logo

30 Haziran 2016

Hayat Rehberimiz Kur-an’dan Dersler – 20

El Bakara 256 – Dinde zorlama yoktur ( yani dine girsin diye kimse zorlanamaz). İman ile küfür kesin olarak birbirinden ayrılmıştır. Artık kim tağutu inkâr eder de Allah’a iman ederse, muhakkak kopmaz sağlam bir kulpa tutunmuştur. Allah her şeyi işiten ve bilendir.

257 – İman edenlerin velisi Allah’tır, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenlerin dostu-velisi ise tağuttur, o da onları aydınlıktan karanlığa çıkarır-sürükler. İşte bunlar cehennemliklerdir, onlar orada ebedi kalacaklardır.

Ayetlerden ne anlıyoruz:

Dinde zorlama yoktur. Allah, yarattığı insana doğuştan bir “inanma” hissi vermiş. Doğruyu, Rabbini bilmesi için insana akıl ve vicdan vermiş. Yanlış yapmaması için ara ara uyarıcı ve doğru yolu göstericiler olarak Kitap ve Peygamberler göndermiş. İnsan kendi yaradılışı, tabiattaki işleyiş hakkında sağlıklı bir tefekkürde bulunduğu zaman Rabbini bilir ve iman eder. Ama bütün bu açık delillerle beraber insana bir irade, özgürlük dedikleri tercih hakkını vermiştir. İnsan bu iradesiyle layık olduğu tercihini kendisi yapacaktır ve layık olduğu yolu seçecektir.

Allah dilesiydi, bütün insanları bir hal üzere yaratırdı, ama o zaman da iyi ile kötü birbirinden ayırt edilemezdi. Dünya imtihandır ve Allah bütün delilleri beyan ettikten sonra, insana tercih hakkını vermiştir ki, insan gerçek kişiliğini ortaya koysun.

İnsanın görevi bu hakikati idrak edecek, doğru bir hayat sürecek ve diğer insanları da Hakka ve iyiliğe davet edecek. Ama kişi imana zorlanmayacak. Zaten zorlamayla iman olmaz; olsa olsa insanları münafıklığa zorlama olacak ki, İslam bunu istemez ve yasaklıyor.

İslam, iman için kalplerin ikna olmasını, bir bilgiye dayanmasını, sevgiyle bir bağlılığa dayanmasını tavsiye etmektedir.

Tağut: haddi aşan; İnsanları Allah yolundan alıkoyan ve kendisine itaate çağıran bütün sistem, ideoloji ve şahısları kapsar.

Bir kimse inanç olarak tağutu ret etmedikçe zaten Müslüman olamaz. Allah’ı kabul etmenin ilk şartı: İnsanları Allah yolundan alıkoyan ve kendisine tabi olmayan çağıran ilahlık iddiasındaki her şeyin “ La” sözüyle ret edilmesiyle başlıyor. Ve her kim bu aciz, bu haddini aşmış ve sapmış tağutları ret ederek Allah’a iman ederse kazanmıştır.

Allah İman edenlerin velisidir; her kim ki samimi bir şekilde Allah’a itaat ederse cahili zifiri karanlıklardan kurtulup; bilginin, faziletin, imanın, özgürlüğün aydınlığına kavuşacaktır. Allah, insan için zararlı olan her şeyi yasaklıyor ve emrettiği her şeyinde mutlaka insana ve topluma faydaları vardır.

Allah: iyiliği, adaleti, akrabaya ve ihtiyaç sahibine yardım etmeyi, komşuya ve yolda kalmışa yardım etmeyi, temizliği, dürüstlüğü, çalışkanlığı, okuma ve araştırmayı, saygı ve sevgiyi… Bütün güzellikleri emreder ve zulmü, yalanı, aldatmayı, iftirayı, haksızlığı, fuhşu, kavgayı, sömürüyü… Bütün kötülükleri de yasaklıyor. İşte Allah’a gerçekten iman edenler karanlığı temsil eden bütün bu kötülüklerden uzaklaşıyor ve iyiliklerin aydınlığına çıkıyor. Ama her kim ki tağutlara, gayri İslami sistem, ideoloji ve liderlere uyarsa, onlar da insanları günümüzde gördüğümüz gibi zulüm, sömürü, işgal, savaş, katliam, yalan, iftira, sahtekârlık… Cehennemine çekiyorlar.

Ve her kim tağuti sistem, ideoloji ve liderlere teslim olursa, dünyasını cehenneme çevireceği gibi ahireti de cehennem olacaktır.

İnsani şahsiyet, erdemlilik, özgürlük, barış ve Adalet ancak ve ancak bütün tağuların ret edilerek bütün kâinatın sahibi olan Allah’a kesin iman ve itaatle gerçekleşebilir. Tüm insanların kula kulluktan azade olup İman reçetesiyle kurtulması dileğiyle BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN…

 

 

Share
2336 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ