gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

10 Şubat 2019

KISSADAN HİSSE; AHLAK’LI OLABİLMEK…


Mansur Obut
mansurobut@mynet.com

Arada bir geçmişte yaşanmış ve şuan yaşadıklarımıza ders olacak nitelikte yazılar paylaşırım…

Öyküler okur, verilen mesajlardan bende ders almaya çalışırım.

Günümüzde maalesef toplumumuzda genel olarak ahlak kurallarının ve ahlaki değerlerin ayaklar altında olduğunu büyük bir üzüntüyle görüyor ve duyuyorum…

Oysa ahlak o kadar önemli bir konu ki, bunu eğitim başta olmak üzere her bireyin üzerine düşeni yapması gerektiğini düşünüyorum. Bakın ahlak o kadar önemli ve hepimize lazım ve uygulamamız gereken bir durum ki, bununla ilgili almamız gereken bazı örnekler vermek istiyorum…

“Ateş, su ve güzel ahlak bir gün yolda buluşmuşlar. Tanıştıktan sonra bir muhabbete tutuşmuşlar. Başlamışlar kendilerini tanıtmaya. Önce ateş başlamış söze…
-Bendeniz ateş: Kimi zaman karanlıkta, kimi zaman soğuklarda ısınmaya sebebim.
Kimi zaman güneşim, kimi zaman bir kor parçasıyım. Hoşuma gitmediğinde önüme ne gelirse yakarım. Çok iyiyimdir. Benden birçok yerde istifade edilebilir, der ve ardından şöyle devam eder:
-Fakat bir sinirlenirsem etrafımda ne varsa yakarım. Onun için benimle aranızı iyi tutun.
Su başlamış söze…
-Bendeniz su: Hayat kaygandır. Yokluğum çok kötüdür. Ben olmazsam canlılar yaşayamaz. Her hayatta ben varım, der. Sonra başlar ateşin yaptığı gibi zararlarından bahsetmeye…
Ben bir kızarsam sel olurum. Bazen fırtınayla gelir ve ne varsa yutarım. Onun için benle aranızı iyi tutun, der.
Sıra gelmiş güzel ahlaka…
-Bendeniz güzel ahlak: Hayat düzeninde benim yerim başkadır. Benim hiçbir kötülüğüm yoktur. Kimseyi de tehdit etmem, der.
Sonra ateş girmiş söze…
-Ben bu arkadaşı çok sevdim. Hani olurda bir gün bir birimizi kaybedersek nasıl bulacağız, der.
Su der ki,
-Eğer beni kaybederseniz bir yağmur gördüğünüzde yaklaşın ben orada olurum, der.
Ateş der ki,
-Eğer beni kaybederseniz bir duman görürseniz, bir sıcaklık hissederseniz hemen gelin ben orada olurum, der.
Sıra gelmiş güzel ahlaka. Söylediği söz çok manidardır.
-Siz siz olun beni sakın kaybetmeyin, der. Eğer beni kaybederseniz bir daha beni bulmanız mümkün olmayabilir…”

 

Benimde diyeceğim odur ki, anne ve babalar başta olmak üzere eğitim camiamız ve diyanetimizle birlikte geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ve gençlerimize temiz ahlaklı olmayı,

Dünyanın en iyi profesörü, en iyi doktoru, en iyi oyuncusu, en iyi eğitimcisi, en iyi hocası vs vs olabilirsiniz ama ahlakınız zayıfsa, bu mesleklerin hiçbirinin önem ve anlamının olmayacağını anlatmalıyız,

Onlara; saygılı olmayı,

Terbiyeli olmayı,

Topluma ve insanlığa faydalı olmayı,

Dürüst olmayı,

Yalan söylememeyi,

Kimsenin malında mülkünde gözü olmamalarını,

Dini değerlerimizi yaşatmayı,

Çok çalışmayı,

Sigara ve uyuşturucunun zararlarını,  vs. vs. aklımıza gelebilecek her türlü ahlak değerlerini anlatmalıyız ve bunu uygulamalıyız.

Umudum o dur ki, toplumsal çöküntü yaşadığımız şu dönemlerden ahlaki değerlerimize sahip çıkarak bu enkazdan gençlerimizi ve çocuklarımızı kurtarmalıyız…

Aksi takdirde; düşünmek bile istemiyorum…

Share
473 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÖYLESEM FAYDASI YOK, SUSSAM GÖNLÜM RAZI DEĞİL

    21 Şubat 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    İlk yazımızda Türkiye’nin futbol haritasını çıkarmış ve bölgeler arası geri kalmışlığı ve aralarındaki farkı ortaya koymuştuk. Bölgelere göre takım sayısı Güneydoğu (9) Doğu Anadolu (6) İki bölge takım sayısının toplamı (15) Marmara Bölgesi (35) Durum bu kadar açık bir şekilde ortadayken Özellikle İstanbul’da 3 büyük takımımızı göz önünde bulundurduğumuzda; Milyonlarca taraftarı olan BEŞİKTAŞ FENERBAHÇE GALATASARAY ve Süper ligde sezon boyunca maç başına taraftar ortalaması 3000 veya 5000’i geçemeyen BAŞAKŞEHİR KASIMPAŞA ve Bir...
  • AÇIK BİLİM – DAVRANIŞSAL EKONOMİ 2 – YEME ÇAPAYA GELMEYİN!

    21 Şubat 2019 Yazar Makaleleri

    Yazı dizimin ilk yazısında iktisadın temel prensibi olan Homo economicus kavramının nasıl yıkıldığına, Kahneman ve Tversky’nin Beklenti Kuramı ve Çerçeveleme Etkisi katkılarıyla davranışsal ekonomiye giden yolu nasıl inşa ettiklerine değinmiştim. Yazı dizisi boyunca herhangi bir ürün ve hizmetin değerinin onu nasıl algıladığımızla ilgili olduğunu, ya da bir önceki yazıda verdiğim örnekle, 200 TL’nin her zaman aynı 200 TL olmadığını ortaya koymaya devam edeceğim. İşte şimdi herhangi bir ürünün ne kadar olması gerektiğini tayin ederken onun yara...
  • YEREL SEÇİMLERE GİDERKEN BATMAN-3…

    20 Şubat 2019 Yazar Makaleleri

    Siyasetçiler ve mensubu oldukları siyasi partiler için bir ön gösterge niteliği taşıyan yerel yönetim seçimleri toplumun beklentilerinin ne derecede gerçekleştiğinin ölçülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.   Yerel yönetimlerde yaşanan hizmet sorunlarının sandıklarda hezimet olabilecek siyasal sonuçlar doğurabildiği gerçeğinden yola çıkıldığında ve bir sonuç olarak yaşanabilecek hezimetlerin kök sebebi irdelendiğinde, siyasetçilerin toplumla ve seçmenle doğru temaslardan kaçındığı gerçeğini bir gösterge olarak karşımızda bulabili...
  • BATMAN ŞANSLI FAKAT SAHİPSİZ BİR İL

    14 Şubat 2019 Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Ülkemizde petrolün ilk bulunduğu il olma münasebetiyle Batman şanslı ve Türkiye’nin en büyük ve en önemli kuruluşlarına ev sahipliği yapmış bir il. Bunlardan sadece bir kaç tane birlikte sayalım…   1-Türkiye petrolleri Bölge Müd. 2-Tüpraş 3-Botaş 4-Petrolofisi 5-İpragaz 6-TEİAŞ bölge müdürlükleri gibi…   Şimdi siz değerli GAP Gazetesi okurlarına soruyorum? Ülkemizin kaç ilinde bu dev kuruluş var veya vardı ? Biz bu kuruluşları ne kadar sahiplenebildik ve Batman’ın yararına değerlendirebildik?...