gap başlık
izgi-otel-yeniii-2

logo

Hayallerin Gerçekle Buluşma Noktasıdır Nedim Özbek!!


Yaşar İçen
yasaricen@gmail.com

Yetmişli yılların ortalarında henüz çocuk yaşındayken ayrıldı, doğduğu ve çok sevdiği DİYARBAKIR’dan. Ailesiyle İstanbul’ a yerleşti.

Arkadaşlarından ve çok sevdiği memleketine ait anılarından ayrılırken üzülen bu küçük çocuğun, pek çok alanda büyük başarılara imzalar atacağını kimse tahmin edemezdi.

Geride bıraktıklarını ve şehrine ait anılarını hiç unutmadı, gelecekteki hayat sayfalarına başarılarını birer birer yazdırırken.

Çocuk yaşlarda Diyarbakır’dan ayrılmasına rağmen onunla sohbet ederken buram buram Diyarbakır şivesi ile kulaklarınız şenlenir ve  ani tebessümler belirir yüzünüzde.

Eskilerden bir anı, yenilerden bir espri ile süsler her sohbetini ve girdiği tüm ortamları canlandırır.

Kimse tahmin edemezdi büyük imzalar atacağını demiştik ya, belki de NEDİM ÖZBEK bunu biliyordu!  Çünkü “cesaret ve atılımcı ruh hep vardı bende” diyor.

İş hayatını mercek altına aldığımızda; ‘girişimci cesaretini’ her karede görmek mümkün.

Baba mesleğini bir süre devam ettikten sonra hiç çalışmadığı tekstil sektörüne ani bir kararla geçiş yapmış abisi EDİP ÖZBEK ile. Ve hep bir adım öne taşıyarak basamakları hızla tırmanmışlar.

Tekstil dünyasına onun deyimiyle ‘allı pullu ürünleri araplara’ satarak başladı. Kısa sürede tüm Dünya’nın tanıdığı REDSTAR markasının oluşmasına vesile oldu ‘cesur adımları’.

REDSTAR ile pek çok ülkeye ürün satarak kısa zamanda Dünya’nın tanıdığı ve tercih ettiği markasının gururunu da yaşıyor NEDİM ÖZBEK.

Şu an, Denim Sanayicileri Derneği Başkanı olan NEDİM ÖZBEK’in Türk Denim’cilerinin Dünya’ ya sesinin duyurulmasında çok büyük payı var.

“Girişimcilik cesareti” ne sahip demiştik ya NEDİM ÖZBEK için boşuna demiyoruz. Tekstilde ağırlığını koyan ÖZBEK, inşaat sektörüne de yeşil ışık yaktı bir süre sonra.

Esenyurt Belediyesi ile ortak bir projede buluştu ve kısa sürede muhteşem bir eser ortaya çıktı; STAR TOWERS YAŞAM MERKEZİ.

Projede ki başarısı ve yapım sonrasında ki memnuniyet ile adından çokça söz ettiren STAR TOWERS, Esenyurt’un içte ve dışta önemli bir etiketi oldu.

NEDİM ÖZBEK, yurtiçinde ve yurtdışında tanınan çalışmaları ile büyük başarılara imza atarken Diyarbakır’ la olan gönül bağını da asla koparmadı.

Diyarbakırspor Kulübü’nde bir dönem yöneticilik yaparak bölgede sporun gelişimine büyük katkı sağladı. Onun döneminde Diyarbakırspor Kulübü en verimli ve en başarılı ALTIN ÇAĞINI yaşadı.

Ayrıca annesi ve babası adına GÜLER-ŞEVKİ ÖZBEK Lisesi’ni yaptırarak şehrinin eğitim-öğretim hayatına hediye etti.

Büyük başarılar NEDİM ÖZBEK’ in hayatına hızla girerken mütevazi yapısını ve İNSAN kimliğini asla kaybetmedi. Asla BEN demeyen ve dostlarına çok değer veren biri.

‘Kişi tek başına bir hiç’ Şu an bir başarımız varsa;  ailemizin, dostlarımızın ve çalışanlarımızın büyük katkıları ile olmuştur. İş dünyasına dair her adımı sadece kazanma amacı ile atmadık.

Yanımızda çalışan personel sayısı arttıkça mutlu olduk çünkü evine ekmek götürmelerine vesile oluyorduk” cümleleri NEDİM ÖZBEK’in kişiliğini anlatmaya yetiyor aslında.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin de içinde bulunduğu ‘cazibe merkezlerine yönelik teşvik paketleri’ni yakından takip ediyor ve bölge için üzerine düşenleri yapmaya hazır olduklarını belirtiyor.

ÖZBEK; şahsım ve ailem şimdiye kadar Diyarbakır’a elimizden geldiğince katkı sunmaya çalıştık. Çocuklarımız ve gençlerimiz bizim için çok değerli.

Her fırsatta şehrimize gelip havasını soluyarak huzur ve güç alıyoruz. Bu sebepten şartlar da bize uyarsa tabi ki Diyarbakır için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

NEDİM ÖZBEK’in hayatı, kişiliği ve yaptığı çalışmalar incelendiğinde aslında buraya yazdıklarımın “denizde damla misali” olduğu görülür.

Buradan naçizane bir düşüncemi kendisine iletmek istiyorum; dünden bugüne NEDİM ÖZBEK kitap haline dönüştürülmeli.

Hayali olanlara ve gençlere yol haritası olarak göstermekte fayda var böyle AZİM KAHRAMANLARINI…

Yaşar İÇEN

Share
5256 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANADOLUDA TEK YÜREK OLMUŞ EVLATLAR…

    16 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Küresel sistemin baş yapıcıları, Genelde Mezopotamya coğrafyasında özelde ise Suriye’de oluşturmaya çalıştıkları tehlikeli projelerle kendilerine kalıcı bir alan oluşturmaya çalışırken, Ülkemizi de güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilecek bir süreci olgunlaştırma peşindedirler. Anlaşıldığı kadarıyla küresel sistemin baş yapıcıları amaçlarının sonucuna toplumun kardeşlik bağının ve kültürel değerlerinin parçalanması ile ulaşabileceklerini öngörmüşlerdir. Yaşadığımız toprakların asli kurucuları arasında en önde yer alan ve kurtuluş...
  • BATMAN’DA SİYASİ ACEMİLİK VE BÜROKRASİ…

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Millete hizmet etmek üzere atanan bürokratları eleştirmemiz gerekiyorsa vicdan hukuku çerçevesine dikkat ederek ve doğruları yerine koyarak eleştirmeliyiz. Eleştiriler, insani ve ahlaki kurallar çizgisinde yapıldığında ve sınırları saygı ile örüldüğünde elbette ki toplumun istifade edebileceği genel bir davranış halini alır. Hatta eleştiriler vicdan çizgisinin istikametine uyularak sırf bir hatayı bertaraf etmek için yapılıyorsa belki de dua nispetindedir. Ancak sırf siyasilerle farklı çalışma kültürüne sahip olunduğu için ya da fikir ...
  • ANALARI KİM AĞLATIYOR?

    10 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Suriye’ye yapılacak bir operasyondan önce yazmayı düşündüğüm bu yazıyı, içinde bulunduğum şartların verdiği yorgunluk ve biraz da tembellikten olacak ki ancak kaleme alabildim. Evet, anaları kim ağlatıyor? Herkes “Analar ağlamasın” diyor” ama hiç kimse, anaların ağlatılmasında kendilerinin veya desteklediklerinin ne kadar payı olduğunu hiç sorgulamıyor. İlginçtir ki en çok da “Analar ağlamasın” diyen bazıları, en çok anaları ağlatmaktadırlar. Ayrıştırıcı ve kavgacı dil kullanan siyasilerin, Anaların ağlatılmasında büyük payları var. Si...
  • ANLAMSAL DOLGUNLUK..

    08 Ekim 2019 Yazar Makaleleri

    Bir şeyi kırk kez söylediğimizde dilediğimiz o şey gerçekten de olur mu? Bizi koşullu şartlanmaya götüren kişisel telkinimiz bir yana dursun, bir kavrama sürekli odaklandığımızda o kavramın anlamını anlık olarak yitirmemiz olası. Bir şeyi kırk kez söylediğimizde, bilgisayarda yazı yazarken bir sözcüğe uzun süreli takılıp kaldığımızda ya da “burada şu sözcük kullanılsa anlam bütünlüğünü daha iyi sağlar,” düşüncesine daldığımız sırada gerçekleşen bu bilişsel olgu anlamsal doygunluk olarak tanımlanıyor. Şöyle düşünelim, odaya girdik, içeride alışı...