logo

Fuar Fiyaskoları ve Harcanan Paralar… 


Mansur Obut
mansurobut@mynet.com

Bugünkü makalemde, yıllardır tanıtıma katkı sağladığı iddia edilen fuar konusuna değinmek istiyorum…

Ben, oldum olası ilimize hiçbir katkısı olmadığına inandığım bu tür fuarların gereksiz olduğuna ve para harcamaktan başka hiç bir işe yaramadığına inandığımı geçmiş yıllarda ki bazı makalelerimde kaleme almıştım, yine yazıyorum…

Bu tür tanıtım fuarlarında kamu bürokrasisinin birbirlerini ziyaret etmelerinden başka bir işe yaramayan,

‘Biz bize hayran, biz bize kurban’ misali, kendimizin çalıp, kendimizin oynadığı bir ortam,

Yerli ürünlerimizi millete dağıtarak, sözüm ona Batman’ı bu şekilde tanıtıyor olmamız, doğrusunu söylemek gerekirse bizleri komik duruma düşürdüğü gibi, Batman’ın gerçek kimliğini de yansıtmadığına inanıyorum.

Fuarlarda bir sürü memnuniyetsizliklerin de yaşandığını göz önüne aldığımız zaman, fuarlara il olarak katılmanın hem maddi, hem de manevi olarak zararlı bile olduğunu söyleyebilirim.

Fuarı az çok bilen birisi olarak, bu işlerle uğraşan organizasyon firmaları büyük paralar kazanırken, il yöneticilerini sadece bir plaketle kandırmalarını da, doğrusunu söylemek gerekirse hazmedemediğimi belirtmek istiyorum.

Soruyorum size Allah aşkına; yıllardır katıldığımız birçok fuarda, Batman’a yerli ve yabancı turistlerin geldiğine gerçekten hiç şahit oldunuz mu?

Ya da bir iş adamının fuarda Batman’ı çok beğendiğini söyleyerek ilimize yatırım yaptığına hiç tanık oldunuz mu?

Büyük bütçeler harcanarak katıldığımız bu fuarların, genel olarak Batmanımıza getirisi olmadığını bile bile, her yıl bu fuarlara katılmada ısrarcı olmanın doğru olmadığını açık yüreklilikle tekrarlamak istiyorum.

Bakın, eğer bir il gerçekten tanıtılmak isteniyorsa bununla ilgili olarak profesyonel kurumlardan faydalanarak projeler üretmek lazım…

Mesela ilimizin genel görüntüsünü ve yatırım projelerini 1 dakikalık tanıtım filmine çevirip, en çok izlenen 4-5 televizyon kanalına servis edilerek Batmanımızı tüm dünyaya tanıtabiliriz…

Yada; Batman’ı dışarıda değil, tam tersine insanları Batman’a çekecek büyük projeler üretmemiz lazım.

Bakın, Batman’ı gerçekten Türkiye’ye tanıtacak, kötü imajını silecek, Batman’ın ne kadar güzel, modern ve yaşanılabilir bir kent olduğunu anlatacak çok sayıda doneler var elimizde…

Yeter ki bunu il yöneticilerimiz gönülden ve isteyerek talep etsin, işte o zaman uygulamada bunun faydalarını ekonomiden, sanata, spordan siyasete kadar Batman olarak hepimiz görmüş oluruz.

Sonuç itibariyle şunu tekrar etmekte fayda görüyorum; Yok Tırrık beşo fuarı, yok yemek fuarı, Yok Almanya travego fuarı gibi, Batman’a hiçbir katkısı olmadığı gibi tam tersine maddi ve manevi yönden zarar verdiği bu fuarlara katılmaktan vaz geçilmelidir.

Teknoloji ve bilim çağında olduğumuz bu dönemde, yeni ve modern tanıtım projelerine açık olalım ve buna yönelik çalışmalar yürütelim ve Batman’ı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyanın dikkatini çekecek marka bir şehir yapmak için çaba sarf edelim…

Ben böyle düşünüyorum. Peki Ya Siz???

Evet, geçen yılda böyle bir makale yazarak yetkililerimize seslenmiştim, ama maalesef ne dinleyen, nede bu konuya eğilen oldu…

Bakın fuarlar yapıldığı yer ve orada yaşayanlar için iyidir, faydalıdır.

Elbette fuarlar olmalıdır. Ancak bu eğer Batman’da olacaksa, buna hep birlikte sonuna kadar destek olalım.

Çünkü kazanan buranın insanı olacak, buranın esnafı olacak buranın sosyal alanlarında iş yapanlar kazanacak, kısacası her bakımdan Batman kazanacak…

Şimdi yine İstanbul’da Ocak ayında, hem de havaların buz gibi olduğu bir zamanda yapılması planlanan bir fuar var ve aldığım bilgilere göre yine bu fuara Batman ili olarak katılacağız…

Hükümetin üzerine basa basa aldığı tasarruf tedbirlerine rağmen, bir plaket almak için yapılacak tüm masrafların vebalinin de ağır olduğunu düşünüyorum.

Varsın yetkililer bildiklerini yapmaya devam etsin, ben de her zaman olduğu gibi eleştirmeye devam edeceğim…

Mansur OBUT

Share
897 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Parti İl Teşkilatları Ne Yapar?

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Ülkeyi yönetmeye talip siyasi partiler, halkın en küçük birimine ulaşmak için en küçük yerleşim birimlerinde bile teşkilatlanmaya çalışırlar. Partinin başarısı, bu teşkilatların başarısına bağlıdır. Nasıl ki damarlarımız vücudun bütün organlarına kan taşıyıp besliyorsa ve sağlığımız üzerinde etkiliyse; Parti Teşkilatları da Partilerinin mesaj ve hizmetlerini halka taşıyıp, halktan da gönül bağlarıyla partilerine destek sağlamaları toplumu ve partilerini besler ve güçlendirir. Yani Parti İl Teşkilatları, partileri besleyen can damarlarıdırlar...
  • Kaybolan Yıllar Ve Tehlikede Olan Gençlik…

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Batman’ın işsizlik sorununa ve istihdamına büyük katkı sağlayacak olan ikinci organize sanayi bölgesi yıllardır maalesef bir türlü bitirilemedi. Arazi sahiplerinden bazıları ile yaşanan sorun ve bu sorunun yargıya taşınmasıyla bu sürecin uzamasına neden olduğunu biliyorum. Bu sorun çözülse bile alt yapı hazırlıkları, parsel çalışmaları, elektrik, su, yol vs. gibi kapsamlı bir organize sanayinin devreye girmesi en az 2-3 yılımızı daha alacak… Bu da maalesef Batman’ın kaybolan yıllarına mal olacak… Yine Gültepe köprülü kavşağı da uzun...
  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...