logo

29 Haziran 2016

Hayat Rehberimiz Kur-an’dan Dersler – 19

El Bakara 221 –  (Ey Müminler) İman etmedikçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Mümin bir cariye, müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Velev ki müşrik kadın hoşunuza gitse bile. Müşrik erkeklerde iman etmedikçe mümin kadınları onlara nikâhlamayın. Mümin bir köle müşrikten daha hayırlıdır. Velev ki müşrik hoşunuza gitse bile. Onlar (müşrikler) sizi cehenneme davet ederler. Allah ise sizi cennete ve mağfirete davet ediyor. Ve ayetlerini size böyle beyan ediyor ki, belki düşünüp ibret alırsınız…

226 – Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay beklemek vardır. Eğer (yeminlerinden) dönerlerse bilsinler ki, Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

227 –  (Yok) Eğer boşamaya karar verdi iseler, şüphesi Allah her şeyi işiten ve bilendir.

228 –  Boşanan kadınlar, bizzat kendileri üç hayız müddeti beklerler. Eğer Allah ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın rahimlerinde yarattığı çocuğu saklamaları kendilerine helal olmaz. Ama kocaları barışmak isterlerse, bu müddet içinde onları geri almaya (nikâhlarında tutmaya) daha layıktırlar. Erkeklerin kadınlar üzerinde meşru (hakları olduğu) gibi, kadınların da (kocalar) üzerinde (hakları) vardır.  Ama erkekler için kadınlar üzerine üstün bir derece vardır. Allah güçlüdür, hâkimdir.

229 –  Talak ikidir. Ondan sonra kadını ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmak vardır. Kadınlara verdiğiniz Mehirlerden bir şey geri almanız size helal olmaz. Meğerki karı ile koca Allah’ın emirlerini yerine getirememekten korksunlar. Eğer siz de onların Allah’ın emirlerini yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız, kadının ayrılmak için fidye vermesinde ikisine de günah yoktur.  Bunlar Allah’ın (belirlediği) sınırlardır, onları aşmayın. Her kim Allah’ın belirlediği sınırları aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

231 – Kadınları boşadığınızda iddetlerini bitirdiler mi, artık onları ya iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Onları, haklarını gasp etmek ve zarar vermek için tutmayın. Kim bunu yaparsa, kendine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini de alaya almayın. Allah’ın size olan nimetini ve size öğüt vererek, size indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayın. Allah’tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi bilir.

Ayetlerden ne anlıyoruz:

İslam ve insanlık düşmanlarının yalan ve iftiralarının aksine, kadınların insan muamelesi görmediği 1450 yıl öncesinde; İslam, kadını kutsamış ve haklarını güvence altına almıştır. Adına ve haklarıyla ilgili Sure nazil olan kadınla ilgili sadece birkaç ayet aldık.

Bu ayetlerden mümin erkek ve kadınların, müşriklerle evlenmesinin kesin olarak yasaklandığını görüyoruz. Velev ki mal, makam sahibi şöhretli bile olsalar; fakir ve işsiz bir mümin, varlıklı ve güzelliği hoşunuza giden müşriklerden daha hayırlıdır. Çünkü faziletli bir inanç ve yaşama sahip olmayan müşrikler, eşlerini de kendileri gibi yanlışa yönlendirirler.

  1. Ayet, bölgemizde çok ihmal edildi. Kur’andan kopuk bir yaşam sürdürenler, geleneği din sanıyorlar. Birçok cahil insan araştırma gereği duymadan, yanlış geleneklerin doğurduğu haksızlıkları dine mal ederek ateist ve din düşmanı olmalarına bahane ettiler. Mekke toplumunda erkekler kadınlarına yaklaşmamaya yemin ederek kadınları cezalandırıyorlardı. İslam, ihtiyari olarak 4 aydan fazla uzak durmayı yasaklayarak bu kötü âdeti kaldırdı. Ancak ne yazık ki bölgemizde bazı insanlar, kızdıkları eşlerinin üzerine kuma getirerek eşlerini cezalandırdılar. İlk eşlerine ne kocalık yaptılar ne de iyilikle serbest bıraktılar. Adam çalışmak için gittiği İstanbul veya Almanya’da 2. Eşi aldı, ama ilk eşini de cezalandırır gibi mahrum bıraktı. Oysa Kur’an cezalandırmayı yasaklıyor. Elde olmayan şartlar ve anlaşmalı ayrılık dışında, erkeğin bir ceza olarak kadını yalnızlığa mahkûm etmesini yasaklıyor. Ya adam gibi eşine sahip çıkacaksın, ya da adam gibi önünden çıkacaksın.

Ayet, erkeğin kadın üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkeler üzerinde haklarının olduğunu açıklıyor. Ancak erkeğin güç ve yaratılış dolayısıyla daha çok sorumlu olduğuna işaret ediyor. Yetki ve sorumluluğun doğru orantılı olduğu da her akil ve adil insanın bileceği ve kabul edeceği bir şeydir. Güncel hayatımızda da kadının daha çok sorumlu olduğu yerlerde, daha çok yetkili değil midir? Yani sorumlu olanın yetkili, yetkili olanın sorumlu olması en tabii olandır.

Kadını kendine esir –bağlamak için, Özgürlük aldatmasıyla kadını erkeğe karşı rakip olarak kışkırtanların aksine; İslam, kadın ve erkeği birbirlerine tamamlayan bir bütünün parçaları olarak değerlendirmektedir.

Share
2267 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ