logo

“Felsefi Derinlik” Kriteri Uydurulmuş Bir Gerekçedir


Özlem Ağırman
ozlem.agirman@hotmail.com

Kılıçdaroğlu iletişimde Ak Parti taktikleri kullanıyor açıkça. Bir yandan, partimizi tartıştırmayalım diyor ama diğer yandan her cümlesini keskin bıçak gibi kullanarak, sözcüklerini en derin yerlere çizik atmak için kullanıyor.

Bu CHP Genel Başkanına yakışmıyor, partiyi, üyelerini, ayrıştırıyor.

Genel Başkanın kurultayı entrikalarla yapmamasına eleştiriler getirdiğimizde deniyor ki, bunu partinin zeminlerinde yapın, dışarıda yapmayın.

Partide zemin bırakmış mı bunu yapacak?

Küçük kurultaylar, danışma kurulları kaldırılmış, partinin sorgulama zeminleri yok edilmiş, genel merkez ne derse o geçerli hale getirilmiş.

24 Hazirandan hemen sonra kurultay yapsa idiniz bunları orada söyleyecektik ama bundan kaçındınız yapmadınız.

Sayın Kılıçdaroğlu tek adamlık dili ve adabına iyice kaptırdınız kendinizi.

Demokrasinin, partilerin ölçülebilir değerleri içinde olmayan “felsefi derinlik” deyimi ile ömür boyu CHP Genel Başkanı kalabilirsiniz görünüyor.

Neden sorusuna da maalesef felsefi derinlik yok dersiniz.

Nedir bu “felsefi derinlik”?

Topluma bir açıklama borçlusunuz ve sadece genel başkanlık için mi geçerlidir yoksa tüm görevlerde mi?

Demokratik partiler programlarına ve tüzüklerine bağlı yürütürler tüm çalışmalarını, genel başkanlık değişimi ve kriterleri de yazar tüzüklerinde.

Size tavsiyemiz şu, tek adamlığınıza felsefi derinlik kazandırın.

Tüzük kurultayını toplayın, “felsefi derinlik” olmadan genel başkan değişmez maddesi koyun, ömür boyu orada kalın.

Kılıçdaroğlu demiş ki “Hangi gerekçeyle genel başkanı değiştireceğiz?

Bir ideolojik felsefe olması lazım.” Sayın Genel Başkan, sizden istenen kurultayı toplamanız, partide demokratik süreçleri işletmeniz, aldığınız tek adam yetkilerini kurultaya devretmeniz ve 24 Haziran seçimlerinin, kararlarınızın, ittifakın ve tek adamlık yetkinizin hesabını vermeniz.

Sayın Kılıçdaroğlu, siz böyle yaptıkça her geçen gün saygınlığınızı yitiriyor, olmadık gerekçeler, gerekirse yalanlar söylüyorsunuz.

Şimdi de genel başkanlık kriterlerine “felsefi derinlik” eklediniz.

Oysa kriterler tüzükte var, bu söyleminiz hangi sosyal demokrat partinin tüzüğünde var?

Utanır insan bunu gündeme getirmeye, söylemeye.

Sayın Genel Başkan, açık seçik soruyoruz.

Hemen ayak üstü uydurduğunuz “felsefi derinlik” kriteri için herkese örnek verin.

24 Haziran seçimlerinde, seçilecek yere koyduğunuz, çoğu eş ahbap, belediye başkan eşi olan vekillerin hangilerinde var ki onları seçip meclise taşıdınız?

Bunu topluma da paylaşmalısınız.

Tek adamlar iktidarda kalmak için vatan, millet, Sakarya edebiyatına sarılırlar.

CHP Genel Başkanı olarak sizin sarıldığınız şey edebiyat değil biraz felsefik.

Bu kriterinizi İngilizceye çevirip Avrupa Sosyal Demokrat partiler, Sosyalist Enternasyonale göndersek inanın gülerler orada, genel başkandan istenen “felsefi derinlik” kriterine.

Bunu da soruyoruz Sayın Genel Başkan, şu an MYK’nızda bulunan atanmış görevlilerinizden hangilerinde “felsefi derinlik” var ki siz onları oraya atadınız?

Mesela paketleyip yönetime aldığınız sağ politikacılarda bu derinlik var mı? (bu arkadaşlarımızı tenzih ediyoruz, sözümüz onlara değil)

Sayın Kılıçdaroğlu biz diyoruz ki kurultayı toplayın, siz diyorsunuz ki, genel başkanda “felsefi derinlik” olmalı.

Bu tutumunuz demokratik bir partiye, çağa yakışmıyor.

Subjektif bir kriter olan “felsefi derinlik” tüzükte olmadığı sürece ağzınızda sakız edeceğiniz bir mavradır, sizinle herkes dalga geçer.

Size düşen bu tür gerekçelere sığınmadan, kaybettiğiniz genel başkanlık ve genel yönetim meşruluğunu kurultayı toplayarak geri almanız.

Bizim derdimiz Ali gitsin veli gelsin derdi değil.

Meselemiz seçimden sonra sonuçların değerlendirileceği, güven oyu alacağınız bir kurultayın yapılması.

Sizi ve yönetiminizi uyarıyoruz.

Bu durumda yerel seçimlere gitmek felaketle sonuçlanacaktır, bugünden söylüyoruz, bu olanları seçimden sonra yenilginin gerekçesi olarak kullanamazsınız.

Bugün partiyi toparlamak genel başkana düşer, tabanda halkla ittifak yapacağız gibi beylik laflara doydu herkes artık, insanlar görünen, hissedecekleri demokratik adımlar istiyor. Uydurma felsefeler değil.

Özlem AĞIRMAN

Share
164 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Felsefi Derinlik” Kriteri Uydurulmuş Bir Gerekçedir

    16 Eylül 2018 Yazar Makaleleri

    Kılıçdaroğlu iletişimde Ak Parti taktikleri kullanıyor açıkça. Bir yandan, partimizi tartıştırmayalım diyor ama diğer yandan her cümlesini keskin bıçak gibi kullanarak, sözcüklerini en derin yerlere çizik atmak için kullanıyor. Bu CHP Genel Başkanına yakışmıyor, partiyi, üyelerini, ayrıştırıyor. Genel Başkanın kurultayı entrikalarla yapmamasına eleştiriler getirdiğimizde deniyor ki, bunu partinin zeminlerinde yapın, dışarıda yapmayın. Partide zemin bırakmış mı bunu yapacak? Küçük kurultaylar, danışma kurulları kaldırılmış, partinin ...
  • Milli Eğitim Özüne Dönmeli…

    13 Eylül 2018 Yazar Makaleleri

    Yıllar önce ülkemizde yaşanan eğitim sorunlarının başında okulların fiziki yetersizliği, öğretmen eksikliği ve eğitimde yaşanan ideolojik davranışların sonuçlarıyla karşılaşır ve kendimizi bu sorunların içerisinde başarısızlıkla bulurduk. Tabi ki yıllar geçti ve özellikle son on yılda genelde ülkemizde özelde ise ilimizde fiziki yetersizliğin yerini modern okullar ve akıllı sınıflar alırken, öğretmen yetersizliğinde ise büyük bir eğitim kadrosu ile karşılaşır olduk. 2018/2019 eğitim ve öğretim dönemi başlarken ve geçmişi bugünle kıyaslark...
  • Sayım; “Okul Fobisi Varsa Yargılamayın”

    12 Eylül 2018 Gündem, Sağlık, Tüm Manşetler, Yaşam, Yazar Makaleleri

    Çocuğun okula gitmeye karşı korku duyması, okul zamanına doğru yoğun kaygı ve panik belirtileri göstermesi şeklinde görülüyor. Okul saati yaklaştıkça çocukta, karın - baş ağrısı ve mide bulantısı gibi şikâyetlerle birlikte öfke nöbetlerinin de görülebildiğini belirten uzmanlar, ‘Bir süre bekleyelim, belki geçer’ yaklaşımının sorunu daha da büyütebileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, böyle durumda profesyonel desteğin önemini vurguluyor.Uzm. Psikolog Aynur Sayım, çocuklardaki okul fobisiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Yargıla...
  •    Bu Cinayetler Neden?

    03 Eylül 2018 Yazar Makaleleri

    Eskiden işlenen bazı cinayetlere ‘Namus ve töre’ maskesi giydirilerek meşruymuş gibi gösterilmeye çalışılırdı. Son dönemlerde ise sık sık boşanma durumundaki kadınların vahşice katledildiklerini duyuyoruz. Birilerinin yaptıkları gibi, Bu olaylara cinsiyet ayırımı üzerinde bakmıyor ve cinsiyete göre değerlendirmiyoruz. Kadın, erkek hiç birimiz mükemmel değiliz ve her birimizin kendimize göre artı ve eksikliklerimiz vardır. Boşanma durumuna gelen eşlerde kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmiyoruz. Hayatı paylaşmış ve hele hele çocu...