gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

İş’sizlik…!


Asiye Toparlı
asiye7272@outloock.com

Hızla yenilenen ve gelişen modelin zamana ayak uyduramayan tek sorunumuz iş’sizlik.

Beklide, milyonlar bu konuda mağdur dersek abartmış olmayız.

Kimi asgari ücret kimide onun altında aldığı maaştan, kimi emeğinin hakkını alamadığından yakınırken, çoğunluk ise iş bulamadığından şikâyetçi.

Yani bu, şu demek oluyor ki hakikaten iş’sizlik gençlerimiz için bu modern çağın aşamadı en büyük sorunlardan biri.

Gazetemizi ziyaret edip iş talebinde bulunan genç kardeşimizin sorununu ele alalım.

Ofiste otururken kapı çaldı düzgün giyimli hoş genç bir kardeşimiz geldi.

Ailesinin sıkıntılarını, çektikleri zorlukları anlatıp iş talebinde bulundu.

Genç kızın babası ceza evinde, anne hasta, 8 tane de okuyan kardeş, kardeşlerin biri de üniversitede okuyor.

Baba ceza evinde, 8 okuyan çocuk ve hasta bir anne, günümüz şartların da geçimin ve de geçinmenin ne kadar zor olduğu gözler önündeyken bu aile geçimini nasıl sağlasın.

Genç kızın tek isteği ailesine ve üniversite de okuyan kardeşine destek olabilmek için uygun maaşla düzgün bir iş bulabilmek sadece.

Yakın çevreden tanıdığım üzülerek şahit olduğum, bir aile daha, 4 çocuklu,  bu çocukların 4’ü de okuyor.

Anne, baba iş’siz arada bir çıkan iş-kur’la ya da baba ayakkabı boyacılığı yaparak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.

Bu sıraladığımız örnekler çevrede bilmediğimiz, görmediğimiz zor durumda olan birçok ailelerden birkaç tane örnek sadece.

Lise diploması ve ya herhangi bir belgesi olmayan birçok insan abuk subuk nedenlerden dolayı iş’siz.

Bu nedensiz nedenlere bir ara sosyal medyadaki iş ilanları adlı sayfa da denk geldiğim küçük bir örnekle göstermek istiyorum.

Komik ama bir o kadar da saçma bir iş ilanı ( ofiste temizlik, çay ve kahve işlerine bakacak en az lise mezunu düzgün giyimli bayan eleman aranıyor gibi )

Allah için ofiste çay, kahve ya da temizlik işçisinden neden diploma istenir ki, bir anlam veremiyorum, anlamakta istemiyorum.

Bu tür saçma ilanlarla iş imkânları adeta kısıtlanıyor, ilkokulu bile okuyamayan ama kendini geliştirmiş o kadar çok insan var ki kim bilir belki de işverene verimi ve katkısı daha çok olabilecek.

Belgesiz iş’sizlerin yanı sıra yüz binlerce okumuş üniversite mezunu, lisans almış, atanamamış, belgeleriyle iş’siz kalmış sayısız gençlerimiz var.

Yıllarca oku çalış mesleğini belirle ve o mesleğe dayalı onca ihtiyaca rağmen iş’siz kal, ne kamuda atanamama nede özel sektörde istihdam fırsatı bulma..

Genç kardeşlerimizi okutup onların üzerine hayal kuran, çocuğunun geleceği için kendinden ödün veren ailelerin, mesleği başında göremedikleri, mesleği olduğu halde açıkta kalan onca genç kardeşlerimiz.

Bu saydığımız örnekler gibi on binlerle beklide yüz binlerle ifade edilen iş’sizlik mağduru, emek vererek ekmek isteyen onca insan iş’siz ne yazık ki.

Çevreden gördüğüm ve bizzat kendimin de şahit olduğu gibi, işverenlerin büyük bir kısmı akraba, yakın çevre ya da tanıdıklarına öncelik veriyor.

Durum böyle olunca da gerçek ihtiyaç sahibi insanlar maalesef iş’siz.

Bir başka söylemle, ya atanacak kadar okuyacak bu millet, ya babadan kalma zengin olacak, ya da eskilerin dediği gibi iş bulabilmen için ‘’arkanda dayın olacak’’

İş imkânları neredeyse yok denecek kadar az.

Gençlerimiz ya iş’siz, ya da düşük maaşla mağdur ediliyor.

Bu konudaki mağduriyeti gidermek için mutlaka birilerinin bir şeyler yapması gerekli.

 

Asiye TOPARLI

Share
1114 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...