logo

14 Haziran 2017

İslam’da Yardımlaşma ve Dayanışma

İslam dini, insana değer vermiş ve haklarını koruma altına almıştır. İslam’ın bu emri evrenseldir ve kıyamete kadar eşi benzeri olmayacak mükemmelliktedir.

Esasen insan elinde bulunan malın bir emanetçisidir. Yardımlaşmakla insanın merhamet duyguları gelişir ve toplumda sevgi ve birlik beraberlik duyguları sağlamlaşır.

Fakir ve muhtaçların ihtiyaçları karşılanmış olur. Veren insan Allah katında değer ve sevap kazanır.

Zekat ve sadaka gibi ibadetler, Müslümanların güçlenmesine de vesile olur.

Yardımlaşma, kişinin sahip olduğu imkânları bir başkalarının yararına sunması ve insanlara sıkıntılarını gidermede destek olmasıdır.

Bağış, cömertlik, dayanışma, hayırseverlik, fedakârlık, iyilik gibi öbür bazı olumlu kavramlarla ilişkilidir.

Çıkarcılık, cimrilik, vurdumduymazlık, menfaatçilik gibi kavramlarsa zıt bir anlam taşır.

İslam, toplum halinde hayatın doğal bir netice olarak yardımlaşmayı hayatın merkezine yerleştirmiş, maddi ve manevi açıdan dini ve ahlaki bir görev saymıştır.

Yardımlaşma hususunda temel ölçü şu ayette ifade edilmiştir:

“İyilik ve tâkva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Fakat günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.” (5/Maide suresi, 2. ayet)

Yardımın özünde fedakârlık ve başkalarını düşünme vardır.Çünkü yardımlaşma denildiğinde maldan sevgiye kadar her şeyin başkaları ile paylaşması söz konusudur.

Üstelik iyi ve kötü bütün zamanlarda ve her yerde… Nitekim Kur’an-ı Kerimde ” bir saldırıya uğradıklarında yardımlaşanlar” (42/ Şûra, 39. ayet) için mükâfat vaadedilmektedir.

Yardımlaşmayla beraberlik ve dayanışma duyguları gelişir,kardeşlik anlayışı yaygınlaşır, insanlar arasında türlü nedenlerle oluşabilecek kin,nefret, kıskançlık ve düşmanlık gibi olumsuz duygu ve düşünceler önlenmiş olur. Sevgi ile iş bölümü yapılarak toplumsal yardımlaşmasağlanmış olur.

Yardımlaşmanın kapsamlı olduğu toplumlarda dostluk duyguları güçlü olur; zenginlik ve ferah artar, fakirlik azalır, dinimizin hoş görmediği dilencilik ortadan kalkar; hırsızlık ve gasp gibi haramların işlenmesi en alt düzeye iner.

“Kim bir Müslüman’ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah’da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir Müslüman’ın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter” (Buhârî, Mezâlim, Müslim,)

 

“Kim darda kalan borçluya zaman tanırsa yahut(alacağının tamamını veya bir kısmını) borçluyabağışlarsa, Allah onu, başka hiçbir gölgenin(himayenin) olmadığı kıyamet gününde kendiarşının gölgesinde (himayesinde)gölgelendirecektir.”(Tırmizi,)

 

Share
119 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ