logo

Eğitim ve Öğretimde Sessiz Çöküş…


Mustafa Toprak
hayatsende@hotmail.com

2016 eğitim ve öğretim yılı başlarken geçmişte ilimizde yaşanan başarısızlıkların kök sebepleri arasında öğretmen yetersizliği, okulların fiziki durumunun elverişsizliği, derslik sayısının azlığı ve belki de bunlardan daha da önemlisi eğitimin ideolojik bir hale getirildiği gerçeğini sizlerle paylaşma imkânı bulmuştuk.

Geçmiş dönemlerde yaşanan sıkıntıları sizlerle paylaşırken, bugün, geçmişte yaşanan öğretmen yetersizliğinin giderildiğini, okullarda oluşturulan akıllı sınıflarla okullarımızın fiziki halinin iyileştiğini ve derslik sayısında bizleri hayretler içerisinde bırakacak kadar ciddi bir yükselişin varlığını hatırlatmıştık.

Ancak yine üzülerek görüyoruz ki geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda Batman, eğitim ve öğretimde arzu edilen seviyeye yükseltilememiş, ilimizde yaşanan eğitim başarısındaki sıkıntılar devam etmekte ve maalesef İl Milli Eğitim camiası kendileriyle bir türlü yüzleşmemektedir.

Ve yine 2016 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS/LYS) sonuçlarına göre iller arasındaki başarı sıralamasında ilimizin sıralamasının bulunduğu yer 2017 yılında da değişmemiş (son sıralarda) bunlara ilaveten eğitim camiamızda kendisiyle yüzleşmek için bir adım ileri gidememiştir.

Eğitim ve öğretimdeki arz ve talebi buluşturmak konusunda sıkıntı yaşayan eğitim camiamız devletimizin sunmuş olduğu onca imkâna ve fiziki yapılara rağmen istenilen başarıyı getiremiyorsa ve öğrencilerimizi koydukları hedeflere yönlendiremiyor ve başarılı olmalarına katkı sunamıyorsa ilimiz eğitim ve öğretiminde sessiz çöküş devam ediyor demektir.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki eğitim ve öğretim sürekliliği olan bir yolculuktur; siz hastasına sürekli zarar veren bir doktora çocuğunuzu hiç teslim eder misiniz?

Siz sürekli kaza rekoru kıran bir şoförle her defasında ve sürekli olarak yolculuk yapar mısınız?

Ve siz eğitim ve öğretimde ilimizin genişlemesine, büyümesine, avantajlar, alternatifler sunmasına ve oluşturmasına dönük talepleri karşılayamayan bir eğitim camiasıyla daha ne kadar devam edebilirsiniz?

Bu ilin sivil toplum kuruluşları, üniversitede ve okullarda rol kapma peşinde koştukları kadar, ilimizin eğitimdeki başarısızlıkları için neden toplantı yapmıyor ve bu toplantıya eğitimi sürükleyenleri davet ederek hesap sormuyorlar?

Keyfine göre hareket eden ve adamına göre muamele eden sendikalar, toplum adına yola çıktıklarını iddia eden sivil toplum kuruluşları milli eğitim il camiası kadar bu sorunun suçlusu ve ortağı değil midir?

Birileri şimdi dışarıdan gazal okumak çok kolay diyebilir ancak unutmamak gerekir ki bu makamlara talip olan mevcut yöneticiler yaşanan sıkıntıları bildiklerini ve çözme iradesini ortaya koyabilecekleri iddiasıyla bu görevlere gelmişlerdir.

Biliyoruz ki iyinin düşmanı en iyi, en iyinin düşmanı mükemmel, mükemmelin düşmanı ise imkânsızdır, bu minvalde eğitimde önce iyiye, sonra en iyiye ve yine sonrasında mükemmele ulaşmak önce istemekle devamında hareketle başlar.

Acaba sorun eğitim ve öğretimde başarılı olmayı istememek mi? Yoksa Harekete geçmemek mi? Bu sorunun cevabını eğitim camiası veremiyorsa, ÖSYM başkanı gibi görevi bir başkasına devretmeyi çocuklarımızın geleceği açısından bir sorumluluk olarak görmelidir.

Çünkü sorumluluk bazen göreve talip olmak yâda bulunduğu görevde kalmaktır bazen de başaramadığı görevi terk ederek yerini daha dinamik birilerine bırakmaktır.

Doğrusunu isterseniz İl Milli Eğitim camiasında yaşanan genel başarısızlığın sebebini her Veli’nin öğrenme hakkı vardır.

Öğrenci velileri yaşanan başarısızlıklara verilecek cevapları merakla beklerken ve Batman’da eğitim ve öğretim sisteminde yaşanan olumsuzluklar tüm ciddiyetiyle devam ederken, koltuk sevdası uğruna yapılan kavgalar, sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki basiretsizliği, üniversitemizin ilgisizliği, siyasilerimizin liyakat yerine farklı bakış açılarına sahip olması, insanımıza ve çocuklarımıza verilen değeri apaçık ortaya koymaktadır.

Batman Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, İl müdüründen başlayarak idare kadrosunda bulunan tüm yöneticilerine kadar hepsinin performans taramasından geçirilmesi gerekir, metal yorgunluğa bulaşanlar ya acilen görevden el çektirilmeli veya kendileri istifayı tercih etmelidir. Çünkü eğitim, tıpkı sağlık camiasında olduğu gibi; sendikalara, vakıflara, sivil toplum kuruluşlarına ve cemaatlere bırakılmayacak kadar önemlidir.

Hepimiz biliyoruz ki öğrencileri bakış açılarıyla zenginleştiremeyenler ve hedeflenen başarıya odaklayamayanlar, makamlarına gösterdikleri ilgiyi öğrencilerden esirgeyenler ilimizi arzulanan başarıya taşıyamazlar.

Peki, o zaman çözüm nedir?

Elimizdeki kuşu bizlere kartal gibi göstermeye çalışan ancak elindeki olanakları özenle kullanamayan başta il milli eğitim müdürü olmak üzere tüm eğitim camiasının yönetici pozisyonunda bulunan görevlileri behemehâl kendileriyle yüzleşmeli ve yaşadıkları topluma hesap vermelidir.

Batman’a atandığı günden bu yana eğitim ile ilgili arzulu çalışmaları dikkat çeken Vali Ahmet Deniz, İl Milli Eğitim camiasına neşter atarak başarısızlığın kök sebebini tespit etmelidir, bununla birlikte burnundan kıl aldırmayan eğitimci üst ve alt düzey yöneticileri ciddi bir şekilde uyararak performansa dayalı eğitim sisteminin ilk adımının atılmasını sağlamalıdır.

Vali Ahmet Deniz, Brifinglerde kendisine sunulan teorik bilgilerin pratikte neden olgunlaşmadığının hesabını yetkili kişilerden mutlaka sormalıdır.

Devlet kurumlarının sağlıklı çalışmasında oluşabilecek olumsuzluklara ve özelliklede eğitimde yaşanan başarısızlıklara karşın hiçbir mazeret kabul etmeyen ve tüm imkânların kullanılmasını sağlayan Vali Ahmet Deniz’in eğitimle ilgili mevcut bakış açısı çocuklarımızın aydınlık yarınları ve ilimizin geleceği için önemli bir zenginliktir, bu zenginlik mutlaka değerlendirilmelidir.

Eğitim gibi önemli bir konuda yöneticilik mevkileri ve makamları, makama esir düşen eğitimcilere, siyasi ideolojilere, sendikalara, vakıflara, cemaatlere ve komisyonlara göre değil merkezi bir sınavla birlikte nitelik ve niceliklere göre verilmelidir.

Unutmayalım ki, öğretmenlerin şefkatli ellerinde büyüyen ve şekillenen çocuklarımızın geleceği hiçbir ideolojiye, maddi getirime, makama ve ihtirasa kurban edilemez.

Kalın sağlıcakla…

Mustafa TOPRAK

Share
1265 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Eğitim ve Öğretimde Sessiz Çöküş…” için 1 yorum

  1. OKUR : diyor ki:

    Eğitimci bir kimliğiniz var mı bilmiyorum ama yazdığınız yazınızdan eğitimden hiç bir şey anlamadığınız ortaya çıkıyor. bir kere eğitim dediğimiz hadise öyle merkezi sınavlarla ölçülebilen bir süreç değildir. eğitim öğretimi faaliyetinin başarıya ulaşması sadece fiziki ve maddi olanaklar ile de değildir. Eğitim öğretim faaliyetlerinin en büyük göstergesi toplumda bazı kurumlarda aranmalıdır. Örneğin hastaneler, hapishaneneler, mahkeme salonlarındaki yoğunluğa bakma gerekir başarılı olduğu taktirde buralardaki yoğunluğun düşmesi lazımdır. Umumi tauvaletler,camiler,okullar, vb. trafik kuralları gibi bizzat yaşamın içinde insanların bu gibi yerleri nasıl kullandıkları ve kurallara nasıl uydukları eğitimin göstergesidir. Tüm bunlara bütünsel bir bakış açısıyla bakarsanız eğitimin asıl sonucunu görebilirsiniz öyle merkezi sınavlarla ezber kabileyiti olupta öğrendiklerini hayata aktaramamış flaş bellek beyinli insanlar yetiştirmekle olmuyor. Eleştirdiğiniz konularda da haksızsınız demiyorum büyük kısmına katılmakla beraber tespitinizin eksik olduğunu belirmek isterim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Parti İl Teşkilatları Ne Yapar?

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Ülkeyi yönetmeye talip siyasi partiler, halkın en küçük birimine ulaşmak için en küçük yerleşim birimlerinde bile teşkilatlanmaya çalışırlar. Partinin başarısı, bu teşkilatların başarısına bağlıdır. Nasıl ki damarlarımız vücudun bütün organlarına kan taşıyıp besliyorsa ve sağlığımız üzerinde etkiliyse; Parti Teşkilatları da Partilerinin mesaj ve hizmetlerini halka taşıyıp, halktan da gönül bağlarıyla partilerine destek sağlamaları toplumu ve partilerini besler ve güçlendirir. Yani Parti İl Teşkilatları, partileri besleyen can damarlarıdırlar...
  • Kaybolan Yıllar Ve Tehlikede Olan Gençlik…

    25 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Batman’ın işsizlik sorununa ve istihdamına büyük katkı sağlayacak olan ikinci organize sanayi bölgesi yıllardır maalesef bir türlü bitirilemedi. Arazi sahiplerinden bazıları ile yaşanan sorun ve bu sorunun yargıya taşınmasıyla bu sürecin uzamasına neden olduğunu biliyorum. Bu sorun çözülse bile alt yapı hazırlıkları, parsel çalışmaları, elektrik, su, yol vs. gibi kapsamlı bir organize sanayinin devreye girmesi en az 2-3 yılımızı daha alacak… Bu da maalesef Batman’ın kaybolan yıllarına mal olacak… Yine Gültepe köprülü kavşağı da uzun...
  • “Uydurulan Din” Uydurukçularına Reddiye – 2

    18 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Toplumumuzda anlatılan meşhur bir hikâye var: Adam, uzun süre görmediği askerlik arkadaşını ziyarete gider. Günün güzel yemeklerinden nohut yenildikten sonra sohbete başlarlar. Bir ara ev sahibi gayri ihtiyari gaz kaçırır. Batı toplumlarında ve Tıpça da bir rahatlama olarak normal görülen gaz çıkarma, her nedense bizde hoş karşılanmaz ve ayıplanır. Ev sahibi bu mahcubiyetle küçük oğluna bir tokat atarak “Ayıptır oğlum, bir daha yapma!” diyerek çocuğu azarlar. O günün çocukları bugünün çocukları gibi yetiştirilmediklerinden “ Ne vuruyor...
  • Yaşanılan Çağın En Etkili Hastalığı “EGO”

    16 Şubat 2018 Yazar Makaleleri

    Yaşadığımız çağın en büyük ve en etkili hastalığı EGO’dur. Freud’un sözüyle, “EGO, şahlanmış bir at üzerindeki şovalye gibidir.” EGO, bencilliğin anasıdır. Kişinin kendi çıkarını ve yaşamını göz önünde bulundurması durumudur. Kişi ve kişilerin rahatlığa ve doyuma ulaşması için her yolu mubah görmekte olanların durumudur. EGO sahibi insanlar, kendi hayatlarının her noktasında gereğinden fazla acılar ve omuzlarına gereğinden fazla yük bindirenlerdir. EGO, insan yaşamının her noktasında yıkıcı bir durum teşkil etmektedir. EGO, yaşanılan çağı...