logo

23 Haziran 2017

Gölgeleri ve Engelleri Alt Eden Feraset


Fazıl Sezer
fazilsezer@hotmail.com

Bu gün ülkemizin ekonomisi, uluslararası tüm ekonomik saldırılara ve oluşturulmaya çalışılan sanal siyasi meselelere rağmen günden güne daha iyiye gidiyor, güven veren mukavemetini ortaya koyuyor.

Kısacası iş dünyası ve vatandaş nezdinde geçmişte hep var olan endişe ve belirsizlik yerini umut ve güvenle geleceğe bakmaya baktırmışsa, geleceğe yönelik atılan adımların ne denli doğru olduğunun kanıtıdır.

Geçmiş dönemleri belki çabuk unutuyoruz/unutturuluyoruz, ama dün gibi hatırladığımız yakın geçmişin ehil olmayan yöneticileri, ülkenin nasıl belirsizliğe sürüklendiğini cebimizdeki paranın nasıl günbegün eridiğini, ülkenin memuruna, işçisine, emeklisine maaş bile veremeyecek durumlara düştüğünü ya da bilerek düşürüldüğünü yaşı 30’un üzerinde olan her insan az veya çok hatırlar.

İşte o buhranlı ve sıkıntılı dönemde,

Gün oldu devran döndü, millet Allah’ın bahşettiği ferasetini 2000’li yılların başında net bir şekilde gösterdi.

Feraset sahibi bu millet, dönemin basiretsiz yönetici ve siyasetçilerine ilk fırsatta kırmızı kartı gösterip, siyaseten tasfiye etti.

Millet, ülkenin kaderini, milletin derdiyle dertlenen, her kumpas ve entrikaya rağmen hayırlı olanı, hukukun üstünlüğünü uğradığı haksızlıklara rağmen gözeten, siyasetçi ve yöneticilere yol açarak ortaya koydu.

Adeta uçurumun kenarına gelmiş olan ülke o günden bu yana adım adım iyiye ve kurtuluşa doğru yol almaya başladı, bu süreci hep birlikte yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

15 yıllık süreç içinde millete ve milletin bağrından çıkan hizmet aşkıyla dertlenenlere tarihin hiç yazmadığı kadar, kural ve ahlaki değer gözetmeden kumpas ve saldırılar oldu.

Ancak tüm bunlara rağmen millet derdiyle dertlenenleri her seçimde ortaya koyduğu ferasetiyle sessiz devrimlere imza atarcasına destekledi.

Geçmişten gelen alışkanlıklarla ard arda hamleler yapan milletin ve ülkenin istikbalinin yerine kurdukları düzenin devamını sağlamaya çalışan iç ve dış karanlık mihraklar sayısız plan ve entrikalarının sonunda hezeyana uğradı.

Milletin ortaya koyduğu feraset karşısında, karanlık odaklar ve hizmetkarları geçmişte rahatlıkla ulaştıkları emelleri bu kez adeta başlarına yıkıldı.

Kurdukları tuzaklar bir bir akamete uğrarken daha da hırçınlaştılar, şeytanın bile aklına gelmeyecek senaryoları uygulamaya aldılar, entrikalarla oyuna getirdikleri zaafiyet göstermiş makam, mevki sahibi kişi ve kuruluşları harekete geçirme yoluyla ülkede kaos oluşturmaya çalışarak, milletin ferasetini bertaraf etmeye çalıştılar.

Yetmedi kin ve nefret tohumlarını insanların etnik, inanç ve kültürel kimlikleri üzerinden ekmeye devam ettiler/etmeye çalıştılar.

Geçmişte yaptıkları gibi bir kez daha grup ve hiziplere ayırdıkları toplumu birbirine kırdırarak emellerine ulaşmaya çalıştılar.

On yıllarca dört koldan yürüttükleri kumpasları her defasında tıkır tıkır işleyen karanlık gölgeler ve uşakları bu kez hiç hesaplamadıkları hor gördükleri küçümsedikleri milletin ferasetine toslamıştı.

En sıkıntılı dönemde ülkenin içinde bulunduğu kaotik durumda Allah’ın feraset sahibi kıldığı millet basiretsizlere, karanlık güçlere ve uşaklarına dur diyerek, ülkenin adım adım bu günlere gelmesine adeta imza attı.

Son 5 yıldan bu yana aleni olarak yapılan iç ve dış saldırılara ve kumpaslara prim vermeyen feraset sahibi millet son olarak 15 Temmuz ihanetine karşı göğsünü siper etti.

Son olarak 16 Nisan 2017 tarihinde de sistem değişikliğine onay vererek iradesine sahip çıktığını adeta mührünü vurarak ortaya koydu.

Artık bir gerçek vardı, millet geçmişte olduğu gibi boş vaatlere ve entrikalara prim ve fırsat vermeyeceğini Allah’ın bahşettiği ferasetiyle ortaya koymuştu.

Vesselam…

Yazıma son verirken Mübarek Ramazan Ayının ardından eriştiğimiz Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.

Fazıl SEZER

Share
1076 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...
  • Batman’da AK Parti ve Seçmenlerle İletişim…

    12 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Siyasi görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere Siyasi Parti denir. Tüm şehirlerde teşkilatlanarak örgütlenmelerini tamamlayan siyasi partiler ülke yönetiminde neden söz sahibi olmaları gerektiğiyle ilgili propagandalar yaparak bütün seçmenleri bilgilendirmek zorundadırlar. Kılcal damarlara kan taşıyan kalbin vücuttaki organları beslemesi  gibi siyasi partiler de sistematik olarak seçmene ulaştıklarında başarıya ulaşma şanslarını göreceli olarak artırmaya başlarlar. Hepimiz çok iy...
  • Bir Kazanın Ardından…

    11 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Zamanla yaşanan tecrübeler insana çok şey öğretir. Halkını ve insanlığı düşünüp bu tecrübelerden ders alanlar; eksikliklerini tespit edip bu doğrultuda kanun ve yasalarını güncelleştiren halklar, ülkeler kalkınırlar. Ama maalesef toplum olarak da, devlet olarak da yaşananlardan dersler çıkarmıyor, canımız yanmadan ses çıkarmıyoruz. Her şeyin düzeltilmesini ve mükemmelliği devletten ve idarecilerden bekliyoruz. Ama devleti yöneten idarecilerin aramızdan çıktığını hep göz ardı ediyoruz. Evet, esas sorumluluk devleti idare edenlere aittir am...