logo

24 Aralık 2017

Güçlünün Değil, Haklı Olanın Zaferi…


Burhan İsen
burhanisen@hotmail.com

Her türlü şantaj ve tehditlere rağmen, Birleşmiş Milletler’de yapılan Kudüs Oylaması, 128 ülkenin oyuyla haklının / haklılığın zaferi ile sonuçlandı.

Bu başarı Türkiye’nin başarısıdır.

Kim ne derse desin bu zafer… Sn.Erdoğan’ın zaferidir.

Bana göre bu oylama artık güçlü olanın değil… Hakk’ın, hukukun ve adaletin ön plana çıktığının bir ifadesidir.

Ne yazık ki asırlardır hep güçlü ve zengin olanlar, haksız olsalar bile… Hep haklı ve yaptıkları da doğru olarak görüldü.

Böylece haksızlıklar günümüze kadar süre geldi.

Bunu tersine çevirme görevi bize düştüğü gibi tüm dünyaya da düşmektedir.

Artık haksız; zengin-güçlü bile olsa istediği gibi at koştur(a)mamalıdır.

Herkes elini taşın altına koymalı.

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”veciz sözünde olduğu gibi…

Susmadan, dimdik karşısında durulmalıdır.

Bilinmelidir ki;

Korkmadan-çekinmeden hak olanı söylemek;  haksızlık, zulüm, adaletsizlik karşısında susmamak insanlığın/ dinin/imânın bir gereğidir.

Bu hayatın her alanında uygulanmalı ve yeni bir dünya düzeni kurulmalıdır…Haklı olan kazanmalı, haksız olan her kim olursa olsun kaybetmelidir.

İnsanların ülkelerinde huzur ve barış içinde yaşamaları adına hak, hukuk ve adaletin eşit olarak uygulanmasının karşısındaki engeller acilen kaldırılmalıdır.

Hak, hukuk, adalet herkesin ortak değeri…

Ülkelerin temel direğidir.

Bu değerler olmazsa;

Demokratik bir ülke olunamaz;

Çağdaş insanlar gibi bir yaşam kurulamaz.

Huzurlu bir ülke, huzurlu bir coğrafya, huzurlu bir dünya olamaz.

Hangi görüşten,

Hangi inançtan,

Hangi ideolojiden olursak olalım…

Herkesin en fazla ihtiyaç duyduğu değerlerdir.

Umuyor ve diliyorum ki;

Bu karar tüm dünyada, coğrafyamızda, ülkemizde yankılanır her yerde, her alanda adalet tecelli eder ve bütün haksızlıklar son bulur.

Adil bir dünyada yaşamak dileğiyle…

Allah’a emanet olun.

 

Burhan İSEN

  1. Dönem Milletvekili

Share
2221 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hac Üzerine Birkaç Söz…

    15 Ağustos 2018 Yazar Makaleleri

    Allah (cc) Kâbe için şöyle buyurmaktadır: “"Orada apaçık ayetler/nişaneler (ve) İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse emniyette olur. Yoluna gücü yeten kimsenin, beyti/Kâbe’yi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkı/ farzıdır. Kim de inkâr ederse, şüphesiz Allah, âlemlere karşı muhtaç olmayandır." (Al-i İmran, 97) Ayetten de anlaşılacağı gibi âlemlerin rabbi olan Allah’ın bizim ibadetlerimize hiçbir ihtiyacı yoktur. Bütün ibadetlerin bize faydaları vardır. Yine çok önemli bir farz olan namaz için buyurulduğu gibi: “ Kitapta ...
  • ABD’ye DELİ Yönümüzü Gösterelim…

    11 Ağustos 2018 Yazar Makaleleri

    Şimdi ABD bize ekonomik savaş açtı, değil mi? Parasıyla bizi terbiye etmeye çalışıyor, değil mi? Ve bunları yaparken de hala Türkiye olarak biz ABD’ye müttefik ve dost diyeceğiz, öyle mi? Peki bizim, yani TÜRKİYE olarak, ABD’ye karşı hiç mi yaptırım gücümüz yok? Elimiz kolumuz bağlı, dakika başı fakirleşmemizi izleyeceğiz ve hiç bir şey yapmayacağız, öyle mi? CESARET, bana göre sözde değil icraatla olmalı... En azından devlet olarak, şunu yapamaz mıyız? ABD büyükelçisine 24 saat içinde ülkemizi terk etmesini emretsek... ...
  • Ekonomide Çözüm Önerilerim…

    09 Ağustos 2018 Yazar Makaleleri

    Ülkemizde özellikle ekonomide son dönemlerde çok ciddi sıkıntılar yaşandığı görünen ve bilinen bir gerçek… Dolar, Türk Lirası karşısında son 6 ayda %40 gibi korkunç bir artış gösterdi ve Türk liramız dolar karşısında maalesef her geçen gün biraz daha eriyor… Büyük yatırımcıdan tutun da, en küçük esnafa varıncaya kadar kiminle görüşsem, bir tedirginlik, bir belirsizlik ve umutsuzluk hakim… Doğrusunu söylemek gerekirse, gelecek kaygısını ortadan kaldırmak için, başkanlığa bağlı bazı bakanların yada parti sözcülerinin ekonomiyle alakalı y...
  • Uygarlık Açısından Felsefenin İşlevi..

    08 Ağustos 2018 Yazar Makaleleri

    Uygarlık ile felsefe birbirine dayanan, dahası birbirine içeren iki oluşumdur. Öyle ki, felsefeye yabancı bir uygarlıktan kolayca söz edilemeyeceği gibi, genel etkinlik alanında uygarlık, değer ve sorunlarına doğrudan ya da dolaylı yer vermeyen bir felsefe de düşünülmez. Bunun tarihteki Grek dönemi ile Rönesans sonrası batı dünyasında bulmaktayız. Bu bildirinin amacı uygarlaşma sürecinde felsefenin önemini belirtmek, özellikle eğim bağlamında yüklenmesi gereken işlevine açıklık getirmektir. Ama konuya girmeden önce uygarlıktan ne an...