gap başlık

logo

01 Aralık 2019

İNSANLARIN EN SEVİMLİ OYUNCAĞI: YALAN!


admin
info@batmangapgazetesi.com

Düzenbazlık, yalan ve ihanet, dürüst olacak kadar zekâsı olmayan ahmakların işidir.

Yalan, insan kişiliğinin canavarıdır!

Ne yazıktır ki, insanlar onu kendilerine en güzel ve en sevimli oyuncakları olarak seçmiş bulunmaktadır. Bilmezler ki, Yalan; Kendilerinde var olan tüm güzellikleri, ahlakı, edebi ve onlarla beraber olan her ne varsa hepsini onlardan alıp götürdüğünü. Yerini ahlakın, edebin, güzelliklerinin kalmadığı yoksul bir beden ve satılmış bir ruh alır.

Hakikatle bağı gevşeyen her insanın yalanlar içerisinde yüzmeyi kendilerince başarılı bulurlar. Bilmezler ki, yalanla yol alanın yaşamı doğrulukla sonlanmayacağını. Yalan, bedende ruhta ve damarların içinde dönmekte olan kanın içerisine akıtılmış zehrin tam da kendisidir.

Yalan konuşan insanın konuşmalarında kendilerince yalan konuştuklarının içerisinde az bir noktada da olsa hakikatın var olduğu düşüncesi yatmakta olduğunu görebilmekteyiz. Lakin bunun tamamen bir aptallıktan ibaret olduğu hem bilinmekte hem de görülebilmektedir.

Yalanın mumuyla hiç kimse aydınlığa kavuşmamıştır.

Yalan konuşan insanlar kendi dünyalarının içinde birer öfke patlaması yaşadıkları gözlemlenmiştir. Bu öfke patlamasıyla karşısındaki insanlara hücum edip büyük bir zafer kazandıklarının anlamını çıkarmakla beraber o yalanın onlara kalkan olduğunu ve onları daima mutlu ettiği düşüncesi görülmektedir.

Yalan konuşan insanlar yalan konuşmaya asla doymazlar. Yalan bazı insanlar için yaşamın bir parçası haline gelmiş. Yalan konuşan her kişi yalana her zaman açtır. Yedikçe daha çok yemek ister. Bununla birlikte kendisini daha güçlü hisseder ve o yalanla bütünleşerek kendi dünyasında ve herkesin gözünde daha da yükseldiği hissi oluşur. Eksiltmeye çalışanlara karşıda büyük bir savaş ve mücadele verir. Yalan konuşan kişiler hakikatlerin ışığından asla faydalanmak istemeyen kişilerdir. Onlar, yalanla bütünleşmiş ruhsal bozukluğu yaşamakta olan kişilerdir. Yalan söyleme alışkanlıkları karater bozukluğu olduğu kadar bir kişilerarası iletişim sapkınlığıdır da.

Yalan, kalbin ve yaşamın manevî hastalığıdır. Bu hastalığa yakalanan her insan yaşamının hiçbir noktasında güzel günlerle beraber olmayacaktır. Yarınları, içerisinde bulunduğu zamanları ve geçmişi asla güzelliklerle donatılmamıştır donatılmayacaktır. Çünkü yalanla yol alanın kalbi ve beyni çürüyerek yaşamına son vermektedir. Kalbi ve beyni çürüyenin yaşamı sonlanmıştır.

Yalanın hükmü, İslâm dini olarak yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır. Dinimizde yalan bütün kötülüklerin anası olarak kabul edilmiş ve insanların kesinlikle sakınması gereken manevî hastalıklardan biri olarak nitelendirilmiştir.

Bir insan belki hasta olabilir, belki korkak olabilir, belki cimri ya da kötü de olabilir, belki zengin, belki fakir de olabilir ama asla ve asla yalancı olmamalıdır.

Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerimde yalanın kötülüğünü belirten ve yalandan sakınmayı tavsiye eden bir çok ayet bulunmaktadır.

Cenab’ı Allah: “Ey Müminler! Allah’a karşı gelmekten sakının, doğru söz söyleyin.”,” … yalan sözden kaçınınız.”,”… Allah, yalancı ve nankör olan kimseyi doğru yola iletmez.” buyurmaktadır.

Unutulmamalıdır ki,

Kur’an-ı Kerim’den de anlaşıldığına göre, yalan, kafir ve münafık sıfatıdır.

Yalan, küfrün en önemli esaslarından, nifakın en bariz olan alametlerinden, Allah’ın bildiğine muhalif iddiada bulunmanın kendi adıdır.

Yalan, günümüzde çok yaygın olarak işlenen en büyük günahlardan birisidir. Yalanı meşru göstermeye çalışmakta ahmaklığın tam da kendisidir.

İnsan kendisini bu manevi hastalıktan koruması gerekir. Çocuklar daha küçük yaşlarından itibaren doğru sözlülüğe alıştırılmalı, yalanın zararlarını kendilerine anlatılmalı ve onlarla konuşulmalıdır.

Küfrün en önemli esası, nifakın en bariz alameti, Yüce Allah’ın bildiğine muhalif iddiada bulunmanın adı olan yalandan kaçanlardan olmanız ve öyle temiz nesiller yetiştirmeniz duası ve dileğiyle…

Hepinize hakikatin bol olduğu yaşamlar diliyorum.

Share
36031 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BATMAN NORMALLEŞMEYE HAZIR…

    23 Şubat 2021 Yazar Makaleleri

    Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın il bazındaki ‘normalleşme’ adımlarına yönelik açıklamalarının ardından Batman olarak heyecanlandık. Heyecanlandık çünkü il olarak tedbir ve kısıtlamalara gösterdiğimiz hassasiyet, vaka sayılarında ki düşüş, normalleşme hızında bizi diğer illere göre daha avantajlı hale getirmiştir. 1 Mart’tan itibaren başlayacak olan ‘yerinde karar’ sistemiyle birlikte mevcut vaka sayısındaki düşüşümüzü muhafaza edersek, Batman il hıfzıssıhha kurulu kararıyla birlikte kademeli olarak normalleşme sürecine başlaya...
  • JANDARMANIN ŞEFKATLİ VE GÜLEN YÜZÜ…

    21 Şubat 2021 Yazar Makaleleri

    Zaman zaman ilimiz kamu kurum kuruluşlarını ziyaret eder, kurumu yöneten yetkililerle sohbet eder, ilimizin sorunları ve çözüm yolları için fikir alışverişinde bulunuruz. Geçtiğimiz hafta içinde gazetemiz yazarlarından Mustafa Toprak’la birlikte il jandarma alay komutanımız Sayın İsa Çakmak’ı makamında ziyaret ettik. Bilindiği üzere jandarma şehir ve ilçe merkezleri haricinde kalan tüm bölgelerde asayişten kaçakçılığa, trafik kontrolünden uyuşturucuyla mücadeleye varıncaya kadar son derece geniş ve kapsamlı bir yetki alanını kapsıyor. , ...
  • VALİ HULUSİ ŞAHİN’İN GİRİŞİMLERİ…

    14 Şubat 2021 Yazar Makaleleri

    Turizm bir ülkeye ya da bir bölgeye turist çekmek amacıyla alınan ekonomik, kültürel, teknik vb. önlemlerin, yapılan çalışmaların tümüdür. Turizm denince akla ilk olarak deniz, kum, plaj ve güneş gelir. Bu anlamda Akdeniz ve Ege’nin bazı sahil şehirlerine turizmin ekonomik lokomotifi dersek her halde doğru bir tanımlama yapmış oluruz. Bütün dünyada turizm çeşitlenirken sağlık alanı son yıllarda turizmi besleyen en önemli kaynaklardan biri haline geldi. Ülke olarak bu kaynaktan en iyi şekilde istifade edebilmek için çeşitli çalışmalar yapı...
  • ÖN YARGIYI KIRAN İSİM; ALİ OSMAN BİLGİLİ…

    14 Şubat 2021 Yazar Makaleleri

    Belediye Başkan yardımcısı Ali Osman Bilgili’yi sanırım birçoğumuz tanımayız, bilmeyiz… Tanıyan bilenlerde genelde kendisini; Son derece soğuk, Yüzü asık, Gülümsemeyen, Kimseyle görüşmeyen, Para konusunda son derece ketum ve cimri, Esnafa kar ettirmeyen, Ve Kayserili tüccarlar gibi (!) son derece pazarlık yapan ve kar ettirmeyen biri olarak anlatırlardı. Niye yalan söyleyeyim; doğrusunu söylemek gerekirse bende öyle biliyor, öyle görüyor ve söylenenlere bende kani oluyordum… Lakin kendisini tanıyıp biraz sohbet et...