az sonra Hz. Ebubekir içeri geldiğinde, “Yâ Resulallah, ne kadar güzelsin” diye hitapta bulunur. Peygamberimiz, Ona da; “Doğru söylüyorsun!” diye cevap verir. Sahabe sorar; “Her ikisine de, doğru, dediniz. Nedir hikmeti?” Peygamberimiz; “Ben aynayım. Bana bakan kendini görür. İkisi de kendilerini görüp, gördüklerini söylediler” buyurdular. Yani, Ebu Cehil kendi çirkinliğini, Hz. Ebubekir ise kendi güzelliğini Hz. Peygamberde görmüşlerdi.
Vahiyle beslenen ve korunan Peygamber dışında, her insanın eksiklikleri, zaafları ve hataları vardır ve olacaktır. İnsanlar/Müslümanlar, bu eksiklik ve hataların giderilmesi ve daha doğru olana yönelmek için birbirlerini uyarmak ve yardımcı olmakla mükelleftirler. Ancak İslam ve insanlıktan nasibini alamamış kötü niyetli kişiler, kötülüklerini çevrelerine yaydıkları gibi; iyi insanlara da düşmanlık yaparak, kendi kötülüklerini onlara nispet ederek karalamaya çalışmaktadırlar. Kendi yoldaşlarının bin kötülüğünü bir tek doğru altında gizlerken, iyi insanların yüzlerce iyi yönünü bir tek hatasına kurban ederek kötü göstermektedirler.
Askeri ve kültürel olarak ilk işgale uğrayan İslam beldesi olan Mısır’da, emperyalist güçler halkın uyanışına ve kendini yönetmesine müsaade etmemektedirler. İslam’ın doğru bir şekilde anlaşılması ve şeytani emperyalist güçlerin tanınması için gayret gösteren Hasan el Benna, Abdülkadir Udeh, Seyyid Kutup… Gibi binlerce insan katledildi. Mısır cezaevleri sürekli olarak Müslümanlarla dolduruldu.
2012 yılında ilk defa halkın özgür iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi; ABD, İsrail ve yerli işbirlikçilerinin destekledikleri askeri darbeyle iktidardan indirildi. Askeri darbeye karşı çıkan binlerce sivil namazda ve camilerde katledildi. Hiçbir şiddete bulaşmamış İhvan Hareketi yasaklanarak mensupları tutuklandı, katledildi. Cezaevleri darbe karşıtı Müslümanlarla dolduruldu. Ve 6 yıldır tek hücrede tutuklu bulunan ve her türlü insani haktan mahrum bırakılan Muhammed Mursi, katil sistemin cellatlarınca geçen hafta sinsi bir şekilde katledildi.
Şuurlu Müslümanlar can ve kan verirken; ABD, İsrail ve yerli işbirlikçileri alkış tuttu. Müslüman, Devrimci, Milliyetçi, Halkçı, Demokrat, İnsan Haklarına saygılı… Sözlerinde samimi olanlar, emperyalistleri ve darbeci yerli işbirlikçi katillerini lanetlerken; ruhlarını ve insanlıklarını satmış zavallılar ABD, İsrail, Suud şeyhleri ve darbeci Sisi’nin safında yer alarak İhvan ve Mursi’nin aleyhinde kinlerini kusuyorlardı.
Hiçbir zarar görmedikleri Mursi’nin şahsında, İslam ve Müslümanlara olan kokuşmuş kinlerini kusuyorlar. Kimileri İslam düşmanlığından, kimileri de emperyalistlere olan uşaklıklarından bu kalleşliği yapmaktadırlar. Peki kendine Müslümanım diyen zavallı! Sen neden şahsiyetli bir Müslüman ve zulme uğramış Muhammed Mursi’ye karşı bu düşmanca tavır içindesin.  Senin peşinde gittiğin örgüt ve liderler, ABD, İsrail, Sisi Muhammed Mursi’den daha mı iyidirler. Allah sizi, desteklediklerinizle haşretsin desem kızar mısınız?
Bir Müslüman ve insan olarak, İslam ve insanlık düşmanlarının zulmüne uğramış Muhammed Mursi’ye taraftarım. Mazlum bir Kürt olmam, dünya fitnesinin baş mimarları olan emperyalistlere karşı mazlum Muhammed Mursi’ye taraftar olmamı gerektiriyor. İnsan haklarından, İslam ve Müslümanlardan, Mazlumlardan, Demokrasiden, Özgürlük ve bağımsızlıktan yana; zulme, askeri darbelere, diktatörlere, katliamlara ve tüm bunlara sebep olan emperyalizme ve siyonizme karşı olan herkesin de bu tavrı göstermesi gerekir. Mursi’den hiçbir zarar görmedikleri halde, sosyal medya üzerinden salya sümük hakaretler edenler ancak emperyalizmin ve siyonizmin maşalığını yapmakta ve katledilen Mursi için söyledikleri ancak kendi iç dünyalarının dışa yansımasıdır. Yani Muhammed Mursi gibi Müslümanları karalamak için ettikleri iftira ve hakaretler, aslında ayna gibi kendi şahsiyetsizliklerini göstermektedir.
Bardağın dolu veya boş tarafına bakmak gibi; İçin temizse ve iyi bakarsan iyiyi görürsün, ama için kirlenmiş ve önyargılıysan temizi göremez, anlayamazsın. Eğer akıl ve vicdanınla bakarsan, haklı ve haksızı görebilirsin. Ama eğer örgüt, ideoloji, lider, emperyalist ve Siyonistlerin kölesi olmuşsan; hep kötü ve zalim olanın yanında iyiliğe ve iyilere saldırırsın…
DAİMA HAKTAN VE HAKLIDAN YANA OLMAK DİLEĞİYLE…

Share
530 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYATIN ŞİFRELERİ, UZLAŞAMAMAK…

    09 Aralık 2019 Yazar Makaleleri

    Uzlaşmak veya uzlaşamamak. Aslında gerçekten uzlaşmayı istiyor muyuz? Uzlaşmak Bugünlerde politikacıların en fazla kullandığı sözcüklerden biri de uzlaşma oldu galiba. Kime sorarsanız sorun uzlaşmanın iyi ve yararlı bir şey olduğunu, hatta kendisinin de uzlaşmacı birisi olduğunu savunacaktır. Ama aslında ne kadar uzlaşabiliyoruz? Uzlaşmayı gerçekten biliyor muyuz? Bu soruların yanıtlarını dürüstçe vermeye kalkarsak, sanırım pek azımız olumlu yanıtlar verebilecektir. Öncelikle uzlaşma dediğimiz şeyin ne olduğunu anlamaya çalışalım...
  • İSTANBUL’DA BATMAN TANITIM GÜNLERİ…

    08 Aralık 2019 Yazar Makaleleri

    5-8 Aralık tarihlerinde yenikapı etkinlik alanında gerçekleştirilen tanıtım günleriyle ilimizin kültürü ve yöresel ürünleri Istanbul'da görücüye çıkarıldı. Batman'ın tüm yönleriyle tanıtılmaya çalışıldığı etkinlik'te amaçlanan faydaya ulaşabilmek belki de uzun bir vadede kendini hissettirecektir. Ancak katkısının uzun vadeye yayılmasına bakılmaksızın yapılan bu tanıtımın sadece ilimize değil bölgemize de olumlu katkıları olacaktır. İstanbul'lulara ilimizin sadece kültürünün ve yöresel ürünlerinin değil aynı zamanda misafirperverliğinin...
  • BATMAN BÜROKRASİSİNDE EGEMEN OLMAYA ÇALIŞAN BAZI VAKIFLARA DİKKAT…

    03 Aralık 2019 Yazar Makaleleri

    15 Temmuz 2016 yılında FETÖ tarafından sahnelenen hain darbe girişiminden sonra ortaya çıkan tabloyu kendi lehine değerlendirmek isteyen farklı vakıf, sendika ve cemaatlerin, bürokrasiyi ve siyaseti ele geçirme isteği toplum tarafından hassasiyetle takip edilmektedir. Paralel yapılanmanın ortaya çıkarılmasıyla birlikte hükümetin bu yapılanmaya karşı başlattığı operasyonlar sonrasında ortaya çıkan boşluklara kendi yakınlarını yerleştirmeye gayret eden farklı vakıf ve cemaatlerin, hükümete ve devlete karşı yeni bir yapılanmanın içine girme ola...
  • İNSANLARIN EN SEVİMLİ OYUNCAĞI: YALAN!

    01 Aralık 2019 Yazar Makaleleri

    Düzenbazlık, yalan ve ihanet, dürüst olacak kadar zekâsı olmayan ahmakların işidir. Yalan, insan kişiliğinin canavarıdır! Ne yazıktır ki, insanlar onu kendilerine en güzel ve en sevimli oyuncakları olarak seçmiş bulunmaktadır. Bilmezler ki, Yalan; Kendilerinde var olan tüm güzellikleri, ahlakı, edebi ve onlarla beraber olan her ne varsa hepsini onlardan alıp götürdüğünü. Yerini ahlakın, edebin, güzelliklerinin kalmadığı yoksul bir beden ve satılmış bir ruh alır. Hakikatle bağı gevşeyen her insanın yalanlar içerisinde yüzmeyi kendilerin...