gap başlık

logo

KADIN OLMAK


HALİME AYTAÇ ERDOĞAN
halimeaytacerdogan@hotmail.com

Kadın olmak. Doğmadan önce pembe kıyafetlerle başlar kadın olmanın yolculuğu. Oturmasını kalkmasını bilmelisin, terbiyeli olmalısın, ev işlerine yardımcı olmalısın, yemek yapmayı da öğrenmelisin, evini de temizleyebilmelisin, sinirli ve yıkıcı olmamalı, yapıcı olmalısın, saygılı olup alttan almalısın, ha bu arada akademik olarak da başarılı olmalısın ‘la’ devam eder. Büyüdükçe yeni roller eklenir kadının rol repertuarında.

Örneğin iyi bir eş olmak, iyi bir anne olmak, iyi bir gelin olmak, kocayı, çocuğu, evi ihmal etmemek, tutumlu olup para biriktirmek, bakımlı ve ilgili olup kocanın gözünü dışarıya baktırmamak, bir de mesleğin de de iyi olmak şeklinde –meli –malı cümlelerle devam eder.

Herkes, her zaman olması gereken güzel şeyler bekler kadından.

Ona verilmiş olan her rolün üstesinden gelmesini bekler. Problem şu: Bu roller kadına ailesi, toplum ve akrabalar tarafından verilmiştir, kadına çok fazla seçim hakkı tanınmamıştır ve üstelik verilen her rolde başarılı olmasını beklenir. Oysa çevremizde ki herkesi mutlu edecek kadar iyi performanslar sergileyemeyiz. Kadının da duyguları, hayalleri, planları, istekleri ve umutları vardır. Günlük koşuşturması içinde pek çoğunu unutsa da sadece kendisi için yapmak istediği ya da yapmak istemediği şeyler vardır.

Yorgunum der, kendime zaman ayıramıyorum der, der de kendisi duyar sesini, duyulsa bile etkili çözümler bulamaz. Rollerin arasında sıkışır kalır. Erteler kadın kendini.. Zaten annesinden de bunu görmüştür.

Bir süre sonra mutsuzluğu, isteksizliği, huzursuzluğu artmaya başlar, daha sinirli olur ya da içine kapanır. Eskisi gibi bakımlı olamaz, canı istemez. Yemek, temizlik, sosyal ilişkiler, cinsel ilişki, çocukla ilgilenmek, iş yerinde işleri zamanında yetiştirmek her şey birbirine girer. Daha sık hastalanır, daha alıngandır, daha az güler.

Birçok kadın kendisi için yapılmış tercihlerin sonucunda yaşamını mutsuz  ve doyumsuz geçirmenin hüznünü yaşıyor. Ama her geçen gün başka birçok kadın da kendini daha iyi tanıyarak, ne isteyip ne istemediğine kendisi karar vererek.

Kendisine saygısını koruyarak, kendisini daha sağlıklı nasıl ifade edeceğinin yollarını araştırıp öğrenerek, çatışma ve problem çözme becerileri edinerek kendisine ve başkalarına ve de hayata daha pozitif bakabiliyor. Sahip olduğu pek çok rolü yapabildiği en iyi şekilde, yük olarak algılamadan, hatta keyifle üstesinden gelebiliyor.

Sevgili kadınlar, daha mutlu, huzurlu ve doyumlu bir hayat için önce kendimizi tanıyalım. Ne istediğimize ya da ne istemediğimize karar verelim. İletişim becerimizi geliştirelim ki kendimizi daha iyi ifade edebilelim. Problem çözme yöntemlerini hayatımıza uygulamaya başlayalım, bu sayede soruna odaklanıp kalmadan çözüme dikkatimizi verebilelim.

Kendimizde en çok sevdiğimiz yönlerimizi daha çok ortaya çıkaralım ki kendimizi daha çok sevelim. Gerektiğinde ‘hayır’ diyebilelim kendimize olan saygımızı koruyabilmek için. Her gün mutlaka kendimize zaman ayıralım kendimize değerli olduğumuzu hissettirelim. Sık sık yardıma ihtiyacı olan kadınlarımıza yardım edelim başka insanların da değerli olduğunu kendimize hatırlatmak için. Hayata pozitif bakmayı öğrenelim. Kendimizi ne kadar net ifade edebilirsek kararlarımızın arkasında o kadar güçlü durabiliriz.

Özetle kendimizi daha iyi tanıyarak, öz saygımız ve özgüvenimizi koruyarak, hayata pozitif bakma kararlığımızla kadın olma yolculuğuna daha mutlu, daha huzurlu ve doyumlu devam edebiliriz.

Bugün hala kadınların erkeklere göre dezavantajlı olduğu birçok konu var, ancak dünya değişiyor, kadınlar değişiyor ve bu değişimden şüphesiz erkekler de nasibini alıyor.

Her zaman el üstünde tutulması gereken bir varlık iken, bilinçsiz, duyarsız, hoşgörüsüz, kaba saba erkekler tarafından sürekli hor görülmüş, sürekli aşağılanmaya çalışılmış, çocuk makinesi olarak görülmüş bir varlığın adı ‘KADIN’.

Oysa ki o erkekleri de dünyaya getiren bir ana, bir kadın en niyetinde.. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te ‘’Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır.

Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.’’ Diyerek, kadınlara ve onların toplumda erkekler ile eşit seviyeye gelmesine ne kadar önem verdiğini göstermiştir.

Kadınların erkeklerle eşitliğinin tartışmasız kabul edildiği ve artık bu konunun gündeme gelmesine bile gerek kalmadığı bir dünyaya kavuşmak dileğiyle..

Kutlu olsun tüm kadınlarımızın 8 mart dünya kadınlar günü..

Share
9620 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BATMAN DİJİTAL KÜTÜPHANEDE OKUSUN…

    06 Temmuz 2020 Yazar Makaleleri

    Öyle sıra dışı bir dönemden geçiyoruz ki belki de yaşadığımız bu asırda en zor seneyi yaşıyoruz. Salgın sebebiyle pek çoğumuzun evine kapandığı bir dönemde bazı insanlar temel yaşam ihtiyaçlarına ulaşmakta bir hayli zorluk yaşadılar. Ancak, toplumsal dayanışma organizasyonları tarafından yapılan kampanyalarla çok güzel yardımlaşma örneklerine şahit olduk. İnsanlar hayatlarını sürdürebilmek için nasıl birtakım temel ihtiyaçlara gereksinim duyuyor iseler, kitap okumayı ve hayatın her aşamasında öğrenmeyi de en temel ihtiyaçları arasına koymal...
  • PETROLSPORU HER SEFERİNDE KORONA VİRÜS MÜ KURTARACAK?

    06 Temmuz 2020 Yazar Makaleleri

    Sosyetik ismi kovid-19 olan, bizim korona virüs diye bildiğimiz illetin gölgesinde geçen bilmem kaçıncı günden herkese merhaba. Yeni normal denen süreci bitirip normal olan normalde buluşmayı temenni ederek yazıma başlamak istiyorum. Çalışmak zorunda olanlar dışında herkesin eve kapandığı bir süreçten geçiyoruz ve hala tam olarak normal yaşantımıza dönebilmiş değiliz. Birazda korona virüs ile geçirdiğimiz günlerin bize kattıklarından, faydalarından bahsetmek istiyorum, hastalık bu faydası olur mu demeyin. Normal günlerimizin ne büyük nime...
  • MECLİS’TE ZİYARETÇİ YASAĞI 31 TEMMUZ’A KADAR UZATILDI

    03 Temmuz 2020 Siyaset, Tüm Manşetler, Yazar Makaleleri, Yerel Haber

    Koronavirüs önlemleri nedeniyle 31 Temmuz'a kadar TBMM'ye ziyaretçi alınmayacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yerleşkesine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında getirilen ziyaretçi yasağının, 31 Temmuz'a kadar uzatıldığı açıklandı. 1-31 TEMMUZ ARASI GEÇERLİ OLACAK Meclis Başkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre, TBMM yerleşkesi ve eklentilerine 1-31 Temmuz 2020 tarihlerinde ziyaretçi kabul edilmeyecek. GRUP TOPLANTILARI YAPILMAYA DEVAM EDİLECEK Koronavirüs salgını nedeniyle 45 gün ara veren Meclis çalışmaları 2 ...
  • ÇOCUKLARA NASIL KURALLAR KOYMALIYIZ?

    29 Haziran 2020 Yazar Makaleleri

    Sıkça sorunlardan birisi de"çocuklarımıza nasıl kurallar koymalıyız?" Kurallar çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir. Kurallar, çocuğa sorumluluk kazandırdığı gibi onu güvende de tutar. Kural koymak çocuk gelişimi için son derece önemli olduğundan, dikkatle ele alınması gereken bir konudur. Kural koymak çocuğun kendisinin ve başkalarının sınırlarını tanıması açısından da önemlidir: Örneğin, ağabeyi veya ablası ders çalışırken odasına girip rahatsız etmemek başkasının sınırına uyduğunu gösterir. Kurallar aynı zamanda çocuğu güvende tutmaktad...